Metalde TİS tamam; mücadele sürecek!


03 Şubat 2018 04:00

2017’nin Mayıs ayından beri, resmen işçilerin gündemine giren 5 Ekim’den beri de iki taraf arasında görüşmelerle süren “metal sözleşmesi” geçtiğimiz salı sabahı bağıtlandı.

Türk Metal’den sonra Birleşik Metal ve Çelik-İş’in de imza atmasıyla metal sözleşmesi süreci tamamlanmış oldu. 

İşçi sendikalarının yaklaşık “yüzde 38 ücret zammı”, “iki yıllık sözleşme”, “kıdemi gözeten bir ücret skalası oluşturulması” merkezli başlayan görüşmeler; yüzde 24-27 dolayında bir ücret zammı, iki yıllık sözleşme ve kıdem farkı dikkate alınarak imzalandı. 

Sözleşme işçiler tarafından; işçinin onayı alınmadan imzalanmış olması ve henüz bordrolara ne yansıyacağı belli olmadığından belirli bir endişeyle karşılansa da, “olumlu” bulundu. Bazı işyerlerinde, özellikle eski işçilerin sözleşmeyi “kutlamayla” karşıladığı belirtiliyor.

Ancak; genç işçilerin sözleşmeden hoşnut olmadığı, kıdemli işçilerle genç işçiler arasındaki ücret farkının artmış olmasından rahatsız oldukları hemen tüm fabrikalarda görülüyor. 

TİS sonrası bu gelişmeleri, bir yandan işçilerin gazetemize gönderdikleri mektuplardan öte yandan da işçiler arasından yapılan haberlerden izliyoruz. Daha da izleyeceğiz. 

Elbette işçiler için sözleşmelerde ne kadar zam aldıkları, çalışma koşullarını ne kadar iyileştirdikleri elbette ki çok önemlidir. Ama bütün bu önemine karşın sözleşme ile elde edilen maddi talepler gelip geçicidir. Nihayet, iki yıl sonra toplusözleşmeye yeniden oturulacaktır. Ya da işçiler ücretleri beğenmezlerse ek zam talep ederler, diğer koşulları değiştirmek içen yeni talepler öne sürerek durumlarını düzeltmek isteyebilirler. Bu yüzden de asıl olan ve sınıf için kalıcı olan bu mücadeleden öğrendikleridir.

Evet metal işçileri, bu toplusözleşme sürecinde greve çıkarak on binlerce işçinin patronlar ve hükümetleri karşısında birliklerini ete kemiğe büründürmesinin duygu ve bilinç ilerlemesini yaşayamamışlar; böyle bir toplu mücadelenin vereceği derslerden mahrum kalmışlardır. 

Ama;

- Sözleşme döneminin sonlarına doğru, sendikaların ayrı ayrı kararıyla olsa da, aynı talepler için çeşitli eylemlere girerek,

- Patronlar ve sendikal bürokrasinin karşısında uyanıklıklarını koruyarak ve her vesileyle sendikal bürokrasiyi tehdit eden bir pozisyonda ısrar ederek, (İşçiler, sözleşmenin “kabul edilebilir” bitmesinde bu tutumun öneminin farkındalar.) 

- 2015 yılındaki büyük metal eylemi ve Birleşik Metal’in ve üyesi işçilerin grev yasağını tanımayan tutumlarından ders çıkaran, bu dersi özümlediğini gösteren bir mücadele hattında talepleri savunma kararlılığını dosta düşmana beli eden metal işçileri, artık eski, 2015 öncesinin metal işçileri olmadıklarını göstermiştir. 

Hele de ilk bakışta yüksek gibi görülen ücret zammının gelecek altı aylarda, hızla yükselen gerçek enflasyona karşın “beklenen resmi enflasyon” düzeyinde olacağı dikkate alındığında; aslında yapılan zammın çok bir anlamı olmağını işçiler çok kısa zaman sonra göreceklerdir.

Geçim zorluklarının had safhaya çıkması karşısında metal işkolundaki ağır çalışma koşullarıyla ilgili TİS’de işçiler lehine bir iyileştirme olmamasının da işçilerin gündemine yeniden gireceğinden şüphe edilmez.

Yine genç işçilerin kıdemli işçiler arasındaki ücret farkının yarattığı hoşnutsuzluklar da giderek derinleşecek bir hoşnutsuzluk olarak, “işçilerin birliği” açısından gündemde kalan bir konu olmaya devam edecektir. (*) 

Dolayısıyla metal işçileri arasındaki çalışma bütün bu gelişmelerden çıkarılan dersler ışığında yürütülmelidir. 

- Taleplerin, mücadelenin dersleriyle arasında doğru ilişkiler kurularak yenilenmesi,

- Grev hakkı, lokavt, grevin yasaklanması, patronlar ve hükümet arasındaki işbirliğinin arkasındaki gerçekler dikkate alınarak tartışmalar açılması,

- Bugünden sonra mücadelenin hangi çizgide yürümesi gerektiği, işçilerin sendikacıların tutumu üstündeki etkisi, yaşanan TİS sürecinden dersler çıkarılması gibi konular işçilerin gündemine alınarak çalışmanın yenilenmesi önemli olacaktır.

Kısacası sözleşmenin bitmesi mücadelenin bitmesi anlamına gelmiyor. Tersine hayat sürüyorsa mücadele de sürecektir. Metal mücadelesi bunu gösterdi.

(*) Sendikalar için doğru tutum, “kıdem”di,  “kalifiyelik”ti, “eleman bulma zorluğu”ydu gibi gerekçelerle işçiler arasında oluşan ücret farkının azaltılmasıdır. Bu türden gerekçelerle işçilerin ücretleri arasında fark olması bir ölçüde kabul edilir olsa da sendikanın asıl amacı bu farkı azaltmak olmalıdır. Bu açıdan bakıldığında metal TİS’lerindeki “kıdem”in “kırmızı çizgi” yapılması sorunludur. Ve bu elbette işçiler arasında geniş zamanda tartışılması gereken bir sorundur.

www.evrensel.net