Bana sponsorunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim
COP31 öncesi gözaltına alınıp serbest bırakılan Tüm Bel Sen Antalya Şubesi Başkanı İlhan Karakurt yazdı: Dünyamızı kim kirletmişse onlar temizlesin diyeceğiz.
İlhan Karakurt
Gezegenimizin havasını, suyunu ve doğasını kendi özel çıkarları uğruna kirleten ve dengesini bozan devlet ve şirket temsilcileri Antalya'da 31'inci kez bir araya geliyorlar.
Bu uluslararası zirvenin sponsorlarından olan holdinglerin Türkiye'deki icraatlarına bakarak bu zirvenin karakteri ve kimin için düzenlendiğine ilişkin kestirmeden bir sonuca varmak mümkün: Bana sponsorunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim!
Gezegenimizi ve atmosferimizi kirleten yerli ve uluslararası şirket ve vakıf temsilcileri iklim kuşağımıza karşı bilerek ve isteyerek işledikleri büyük günahlarını perdeleyerek küçük sevapları yerine getirmemiz için bizlere vaftiz hocalığı yapacaklar bu zirvede.
Ve gezegenimizi onlar kirletecek ama temizleme işini ise biz dünya halklarına ihale edecekler.
Ülkemizi Avrupa'nın çöp deposu haline getiren yöneticilerimiz ise "ağacı sev ormanı koru" ritüeli arkasında dünya piyasalarında isim yapmış doğa katili şirketlerle yeni anlaşmalar imzalayarak, bu suça yardım ve yataklık etmenin kıvancıyla da duydukları ekonomik ve siyasi heyecanı bizlere pazarlayacaklar; COP31 zirvesinden en karlı Türkiye çıktı!
Yurttaşa zirve eziyeti
Temmuz ayında Ankara'da yapılan NATO zirvesinde olduğu gibi, Antalya'da yapılacak olan COP31 iklim zirvesi süresince de gündelik hayatımızın ve çalışma yaşamımızın doğal akışını ve dengesini bozan uygulamalara tanık oluyoruz.
Yollar ve alanlar sınıfsal olarak bölünerek yurttaşlarımıza kapatılıyor.
Eğitim-öğretimin doğal işleyişine ara verilerek öğrenci ve ailelere ekstra mağduriyetler yaşatılıyor.
Trafik ve ulaşım akışındaki sınırlamalar ile yurttaşlarımıza tam bir eziyet yaşatılacak.
Dolayısıyla COP31 iklim zirvesi süresince yurttaşlarımız çoklu bir krizin zirve yaptığı koşullar altında yaşamaya mahkum edilecek.
Peki, neden ve kimin için bu eziyet? Dünyamızı ve atmosferimizi kirleterek yaşanmaz hale getiren bir avuç haydut devlet ve şirket yöneticilerinin yeni yağma ve çökme planlarını daha rahat ve güvenli bir ortamda hazırlamaları için!
Ancak, kendi yurttaşlarının okulda, işyerinde ve sokaklarda huzur ve güvenliği için gerekli olan asgari hassasiyeti gösteremeyen ülkemiz yöneticilerinin, gezegenimizi ve atmosferimizi her gün katleden bu işgalciler ordusu için en üst düzeyden göstermesi yaman bir çelişki.
Tek başına bu yaman çelişki bile COP31 iklim zirvesinin sınıfsal ve sosyal karakterini ifşa etmeye yetiyor.
Bombalar yağardı her gece
NATO zirvesi sırasında ABD başkanı Trump’ın Ankara'dan İran'ı bombalama emrini verdiği gibi, COP31 iklim zirvesi yapılırken de ülkemiz ve dünyanın birçok yerinde, doğaya, çevreye, havaya, suya ve iklim kuşağımıza karşı yeni katliam kararları alınıyor olacak Antalya'da.
Emperyalist ve uydu devletlerin bugüne kadar kendilerinin yarattığı sorunların çözümü adına yaptıkları her zirveden dünya halkları ve insanlığın yararına olumlu ve hayırlı bir sonuç çıktığına hiç tanık olmadık. Aksine gerçekleştirdikleri her zirve sonucunda dünya insanlığı açısından savaş ve doğa katliamları ile birlikte yoksulluk ve sefalet daha da artarak devam ettiğine bizzat şahit oluyoruz.
Bugüne kadar 30 kez zirve yapılmasına rağmen bırakın bir iyileşmeyi, bir öncekinden daha kirli ve yaşanması zor hale getirilmiş dünyamız.
Şimdi ise 31. COP zirvesinin sonucunda gezegenimizi daha da yaşanmaz hale getirecek karar ve uygulamalara imza atılacağını katılımcıların kimliğine bakarak biliyoruz.
Suçlu ayağa kalk!
Yüzünüzdeki maskeyi indirin artık; çünkü sizleri tanıyoruz.
Bu sefer 31. kez lades olmayacağız size.
Bundan dolayıdır ki, kârlarını artırmak uğruna gezegenimizin dengesini bozarak, iklim krizine yol açanların başrolde oynadıkları "COP31 iklim zirvesinde" figüran olmayı kabul etmiyoruz.
Zirve kürsülerinden anlatılacak olan "aptal karga kurnaz tilki" masallarını dinlemeye karnımız tok.
Kurtlar sofrasına da gönüllü meze taşımayacağız artık.
Dünyamızı kim kirletmişse onlar temizlesin diyeceğiz.
Ama bu işi de bize bırakırlarsa, ilk olarak gezegenimizi bu haydutlardan temizlemekle başlayacağız.
Böylece bir daha COP zirvesi yapmaya da gerek kalmayacak!
Emperyalist devletler ve uluslararası şirketler dünyadan temizlenince, işte o zaman gezegenimiz de biz de hep özgür olacağız.
Böyle bir dünyada yaşayabilmenin hayali bile ne kadar güzel değil mi?
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et