İmam hattı


12 Ocak 2017 05:00

E5’te ampulleri yarı yarıya patlamış bir tabela:
Çamlıca İstanbul Anadolu İmam Hat...
Gerisi yok.
“İmam Hatip Lisesi” yazılacakmış, ampuller patlamış.
“İmam Hat” olmuş.
“İmam Hattı...”
Ara, derdini söyle.

Talebe, muallim, muallime Milli Eğitime; kafa Diyanete bağlı...
Fetvayla sala okunmuyor ama koridorlarında “Zafer İslam’ın!” yazabilir.
Onu da gördük.
Mektep değil, müftülük.
Okullar Diyanetin propaganda bürosu, imam hattı...
Aç, içini dök.

Sual: Aç kalırsam karımı yemem günah mı?
Elcevap: Doyacak kadar yersen helal, sonrası israf!
Sual: İtaat etmeyen karımı dövmem caiz mi?
Elcevap: Sırtından sopayı, karnından sıpayı noksan tutma!
Sual: Babanın kızına cinsel istek duyması günah mı?
Elcevap: Kız senin değil mi, el aleme ne!
Sual: 9 yaşındaki sabi sübyanla dest-i izdivaç olur mu?
Elcevap: Sünnettir, Allah bir yastıkta kocatsın!
Sual: Kadının neresini örtmeli, neresini açmalı?
Elcevap: Örtünmeyen kadın, perdesiz ev gibidir; ya kiralıktır ya satılık!
Sual: Tahrik eden müzik dinlemek günah mı, mekruh mu?
Elcevap: Eşeği yoldan çıkarır sıpanın oynaması!
Sual: Evde resim, biblo bulundurmak iblise davet mi!
Elcevap: Suret, şeytanın pabucudur, zinhar!
Sual: Satranç oynamak abdest bozar mı?
Elcevap: Abdestinizi de kafanızı da bozan işlerden uzak durun, fazla zeka size haram!
Sual: : Şiir, roman okumak, film izlemek sakıncalı mı?
Elcevap: Kazıklı ilmihaller, menakıpnameler, Battalgazi destanları neyinize yetmiyor?
Sual: Kur’an kurslarında cin çıkarmak, çocuklara ifrit hikayeleri anlatmak sevap mı?
Elcevap: Gani gani...
İmam hattı boş durmuyor.
Sadece imam mektepleri mi?
Meclisin kimi zevatlarının demeçleri, üniversiteli ulemaların sözleri bu sualler ve cevaplar...
Sürrealist bir edebiyat metni gibi.
Ama sorular da yanıtlar da gerçek, gerçeküstü değil.
İnsanın içi kalkıyor, aklı oynuyor!
Toplumun yaşam biçimine, giyimine kuşamına, yediğine içtiğine karışmayacaklarmış.
İmam hattına gelen bu suallere ve cevaplara bakınca inandınız mı?
Diyanetin yılbaşı hutbesini niye konuşuyoruz ki?
Yılın her günü veriliyor bu hutbe.
Mebusların kelamlarına; ulemaların, cübbelilerin, takkelilerin, külahlıların vaazlarına bakın yeter.

Adam, mürekkep yalamış. Bir kanala çıkıyor, “Laikliğe gözdağı” haberine kızıp “Ahlaksız, şerefsiz, alın lan Cumhuriyetinizi!” diye höykürerek gazeteyi yırtıyor, laiklere ağzına geleni söylüyor.

Adam, zırcahil. Ramazanda yolda yemek yiyen birini oruç tutmuyor diye sille tokat dövüyor. Ana avrat sövüyor.
Sonra da imam hattını arıyor:
“Ramazanda ağzı bozmak, oruç bozar mı?”
Elcevap: Hak ettiyse ellerin dert görmesin!
Cahil cühelası da mektep medreselisi de aynı topun kumaşı.
Laikliğin nesini tartışacağız?
Yasa devleti değil, fetva devleti...
Laiklik, cumhuriyet, hukuk, insan hakları hak getire!
Mecliste tekçi, İslam referanslı anayasa kavga kötek onaylanacak çünkü ülke, başimamın “demokrasi tramvayı”ndan ineli çok oldu.
Ne diyordu?
“Demokrasi bizim için bir tramvaydır, istediğimiz durağa gelince ineriz.”
“Ben Müslüman’ım diyenin aynı zamanda laikim demesi mümkün değil.”
“Elhamdullah şeriatçıyız.” (21 Kasım 1994, Milliyet)
Ötesine gerek yok.
Din, kin, düşmanlık...
Böyle başa, böyle tarak, demeyelim.
Başın kabahati yok.
Cehalet, bağnazlık, yoksulluk...
Ancak tarak da değişecek berber de...
İlelebet dağınık kalmayacak bu saç!

www.evrensel.net