Türk Metal'in TİS masasına götürdüğü talep yenilenmeli mi?


14 Kasım 2017 04:58

Gazetemizin 11 Kasım tarihli sayısında metal iş kolunda çalışan işçilerin iki mektubu yayımlandı.

Mektubu yazan işçilerden birisi, Çerkezköy’deki B/S/H fabrikasında 20 yıldır çalışan bir işçi. İkinci mektup ise Bursa’da Renault’da çalışan bir grup işçi tarafından yazılmış.

Tahmin edileceği gibi her iki mektubun konusu da MESS’le Türk Metal Sendikası arasında süren(*) TİS görüşmeleriyle ilgili.

Her iki mektubu yazan işçiler de; bugüne kadar ki görüşmelerin “İdari maddeleri kapsadığı” için “tartışmasız” geçtiğini ama önümüzdeki günlerde en azından yılbaşına doğru, parasal konularla ilgili maddelerin de görüşülmeye başlanacağını dolayısıyla görüşmelerin ve işçiler arasındaki tartışma ve kaynaşmaların daha da artacağını söylüyorlar.

Her iki mektuptaki diğer önemli vurgu ise; TİS görüşmelerinin başladığında sendikanın masaya götürdüğü yüzde 38’lik teklifin bugün, son dört aydaki enflasyon artışı, TL’deki değer kaybı, temel tüketim mallarına zamlar ve vergi dilimindeki yükselmeler...dikkate alındığında yetersiz kaldığıdır. Bu yüzden de işçiler dört-beş ay önce sendikanın toplusözleşme masasına götürdüğü yüzde 38’e varan bu teklifin işçilerle de tartışılarak yukarıya çekilmesi gerektiğini söylemektedir. 

B/S/H’de çalışan işçi B/S/H’nin bir Alman firması olduğunu ve ücret dışında bütün normların “Almanya normları” olduğuna değindikten sonra bir hesap yapıyor. Geçen yıl; avro üstünden aylık ücreti 770 avro iken bu yılki ücreti 625 avroya düşmüş! Yani B/S/H işçisi geçen yıla göre bu yıl 145 avro daha az ücret almaktadır. Bu düşüşün TL karşılığı ise 630 TL’dir.

Bu hesap bile işçilerin durup dururken ücretlerinin nasıl eridiğini göstermektedir.

Oysa TİS, masada olan talepler etrafında imzalandığında işçi ücretlerine aylık 500-600 TL gibi bir net artış yansıyacaktır. Ki, bu da B/S/H işçisinin, avro TL karşısında değer kazandığı için uğradığı kaybı ancak karşılamaktadır! 

Bu yüzden de Türk Metal eğer gerçekten işçileri tatmin edecek bir sözleşme yapmak istiyorsa, sözleşmedeki ücret zammı talebini yenilemek durumundadır. 

Öte yandan TİS’lerde, ücret dışında işçilerin gözden kaçırmaması gereken üç talep daha vardır.

1) Esnek çalışmayı reddetmeye devam eden maddelerde ısrar etmek.

2) Taşeron çalışmasının yasaklanmasını bir TİS talebi olarak sözleşmeye geçirmek.

3) İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin denetlenmesi ve “meslek hastalığı” kapsamını genişletmek için sözleşmeye maddeler koymak. Ki bu son madde için, 2016’da Meclisten geçirilen ama 2020’ye kadar yürürlüğü askıya alınan İş Güvenliği ve İş Sağlığı Yasası’nın derhal uygulamaya konması talebi de TİS’lerin konusu olmak durumundadır.

Bu yüzden işçiler dikkatlerini sadece parasal taleplerle sınırlamamalı, bu üç önemli talebi de parasal talepler düzeyinde dikkate almak durumundadırlar. 

Peki işçiler, gerek ücret talebinin yenilenmesi gerekse sözünü ettiğimiz üç talep grubundaki isteklerindeki ısrarı, sadece Türk Metal yöneticilerine ve temsilcilere söylemleri yeterli olacak mıdır?

Bunun yetmeyeceğini en iyi işçiler bilir. Bu yüzden de işçiler taleplerini arkasında durduklarını, istemedikleri bir sözleşmeyi sendikacılar imzalarsa bile kabul etmeyeceklerini açıkça ilan etmek, dahası buna uygun olarak işyerlerinde TİS komiteleri etrafında örgütlemeyi başarmak zorundadırlar. 

Yukarıda sözünü ettiğimiz işçi mektuplarında da, işyerindeki örgütlenmenin olmaz olmazlığına dikkat çekilmekte ve her işyerinde bu örgütlenmenin başarılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak şu da gerçek ki, bu tutumu yaygınlaştırmak için işçiler, en azından metal direnişine önderlik eden işyerlerinden başlayan çağrılarla açılacak bir tartışmaya paralel olarak, mücadeleci işçilerin, örgütlenme girişimleri için inisiyatif almaları gerekecektir. 

Nitekim Renault işçilerinin gazetemize gönderdikleri mektupta; “Sendikacılar masada eğilip bükülmesinler, patronların kriz var, rekabet edemeyiz bahanelerini kabul etmeyeceğimizi şimdiden belirtiyoruz. Tarihin sözleşmesi olacak dedikleri sözleşmeyi artık görmek istiyoruz. Biz işçiler olarak hakkımızı alacak her tür mücadeleye hazırız. Sendikacılar ona göre hareket etsin” diye bitiriyorlar.

Elbette bu çağrı da en başta mücadeleci işçilere harekete geçme çağrısı olduğu ölçüde anlamlı olacak bir çağrıdır.

(*) Elbette MESS, Türk Metal’in yanı sıra Birleşik Metal-İş ve Çelik-İş’le de görüşmeler yürütüyor. MESS, işçi sendikalarının üçe bölünmüş olmalarından yararlanıyor. Bu yüzden işçiler TİS masasına 1-0 yenik oturdu. Bugün de ne yazık ki işçi cephesindeki bu bölünmüşlük devam ediyor.

www.evrensel.net