07 Eylül 2014 10:58

Modern Köleler

Yeni-ticaret anlaşmasının Amerikalılara yarar sağladığı konusunda zaten kuşkusu olan tüketici ve işçiler son zamanlarda yeni bir kaygı içindeler. Ağır çalışma koşulları altında çalışan ABD deniz ürünleri işçileri, en azından, kölelerce, evet aynen bu deyimle kölelerce yakalanan, çiftliklerde üretilen ya da işlemden geçirilen bazı ithal ürünlerle rekabet etmektedir.

Paylaş

Jeffrey R. MCCORD

Yeni-ticaret anlaşmasının Amerikalılara yarar sağladığı konusunda zaten kuşkusu  olan tüketici ve işçiler son zamanlarda yeni bir kaygı içindeler. Ağır çalışma koşulları altında çalışan ABD deniz ürünleri işçileri, en azından, kölelerce, evet aynen bu deyimle kölelerce yakalanan, çiftliklerde üretilen ya da işlemden geçirilen bazı ithal ürünlerle rekabet etmektedir.
Geçenlerde, ABD Devlet Bakanlığınca yayınlanan “İnsan Ticareti: 2014” başlıklı çalışmada, Tayland ve Malezya’da emeğin baskı altına alınması ve kölelik koşullarının zorlanması dahil işçi istismarının artış gösterdiği bildirilmektedir. Dolayısıyla ABD, Tayland ve  Malezya’daki insan haklarını, Kuzey Kore, Suriye ve İran’daki düzeye indirmiştir. Benzer sorunlar Çin ve Vietnam için de geçerlidir.
Çin, Malezya, Vietnam ve Tayland’da erkekler, kadınlar ve çocuklar ağır çalışma koşullarına tabi tutulmaktadır. Çiftliklerde üretilmiş ve vahşice yöntemlerle yakalanmış deniz ürünü üretimi, emek ihlallerinin yapıldığı yerlere konuşlandırılmış birkaç sektörden biriydi.

İHLALLERİN DÜZEYİ

Sürdürülebilir deniz ürünleri pratiği üzerine çalışma yapan ve destekleyen STK, Fish Wise, şunları dillendirmektedir: “ Çok sayıda balıkçının ve deniz ürünü endüstrisinde çalışan işçinin çalışma ve  işe alınma koşulları o kadar kötü ki bu insan ve emek hakkı ihlalleri “modern kölelik” şeklinde tanımlanmaktadır.” Tayland, Vietnam ve Çin dahil Asya’ya ilişkin korkunç emek ihlali raporları da buna dikkat çekmektedir.
30 Temmuz’da seafoodSource.com’da gerçekleşen bir online  seminerde (Webinar), Londra merkezli Çevre Adalet Vakfı’ndan Daniel Murphy, Tayland’da deniz ürünleri üretiminde çalışan işçilerin yarısının iş cinayetine kurban gittiğini ve işçi intiharlarının da olağandışı olmadığı bilgisini verdi.
Yine, ABD, tükettiği deniz ürününün yüzde 90’ını ithal etmektedir. Bu ürünlerin geneli Asya’dan gelmektedir. ABD, bir tür tatlı su balığı olan tilapianın büyük bir kısmını Çin’den sağlamaktadır. Vietnam bir ucuz, beyaz balık türü olan pangaius’ların (basa, tra ve swai) ve Tayland ise karidesin en büyük tedarikçisi konumundadır. Malezya ve diğer ihlalci ülkeler gibi...
Ne yazık ki köle kullanımına değiyor. Uluslararası İşçi Hakları Örgütü (ILRO), Asya-Pasifik ülkelerinin, özel sektördeki emek ihlalleri sayesinde her yıl 52 milyar dolar yasadışı kar elde etmekte olduğunu dile getirmektedir. Bu gün bir kölenin onlara maliyeti yalnızca 90 dolar civarındadır.
ABD gıda üreticileri, köle emeği kullanan ülkelerle nasıl rekabet edebilir? ABD hükümeti bunu neden dayatmaktadır?
Kongrede Pasifik Ötesi Ortaklık (TPP) bölgesel serbest ticaret anlaşmasının ekonomik etkileri ve insan hakları konusunda çok sayıda soru önergesi verilmektedir. Örneğin Mayıs ayında Kongrenin Demokratlar grubunun 153 üyesi, hükümeti, 12 ülkeye, sahip oldukları ağır emek standartları konusunda ABD ile anlaşmaya varması için baskı yapmaya çağırdı.
Aslında tüketiciler bütün bunların farkında olsa muhtemelen adil bir ticaret yapılması çağrısına katılacak ve Asya deniz ürünlerini satın almayacak. Sivil Toplum Örgütü Fish Wise’ın Mart ayında yaptığı araştırma aşağıdaki sonuçları verdi:
-Anket yapılan tüketicilerin yüzde 88’i insan hakları ihlali ile üretilen bir ürünü almayacak yüzde 70’i insan hakları ihlali ile üretilmeyen bir ürünü almak için daha fazla ödeyecek.
Uzunca bir süre hızlı kulvarda koşan Pasifik Ötesi  Ortaklık ticaret anlaşması rayından çıkmış ve hurdalığa girmiştir.

Truth-out.org’dan çeviren:
Hilal ÜNLÜ

ÖNCEKİ HABER

Uygarlık

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa