MESS'e karşı kararlar alma ve hayata geçirme zamanı


16 Ocak 2018 04:06

Gazetemiz, elbette ki yayın hayatına başlayalı beri, işçi-emek mücadelesini yakından, hatta içinden izliyor. Son aylarda ise özellikle de metal iş kolunda MESS’le yapılacak sözleşme görüşmeleri ekseninde bu alandaki gelişmeleri; haberler, incelemeler, işçi mektupları, röportajlar... şeklinde değişik yönleriyle aktarıyor. Bunları yorumlar ve köşe yazılarıyla destekliyor. Öyle ki Evrensel’i izlemeyenlerin işçi hareketindeki gelişmeleri anlayamayacağı gibi, Evrensel’i izleyenlerin ise, gelişmeler hakkında gerçeğe en yakın bilgileri edineceğini söylemek gerçeği ifade etmek olur. 

Gazetemizin 13 Ocak tarihli sayısında MESS sözleşmesiyle ilgili işçilerin tepkilerini yansıtan habere arkadaşlarımız “Metal işçisi grev dedi” başlığını uygun bulmuşlar. Çok sade ve durumu özetleyen bir başlık! 

Bu haber şöyle başlıyor: “Türk Metal’in çağrısıyla kent meydanlarında eylem yapan işçiler, MESS dayatmalarına karşı grev çağrısı yaptı. İşçiler, kürsüden belirlenen sloganların yanı sıra, ‘Grev grev grev’, ‘Şalter inecek bu iş bitecek’, ‘İşçiler ele ele haydi greve’ sloganları atarken, kürsüden bu sloganlar bastırılmaya çalışıldı!”  

Haberin girişi de başlığı kadar “sade” ve “gerçeği çarpıcı biçimde” yansıtıyor. 

İşçi hareketini onlarca yıldır izleyen birisi olarak burada şunu söyleyebilirim ki; eğer işçilerle ilgili haberlerde laf dozu azalırken somut talepler ve yapılacak eylemlerle ilgili görüşler açıkça ve net biçimde ifade ediliyorsa; artık işçilerin talepleri etrafındaki birliğinde, harekete geçilecek aşamaya gelinmiştir! Hele de işçiler toplu halde “grev, grev, grev” diyorlarsa, atık söylenecek söz bitmiştir!

Gerek yukarıda sözün ettiğimiz haber, gerekse giderek metal işçileriyle ilgili haberlerde bütün işçiler, adeta aynı tutumda birleşiyorlar: MESS’e karşı söylenecek söz bitmiştir ve grev tek seçenek olarak gündeme alınmadan da taleplerimizi elde etmenin yolu yoktur!

Eğer sendikalar bu konuda işçileri yokuşa sürerse, talepleri daha geriye çekmeye çalışırsa, MESS’e yönelik öfkenin sendikalara ve yöneticilerine de yöneleceğini söyleyebiliriz.

Nitekim oluşan bu tablo içinde Türk Metal’in talepleri ve işçileri “geriye çekmeye” yönelik girişimleri işçileri rahatsız ediyor. Bir tür “doldur boşalt” eylemlerine dönüşen, üretimi etkilemediği için MESS’i rahatsız etmeyen eylemleri işçiler, eleştiriyor ve mutlaka üretimi etkileyen eylem biçimlerinin devreye sokulmasında ısrar ediyorlar. Dahası, Türk Metal’in geçmiş yıllarda sözleşmeleri bir oldu bittiye getiren tarzını da unutmayan Türk Metal üyesi işçiler, MESS’e öfkelerin ve tepkilerini ifade ederken sendikadan gelecek manevralara karşı da uyanık olmanın gerektiğine özellikle vurgu yapıyorlar; “işçi inisiyatif”inden, “metal direnişinin dersleri”nden, “Kendi göbeklerini kendilerinin kesmesi gerektiği”nden söz ediyorlar! 

Bu açıdan Birleşik Metal-İş’in Türk Metal’e göre daha etkili eylemler yaptığı gözleniyor. Dahası Birleşik Metal, geçmiş yıllardan farklı olarak, üyesi olan olmayan tüm metal işçilerine çağrılar yapıyor, diğer sendikalarla ortak eylemler öneriyor. Grev aşamasına gelindiğinde, “Uyarı grevlerine başlayacağı” konusunda şimdiden kararlar alarak işçileri motive eden bir çizgi izliyor. Nitekim, önümüzdeki günlerde çeşitli illerde etkinlikler başlatılacağı kararı alan Birleşik Metal, Çorlu’da tüm metal işçilerine katılım çağrısı yaptığı bir miting düzenleme için girişimler yapmaya başlamış bulunuyor.

Çelik-İş, MESS sözleşmesinde sanki hiç üyesi yokmuş gibi davranıyor. Dahası İSDEMİR’de üç yıllık ve kötü bir sözleşmeye imza atması, Çelik-İş’e karşı üyesi olmayan metal işçilerini de çok öfkelendirmiş bulunuyor. Bu yüzden Çelik-İş’in işçilerin gündemine, bir işçi sendikası olmaktan çok “Öfke ifade etmek” için girdiğini söylemek yanlış olmaz.

Kısacası gelinen yerde artık;

- Daha “keskin sözler” ya da “Topu taca atan” demeçlerin ötesinde somut kararlar almak;

- Grev dahil her ihtimale göre, hatta daha çok grev ihtimaline göre hazırlanmak,

- Bunun için işyerlerinde grev komiteleri oluşturmak,

- MESS patronları karşında bütün sendikaların üyelerinin tek vücut halinde dikilmesi için yapılması gerekenleri gündemin ön sırasına almak ertelenemez görev haline gelmiştir.

Bu görevleri savsaklamak, geleceğe erteleme artık “meşru görülemez”dir.

www.evrensel.net