Her mevsimin işçi çocukları

Her mevsimin işçi çocukları

Hayat TV’de yayınlanan ‘Mevsim Çocukları’ belgeselinin yönetmeni Mehmet Ülger, Adana’da pamuk ve saya işçisi çocukların hayatını belgeliyor.

Dilay Kanlıbaş-Emre Aydın

‘Mevsim Çocukları’ belgeselinin yönetmeni Mehmet Ülger, Hollanda’dan gelip, Adana’da pamuk ve saya işçisi çocukların hayatını belgeliyor. ‘Gazetecilik benim için lüks değil, bir meslek.’ diyen Ülger, sadece para kazanma kaygısı gütmediğinin altını çiziyor.

Neden çocuk işçiliği üzerine belgesel hazırladınız?

Sosyal bir sorun her şeyden önce. Bir gazeteci gördüğü her şeyi haber ya da belgesel yapabilir. 2008’de tatil için gittiğim Karadeniz’de çadır kentleri gördüm. Tatil çadırı olmadığını anladığımda dikkatimi çekti.

EVDE DE ÇADIRDA DA AYNI

Küçük haberler dışında fındık işçiliğine dair bir bilgim yoktu. Bu insanlarla tanışmam lazım dedim. Gazeteci olduğumdan kamer fotoğraf makinem hep yanımda olur. Çadırlardaki hayatı çekmeye başladım. Çekim yapılmasına tepki gösterdiler önceleri, sonra bu durum değişti, kameraya alıştılar. Yaşamları dikkatimi çekti ve hayatlarını belgelemeye onları ikna ettim. Daha sonra Hollanda’ya döndüm, 2009’da Şanlıurfa’ya gidip yaşadıkları yerde onları izledim.

Bir not olarak anlatmak isterim: Şanlıurfa’da, taksiciden beni o işçilerin yaşadığı yere götürmesini istedim. Adrese bakıp oraya gidemeyeceğini, arabasına ve bana zarar verebileceklerini ifade etti. Taksiciyi oraya gitmeye ikna ettim. Gittiğimizde insanların bizi sıcak karşıladıklarını gördü. Taksiciye endişelenmemesi gerektiğini, gerekirse kendi çocuklarının arabanın başında bekleyip arabaya göz kulak olabileceklerini söylediler.

Şanlıurfa’daki hayatlarının da çadırlardaki hayatlarından farklı olmadığını gördüm. Tek fark, birinde evlerinin bezle, diğerinde duvarla örülü olmasıydı. 2010’da Hollandalı kameraman bir arkadaş ile başladı yolculuğumuz. 6 ayın hepsini onlarla geçirmedik tabi. Ama bu süre içerisinde uğradıkları yerlere gittik, çalıştıkları yerlerde yanlarındaydık. Sonuç olarak bir belgesel çıktı ortaya: ‘Mevsim Çocukları’.

PATRON ÇOCUĞU YAPAMAZ!

Çocuklar çalışırken işi oyunlaştırıyorlar mı?

Çok zor bu. Çünkü sorumlulukları var. Bazen benim isteğimle şarkı söylüyorlar ama onu da acıyla söylüyorlar. Seslerinde bir acı var. Sadece kamera karşıda olduğu için zevkle söylüyormuş gibi yapıyorlar. Bazen oynamaya çalışıyorum fakat bu çok nadir oluyor. Nihayetinde çocuk sabahın beşinden akşam yediye-sekize kadar çalışıyor.


12 YAŞINDA 13 SAAT ÇALIŞIYOR

Çocuk işçilerle geçirdiğiniz sürede gözlemleriniz neler oldu?

