İş yerinde şiddet ve taciz münferit değil: Tüm kadın işçilerin davası
Kadın işçilerin yoğun olduğu iş yerlerinde işçiler direnişe ya da greve çıktıktan sonra kadın işçilerle yaptığımız sohbetlerde “İnsanca muamele görme” talebi yaygın olarak öne çıkıyor. Bunun sebeplerinden biri eşit işe eşit ücret alamamak, düşük ücretlere zorunlu mesailere mahkum edilmekken bir diğer yönü de kadına yönelik şiddetin, işçiler üzerinde sömürüyü artırmak için sistematik kullanımı...
Ustabaşının günde 20 saate varan çalışma sürelerinde çalışmak istemediğini söyleyen kadın işçiye makas fırlatması, zorunlu mesaiyi kabul etmeyen kadınlara sürekli hakaretler savurmasının sistematikliğini Özak Tekstil işçisi kadınlar ortaya koymuştu.
Bir kadın işçinin işleri tamire gidince erkek yöneticinin yanına gelip, “Kimlerle bakışıp kimlerle konuşuyorsun da bu işler tamir olarak geri dönüyor?” diyerek kadını suçladığını, “İş yerinde erkeklerle bakışıyor” diye adını çıkarmakla tehdit ederek emek denetimini sağlamaya çalıştığını; erkek yöneticinin, üretim alanında bir kadın işçinin yanına gelerek onu süzüp “Sen böyle giyinirsen bu erkekler tellere tırmanır, ben seni koruyamam” şeklinde konuştuğunu; kötü çalışma koşulları ve iş yerindeki yoğun stres nedeniyle fiziksel rahatsızlık geçirip hastaneden 2 günlük rapor alan bir kadın işçinin ekip liderinin tacizine maruz kaldığını, beklenen yüksek performansa yetişemeyen kadın işçilerin yöneticilerce aşağılandığını sendikalaşma mücadelesi veren Digel Tekstil işçileri, 2025 yılındaki raporla açığa çıkarmıştı. Tacizin, şiddetin münferit erkek yöneticilerin hadsizliği ve rahatlığı ile ilgili olmadığını, bunu önlemeyen atmosferin işçi kadınlar üzerinde denetim kurmak için nasıl kullanıldığını açık etmişti.
İş yerleri bunu önlemek bir yana kendi kârını katlamak için kullanırken, bir yandan da kadın işçiler şikayetçi olmaktan, çalıştığı yerin değiştirilmesinden, adının çıkarılmasından çekinebiliyor, işini kaybetmek istemiyor, onu taciz eden kişi patronu/müdürü vs. ise kendisine inanılmayacağını düşünüyor. Kadınlar bu çekinceyi yaşarken yaşadığını anlatan, çözüm arayan kadınlar ise “İş yerinde hep oluyor, aman sana zarar gelir sus” gibi ifadelerle sindirilmeye çalışılıyorlar.
Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikasının (BİRTEK-SEN) “tekstil sektöründe kadın emeği ve sendikal algı” başlıklı raporunda kadın işçilerin en az yüzde 40’ının tacize maruz kaldığı ve bunların sadece yüzde 45’inin herhangi bir şikayet mekanizmasına başvurduğu görülüyor.
Şimdi, Antep’te görülen işçi kadına fabrika patronunun tacizi davası gündemde. Yaşadığı cinsel tacizi ve saldırıyı ispatlamak için kendi kendine delil toplamak zorunda kalan, ustabaşı ve müdürü tarafından susturulmaya çalışılan bir kadın işçi, sanık tarafının tüm karalamalarına rağmen hakkını savunmaya çalışıyor.
Bir AKP milletvekilinin babası olan Ahmet Aslansoy, Ahmet Aslansoy Tekstil Pamuk AŞ’de çay ve temizlik işlerinden sorumlu personel olarak çalışan bir kadın işçiye cinsel saldırı ve cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Kadın işçinin şikayetçi olmasının üzerinden 1 yıl geçtikten sonra iddianame yazıldı, dava açıldı. Dava süresince sanık avukatları kadın işçinin rızası olduğunu, ses kayıtlarının hukuki niteliğinin olmadığını, iş yerinde tacize karşı adalet talep eden ve mağdur kadın ile dayanışma gösteren kamuoyunun “siyasi baskı” olduğunu öne sürdüler.
Ancak tüm bunlara rağmen geçtiğimiz günkü duruşmada, savcının verdiği mütalaa önemliydi. Sunulan mütalaada, sanığın hem cinsel saldırı hem de cinsel taciz suçlarından cezalandırılması istendi. Ayrıca her iki suç bakımından da nitelikli hallerin ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edildi.
Henüz karar verilmedi. 19 Ocak’ta karar duruşması görülecek.
Pek çok kadın örgütü, Antep’te sendika, meslek odası, baro, kadın platformu, siyasi parti davayı takip ediyor. Dosyadaki açık deliller esas alınarak adaletin yerini bulması mücadelesi sürüyor. Bu mahkemenin vereceği karar, patronu ya da müdürü tarafından tacize veya cinsel saldırıya maruz bırakılan kadın işçilere karşı yargının nasıl bir tutum sergileyeceğinin açık bir ifadesi olacak. Bu yüzden bu dava fabrikalarda, atölyelerde, ofislerde, iş yerlerinde şiddete, tacize uğrayan pek çok kadın işçinin davası.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et