İşçiler kendi deneylerinden öğrendikleriyle ilerleyebilir


14 Ekim 2017 04:57

Gazetemizden izliyorsunuz, ama bu gelinen aşamada kısaca da olsa bir ayı aşkın bir zamandan beri Lüleburgaz’da, 90 cam işçisinin işten atılması etrafında olup biteni kısaca özetleyelim:

Paşabahçe Cam Sanayiinin Kırklareli’de bulunan fabrikasından işçi atılacağı 10 Eylül günü patron tarafından Kristal-İş Sendikasına bildirilmiş. O günden beri işçiler, işçi atılmasının önlenmesi için çalışıyorlar ama Kristal-İş’in Genel Merkezi, Lüleburgaz Şubeye, “Siz atılan işçilerle ne yapılacağını kara verip bize bildirin” demiş; sonra da kulağının üstüne yatmış! Ama işçilerin dediğine göre sadece de “yatmamış”, atılacak işçiler listesini de değiştirmiş; listedeki sendikanın genel başkanına yakın kişileri çıkarıp, yerlerine sendikaya muhalefet eden işçiler konması sağlanmış!..

Ama bütün bu bir ay boyunca; bir açıklama yapmaya zahmet etmemiş olan Kristal-İş Merkez Yönetim Kurulu, geçtiğimiz çarşamba günü, yaptığı bir toplantıdan sonra bir basın açıklaması yaptı ve bu yaklaşık bir aydır süren mücadele konusundaki değerlendirmesini ortaya koydu:  

Peki, bu basın açıklamasında Kristal-İş yönetimi ne diyor?

Kristal-İş yönetimi bu açıklamasında;

1) Beklenebileceği gibi, “Biz geçmiş yıllarda böyle durumlarda üyelerimizin çıkarını koruduk, şimdi de korumak için çalışıyoruz” diyor.

2) “Yasalara göre işçi alma işten atma sendikanın değil işverenin yetkisindedir; bu konuda bizim yapacağımız bir şey yoktur” diyerek de nasıl mücadele ettiğini itiraf ediyor! 

Ve Kristal-İş yönetimi; olup biteni; “Canı yanan üyelerimizin Lüleburgaz ilçesinde kendi siyasi partilerinde seçim kaybeden kişilerin ve sendikamızla aynı iş kolunda kurulu bulunan başka sendikaların yönetimlerini elinde bulunduran siyasi partilerin yanlış ve süreci çıkmaza sokacak şekildeki yönlendirmelerine kapıldığını üzülerek görmekteyiz” diyerek değerlendirmektedir. Böylece Kristal-İş yönetimi, 90 işçinin işten atılmasının defterini, laf olsun diye bile, “İşçilerimizin işe dönmesi için mücadeleyi bütün imkanlarımızla sürdüreceğiz” demeden, kapatmaktadır.

Kristal-İş yönetimine göre “suçlu kim” mi?

Kristal-İş yönetimine muhalefet eden işçiler ile Lüleburgaz’daki, emekten yana siyasi partiler, iş kolundaki diğer sendikalardır!

Kristal-İş merkez yönetiminin basın açıklaması, bırakalım 90 üyesi işten çıkarılmış bir sendikayı, herhangi bir sıradan işçi örgütünün yapmaktan utanacağı bir metindir. Çünkü bu metinde işçilerin sorunlarına sahip çıkmak sadece, geçmişte yapılmış bir şey olarak övülmekte, bugüne dair ise mücadelenin “m”sine bile yaklaşılmamaktadır. 

Evet, cam işçilerinin “yönetimin yanlıları” ve “muhalifler” olarak bölündüğü, bu bölünmüşlüğün yıllardan beri sürdüğü ve yönetimin de bu müzmin bölünmüşlüğü kullanarak gerçek bir mücadeleci işçi muhalefetinin gelişmesini engelleyerek yönetimi elinde tutuğu bir gerçektir. Bugün işçiler, sendika bürokrasisini aşmada zorlanmalarında bu bölünmüşlüğün rolünü görmekte, bundan yakınmaktadırlar. Dahası bölünmeyi bugün merkez yönetiminin kışkırtıp kullandığını söylemektedirler.

İşçi çoğunluğuna göre;

* İşten atılan işçiler ve bu atılmaya karşı bir şeyler yapmak isteyenlerin çoğunluğu “muhalefeti destekleyen işçiler”dir.

* Merkez yönetimi “Atılan işçilere sahip çıkarsanız siz de atılırsınız ha!” propagandasını yayarak, işçileri bölüp sindirmektedir.

* “Eğer sendika yönetimi haydi direnişe geçiyoruz dese, işçiler hayır demez!”

Kısacası, Kristal-İş yönetiminin tutumu bırakalım mücadeleci sendikacılığı, sendikacılık fikriyle bile taban tabana zıttır. Bu yüzden de muhalif işçilerin de “Sekterliği, muhalefeti müzmin hale getirmesi var” demenin bugün bir yararı yok. Tersine bu belki de bu mücadeleden çıkarılacak sonuçlardan birisidir.

Kristal-İş yönetiminin bu mücadeledeki tutumuna bakıldığında; yönetimin atılan 90 işçiyi, hatta az çok mücadeleden yana işçiyi “sırtında yük” gördüğü görülmektedir. “Kalp kalbe karşıdır” denir ya, mücadeleden yana işçiler de Kristal-İş yönetimini “sırtlarında yük” görür hale gelmişler!

Ama bugün asıl gündeme alınması gereken konu; bu mücadelenin nasıl sürdürüleceği, işçilerin inisiyatif alarak, sendika yönetimine rağmen işçileri nasıl birleştireceği sorunudur. Çünkü bu konuda bir adım atılmadan, mücadelenin ilerlemesi son derece güç görünmektedir.

İşçilerin sıkça belirttiği gibi, böyle bir mücadeleyi başarmanın Kristal-İş’in mücadeleci tarihinde kökleri vardır. Bugün de o geleneğe sahip çıkarak ve kendi deneylerinden öğrendiklerine sarılarak ilerlemeleri mümkündür.

www.evrensel.net