Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç
Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı. Seçimlerden önce yayımlanan tüm anketler, başkanlık seçimlerinin ikinci tura kalacağını tahmin ederken Başkan Lula da Silva’nın Eski Başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro ile neredeyse eşit oy olacağını iddia ediyordu. Bolsonaro ve partisi anketleri şaşırtarak seçimlerde büyük bir zafer kazanarak eyalet valiliklerinin büyük kısmını almakla kalmadı, Temsilciler Meclisi ve Senatoda da en büyük grup haline geldiler ve diğer sağ partilerle birlikte artık çoğunluk durumundalar. Flavio ise ilk turu Lula’nın iki puan önünde bitirerek Lula’yı daha önceki hiçbir seçimde almadığı bir sonuçla karşı karşıya bıraktı. Flavio sonuçları gazetecilerin ve destekçilerinin oluşturduğu insan kalabalığının içinden değişim isteğinin kazandığını söyleyerek değerlendirirken Lula ise neticenin ‘beklenmedik’ olduğu değerlendirmesi yapacaktı.
Lula’nın bu yenilginin yarattığı etkiden kurtulup -ve seçmenini de bu duygu halinden kurtarıp- üç hafta içinde gerçekleştirilecek ikinci turu Flavio’nun önünde bitirmesi mucize gibi görülürken, seçimleri kazanması halinde ise ülkeyi nasıl yöneteceği en büyük soru işareti olacak. Daha önce Dilma Rousseff’in azlinde olduğu gibi Lula’nın da bir yolsuzluk iddiası ile azledilmesinin kolay olacağını tahmin etmek güç değil. Ancak seçilmesi halinde Lula’nın tamamen muhalefetin elinde olan Temsilciler Meclisi ve Senatodan bırakın yasa geçirmeyi bütçeyi bile geçirmesi mümkün olmayacak. Dolayısıyla Lula kampanya sürecinde verdiği vaatlerin hiçbirini gerçekleştiremezken çoğunluğu Bolsonaro’cu olan eyalet yönetimleri ile de sürekli çatışma halinde olacak.
Her seçimden sonra doğal olarak seçimin neden kaybedildiği üzerine uzun uzun tartışılır. Brezilya solunun da benzer bir süreçten geçtiği söylenebilir. İlk olarak yaşanan şokun şiddetinin anketler yüzünden kuvvetli olduğu söylenebilir. Maalesef anketlerin yanıltıcı olduğu, her zaman birileri ve belirli çıkarları gözeterek yapıldığı ve büyük bir manipülatif etkiye sahip oldukları unutulmaktadır. Anketler Brezilya’da da Lula kampanyasını etkileyen ve sonuçlar sonrasında yenilgi hissiyatını derinleştiren bir etki yaratmıştır.
ABD’nin seçimlere olan etkisi ise yadsınamaz. İlk olarak ABD kökenli evanjelik kiliseler bugün için Brezilya’da önemli bir ekonomik ve politik bir güce ulaşmıştır. Bu kiliselerin üyelerinin yakın zamanda Brezilya’da Katolik kilisesi mensuplarının sayısını aşacağı tahmin edilmektedir. Bolsonaro ailesinin ve hareketinin evanjelik ve pentekostal kiliselerle kurduğu yakın siyasi ve ticari ilişkiler Bolsonaro’nun en büyük toplumsal desteğini oluşturmaktadır. Bu bağlamda önemli bir medya gücüne, ekonomik girişimlere ve siyasi ilişkilere hükmeden bu kilisenin faaliyetlerinde son 30 yılda açılan alanda Lula ve İşçi Partisi hükümetlerinin de büyük günahı bulunmaktadır. Brezilya solunun geç kalmış bir sekülerizm tartışması içine girdiği görülebilir. Kampanyanın son haftalarında gerçekleşen Katolik kilisesi ve evanjelik kilise arasındaki dini sembol tartışmasında Lula’nın taraf olması ve dini sembollere sarılmasının da pek bir fayda üretmediüi söylenebilir.
İkinci olarak ise Trump yönetiminin geçtiğimiz yazdan itibaren Lula ile açıktan bir çatışmaya geçmesi Lula tarafından kampanyasının bir unsuru haline getirilmişti. Trump yönetiminin ve ailesinin Bolsonaro ailesi ile yakın siyasi ve dostluk ilişkilerine sahip olduğu zaten bilinmekteydi. Ancak Trump, Lula’nın bölgedeki ABD politikalarına karşı aldığı eleştirel tutum üzerine Brezilya’ya yönelik gümrük tehditlerinde bulunması seçimlere dolaylı bir biçimde müdahale anlamına gelmektedir. Lula’nın bu tehditleri kampanyasında kullanarak ulusal egemenliği öne çıkaran bir dil benimsemesi ise aşırı sağcı ve milliyetçi Bolsonaro karşısında Lula’ya bir avantaj sağlamamış görünüyor. Demek ki bir defa daha sol adayların sağ seçmene hitap etmek için sağcı ve milliyetçi bir diskur benimsemesinin seçmende çok karşılık bulmadığı görülmüş bulunuyor.
Tüm bunların yanında hiç şüphesiz yıllardır hükümette bulunan İşçi Partisinin yıpranmış olması, Lula’nın ilerleyen yaşı, gelir adaletsizliğindeki eşitsizliğin, güvenlik sorunlarının, büyümedeki problemlerin mevcut hükümetin karesine yazılması şaşırtıcı değildir. İşçi Partisi ve bileşenlerinin Lula’dan sonra değişimi getirebilecek başka bir isim çıkaramaması ikinci turdan sonra Brezilya’daki sol hareket için önemli bir sorun olarak ortaya çıkacaktır. Bununla birlikte Bolsonaro’nun seçilmesi halinde güçlü bir Kongre desteği ile Brezilya’da hem siyasal ve insan hakları konularında çok büyük bir gerilemeye yol açacağını, El Salvador’daki Bukele deneyimini tekrarlayan bir güvenlik stratejisi benimsenmesinde, medyanın, sivil toplumun ve demokratik kurumların zayıflatılmasında, Amazonların yağması ve yok edilmesinde hem ulusal hem de eyalet düzeyinde çok büyük bir desteğe sahip olacağını tahmin etmek yanlış olmayacaktır.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et