Ölüm bizi ayırana dek Alman Filmleri

Ölüm bizi ayırana dek Alman Filmleri

İSTANBUL Modern’de bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi, 9-19 Haziran arasında istanbullularla buluşacak. Bu yıl üçüncü kez düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi gösterim programında 2010 ve 2011 yıllarında çeşitli uluslararası festiva

Küratörlüğünü Goethe-Institut Istanbul Müdürü Claudia Hahn-Raabe, İstanbul Modern Film Programları Yöneticisi Müge Tüfenk, sinema yazarı Engin Ertan ve Goethe-Institut Istanbul Film ve Edebiyat Projeleri Sorumlusu Fügen Uğur’un yaptığı program, bu yıl beraber yaşama temasına odaklanıyor ve filmler bu nedenle “Ölüm Bizi Ayırana Dek” başlığıyla sunuluyor. Programdaki filmler çekirdek aileden toplumun bütününe, şehirden kasabaya, arkadaşlık ilişkilerinden gruplaşmalara uzanan bir çeşitlilikte birlikte yaşamanın farklı çeşitlerine bakmaktalar.

AÇILIŞ FİLMİ ‘KARANLIKTAKİ RENKLER’

Dokuz filmlik seçkinin açılışı, San Sebastien Film Festivali’nde yarışan filmi ‘Karanlıktaki Renkler’le yapılıyor. 70 yaşındaki bir çiftin ölümle yüzleşmesini konu alan ve yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi olan ‘Karanlıktaki Renkler’, Filmin bugün gerçekleştirilecek gösteriminde yönetmen Sophie Heldman ve oyunculardan Carina Wiese de hazır bulunacak.
Almanya sinema sektörünün en önemli ödüllerinden Lola’larda oyuncusu Richy Müller’e en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü kazandıran ‘Poll’ da seçkinin ödül sahiplerinden. Yapım, 1914’te annesinin ölümünden sonra Estonya’daki doktor babasının yanına gelen Oda’nın öyküsünü konu alıyor.

Berliner Schule akımı içerisinde değerlendirilen yönetmenler Christian Petzold, Dominik Graf ve Christoph Hochhausler’in ortak projesi ‘Dreileben’ ise aynı olaya odaklanan üç farklı öykünün konu alındığı üç uzun metrajlı filmden oluşuyor. Yönetmenlerin e-posta yoluyla yaptıkları bir tartışma sonrası doğan proje, ilk olarak 2011 Berlin Film Festivali’nin ‘Forum’ bölümünde seyirci karşısına çıktı.

Berlin’in Forum bölümünden bir başka yapım ‘Kayıp Aranıyor’, oğlundan uzun süre haber alamayan bir annenin arayışını konu alıyor.

İlk gösterimi yine bu sene Berlinale’de yapılan ‘Üzerimizdeki Gökyüzü’, Europa Cinemas ödülünün de sahibi. Filmin, seyahatteki kocasından aldığı bir haberle onu yıllardır hiç tanımadığını anlayan kadın kahramanını ise Sandra Hüller canlandırıyor.

Programdaki Lola’lı bir diğer yapım da Florian Micoud Cossen’in ilk filmi ‘İçimdeki Şarkı’. Yardımcı kadın oyuncu ve müzik kategorilerinde ödül verilen ‘İçimdeki Şarkı’ aynı zamanda Montreal Film Festivali’nden FIPRESCI ödülünün sahibi.

Dietrich Brüggmann’ın gençlik hikayesi ‘Kaç Kaçabilirsen’ ve müzikleri bir aralar Tangerine Dream’le de çalışmış, elekronik müziğin efsanelerinden Klaus Schulze imzalı Alexander Biedermann belgeseli ‘Hacker’, Alman sinemasında son duruma dair fikir edinebilmek için değişik fırsatlar sunan seçki filmlerinden. Özellikle ‘Hacker’, farklı kuşaklardan bilgisayar korsanlarını bir araya getirerek hitap ettiği kitleyi daha da genişletiyor. (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net