Dışarıdan baktığım zaman çok etkileniyorum, acıyorum. Bir çocuk nasıl 13 saat çalışabilir diyorum. Bu durum kız çocukları açısından da şu şekilde değişiyor. Mesela İsa 4 kardeş. Kendisinden küçüğü 10 yaşında bir kız çocuğu. O evde kalıp diğer 2 kardeşine annelik yapıyor. Yani sonuç olarak o da çalışıyor. Beni en çok etkileyen şu oldu: İsa’ya neden çalışıyorsun diye sordum. “Ekmek parası” dedi. Evet yanlış duymadınız. 12 yaşındaki bir çocuk ekmek parasıyla ilgileniyorsa burada ciddi bir sıkıntı var demektir. Dışarıdan bakıldığında çocuk işçiliği yasak ama sadece sözde yasak. Çocuğun yeri okuldur, sokakta oyun alanlarıdır. Ben bunları söylüyorum ama dışardan paraşütten bakıyormuşum gibi gelmesin size. Ben de küçükken çalıştım, bu yüzden bunlar bana da dert.


Bunun yanı sıra bu çocuklar toplama yaparken bazen tarla sahiplerinin çocukları görüyor ve kendileri de yapmak istiyor. Fakat babası “Hayır sen yapamazsın.” diyor. Halbuki orada çocuklar çalışıyor. Kendi çocuğuna ise yapamazsın, zor diyor. Neyse, sonuçta bir saat çalışıyor ya da çalışmıyor, ellerim acıyor diye sızlanmaya başlıyor. Ama bu durum diğer çocuk işçiler için öyle değil..

Türkiye’de çocuk işçiliği neden tercih ediliyor?

Sadece Türkiye’de değil, dünyada nereye bakarsan bak çocuk işçileri görürsün. Bunun tek sebebi ucuz iş gücü.

ÇOCUKLARA AYAKKABI BOYATIYORLAR

Çocuk işçiliği sizce denetimsizlikten dolayı mı yoğun?

Bir sebebi de bu tabi. Yoksulluk da var işin içinde ama. Ana sorumlu devlet. Çocukların eğitim hakkı diye bir şey var. Hollanda’da bu işi polisler yapar. Türkiye’de devlet bu işi kontrol etmiyor aksine polisler boyacı çocuklara ayakkabılarını boyatıyor. Sadece Türkiye’de değil dünyada nereye bakarsan bak çocuk işçiliğini görürsünüz. Bunun sebebi ucuz iş gücü olmaları... Ucuza bir tişört giydiğinizde, bilin ki bir işçi çocuk sömürülmekte. Çevremizde kim varsa bu konuda bilinçlendirmemiz gerekir. Aileler “Çocuğumuz meslek öğreniyor” diye düşünüyor ama 11 yaşındaki bir çocuk ne kadar meslek öğrenebilir?


TÜRKİYE AFRİKA’LAŞIYOR

DİSK-AR’ın ‘Türkiye çocuk işçiliğinde Afrika’laşıyor’ başlıklı 2013 çocuk işçiliği raporuna göre:

Dünya genelinde 306 milyon çocuk işçi var, her 5 çocuktan biri çalışıyor.

Türkiye’de hem çalışıp hem okuyan çocukların sauyısı %64 arttı.

Krizin yükü ev içi hizmetleri üstlenen çocukların üzerine yıkıldı.

Toplamda çalışan çocukların tüm çocuklara oranı 1999’dan bu yana %41’den %56’ya çıktı.

Türkiye’de 1999-2006 yılları arasında istihdam edilen çocuk sayısı 2 milyon 270 binden, 890 bin düzeyine düşmüştü. 2012 yılında çocuk işçi sayısı 893 bine ulaştı.

Çocuk işçiliğindeki artış SGK istatistiklerine de yansıyor. 2006 yılı SGK İstatistiklerinde zorunlu sigorta kapsamında ücretli olarak çalışan çocukların (14-17 yaş) sayısı 14 bin 161 iken, 2012 yılında 62 bin 925’e yükseldi. Çırakların sayısı ise aynı dönemde 158 binden 322 bine çıktı.

Rapor; 14 Mart 2013 tarihinde Adana’da haftalığı 100 TL’ye çalıştığı fabrikada kafası pres makinesine sıkışarak ölen 13 yaşındaki  Ahmet Yıldız’ın anısına ithaf edildi.

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Kasım 2017 13:53
www.evrensel.net