Cam işçilerinin mücadelesi yeni bir safhaya geçecek mi?


24 Ekim 2017 04:13

Paşabahçe Kırklareli Cam fabrikasında fırın kapatma gerekçesiyle işten atılan ve direnişe geçen 90 işçinin, “İş, aş, adalet” talebiyle Tuzla’da bulunan Şişecam Genel Merkezi’ne başlattığı yürüyüş Kırklareli Valilği tarafından yasaklandı. İşçiler konaklama alanı olan Büyükkarıştıran da jandarma ve çevik polis ablukası altında tutuluyor.

17 gün boyunca, Lüleburgaz halkının büyük desteğini alan işçilerin yürüyüşü de fabrikalardaki işçiler arasında da cam işçilerine desteğin yayılacağını gösteren gelişmelerle sürdü.

Şu açık ki, patron ve sendika yöneticilerinin manevralarına pirim vermeyen işçilerin mücadeleyi sürdürme kararlılığı karşısında cam patronunun isteği ve ne yazık ki sendika yöneticilerinin de desteği ile Kırklareli Valiliği yürüyüşü yasaklamıştır.

İşçiler, yasak karşısında, Kristal-İş yöneticileri ile Şişecam patronu arasında dün yapılacağı belirlenen görüşmenin sonucunu beklemeye başladı.

Bu yazı yazıldığında henüz “beklenen görüşme” yapılmamıştı. 

Patron, işçilerin işlerine dönüşlerini kabul etmezse, yasağa rağmen işçilerin mücadelelerini sürdüreceği belirtiliyor.

Büyükkarıştıran da jandarma ablukasında bekleyen işçilerin talepleri patron tarafından kabul edilirse, işçilerin ve Lüleburgaz halkının mücadelesi başarılı bir sonuca ulaşmış, işçileri sokağa atan patron ve onların destekçisi Kristal-İş yöneticileri ciddi bir yenilgi almış olacaklar.

Ancak, patron bir kez daha işçilerin taleplerini açıkça reddeder ya da işçileri oyalamak ve bölünmelerini amaçlayan manevralar yapmaya kalkarsa, cam işçilerinin mücadelesi, yeni bir safhaya geçecektir.   

Ve işçiler bugünden itibaren; 

1) Şişecam patronuna,

2) OHAL’e, Kırklareli Valiliğine ve arkasındaki siyasi iradeye,

3) Bugüne kadar bütün enerjisini işçilerin direnişini kırmaya, sorun patronun kabul ettiği bir çerçevede çözmeye harcayan, patron ve yerel idare ile içli dışlı hareket eden Kristal-İş yönetimine karşı mücadeleyi sürdürecekleri yeni bir safhaya geçmiş olacaklardır.

Bugüne kadar, Lüleburgaz halkının ve Lüleburgaz’daki emek ve demokrasi güçlerinin yakın desteğini alan cam işçilerinin, yürüyüşünün, geçeceği güzergah boyunca da dalga dala büyüyen bir destek görmesi sürpriz olmayacaktır. 

Nitekim yürüyüşün ikinci günü, Doysan ve Trakya Döküm işçileri fabrikalarının önüne çıkarak işçilere destek verdi. Vardiya çıkışında servislere binmeyerek cam işçilerini bekleyen gıda ve metal işçilerinin desteği cam işçileri tarafından “Yaşasın işçilerin birliği”, “Cam işçisi sizinle gurur duyuyor” sloganlarıyla karşılandı. 

Çünkü, bir yandan patronların, öte yandan OHAL’in ve sendika bürokrasisinin “üçlü kıskacı”nda bunalmış her sektörden işçilerin cam işçilerinin mücadelesinde kendi taleplerini ve duygularının ifadesini bulması ve “yürüyen” cam işçisine, bugün görünenin çok ötesinde, her biçimde destek sunması hiç de az bir ihtimal değildir. 

Valilik tarafından, OHAL’in yarattığı psikolojik ortamdan da yararlanılarak yürüyüşe yasak getirmesinin bir nedeni de kuşkusuz yürüyüşün işçilerin, emekten yana kamuoyunda yeni bir mücadeleyi tetikleme ihtimalinin görülmesidir dersek yanlış bir şey söylememiş oluruz. Dolayısıyla mücadeleci cam işçileri, eğer patronla dünkü görüşmede talepleri kabul edilirse ebette başarılarını, bugüne kadar cam işçilerinden desteğini eksik etmeyen Lüleburgaz halkıyla kutlayacaklardır. Ama eğer, talepleri kabul edilmezse; bugüne kadar her vesileyle, “İşimize dönene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz” kararlılığının devamı olarak, mücadelenin bundan sonrası için yeni kararlar alacaklardır.

Şu açık ki, gerek Trakya gerekse İstanbul işçileri ve emekten yana güçlerinin, cam işçilerini mücadelesini kendi mücadeleleri olarak görüp destek vereceklerinin ipuçları vardır. Ve cam işçilerinin yürüyüşünün, Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü”ne benzer bir destek bulması sürpriz olmayacaktır. Bu yüzden de cam işçileri bu muhtemel büyük desteği de arkalarına alarak yürüyeceklerini dikkate alan bir karar almak durumundadırlar.

www.evrensel.net