Eğitim Sen Edremit Temsilciliği 13. genel kurulunu gerçekleştirdi: 'Bürokratik sendikacılığa karşı, mücadeleci sendikacılık'
Eğitim Sen Edremit Temsilciliği 13. olağan genel kurulunda bürokratik sendikacılığa karşı mücadeleci sendikacılık vurgusu öne çıktı.
Eğitim Sen Edremit Temsilciliği 13. olağan genel kurulunu eğitim emekçilerinin ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Genel kurulda sendikal mücadelenin geleceği, örgütlenme sorunları ve eğitim emekçilerinin mücadele gündemleri tartışıldı.
Genel kurula Emek Partisi, SOL Parti ve Türkiye İşçi Partisi temsilcilerinin yanı sıra Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı ve Edremit Belediye Başkan Yardımcısı Metin Tuncer de katılarak dayanışma dileklerini iletti.
Bir önceki kongrede baştemsilci seçilen Bahadır Yıldırım, üç yıllık faaliyet raporunu sundu. Yıldırım, bu süre boyunca bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim mücadelesinin her alanında olduklarını belirterek, meydanları hiç boş bırakmadıklarını söyledi. Öğretmenlere yönelik saldırılara karşı yerelde diğer sendikalarla ortaklaşarak güçlü eylemler gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Edremit'te oluşturulan Sendikalar Platformunun Türkiye'nin birçok yerinde örnek gösterilen bir dayanışma ve mücadele zemini olduğunu vurgulayan Yıldırım, emekçilerin birliği ve birleşik mücadelesini geliştirmek için çaba gösterdiklerini dile getirdi.
Faaliyet raporu üzerine söz alan temsilcilik yönetim kurulu adayı Kemal Yadırgı, sendikal hareketin içinde bulunduğu durum ve sendikal bürokrasi üzerine konuştu.
Sendikaların yalnızca aidat toplanan, yöneticilerin karar aldığı ve toplu sözleşme dönemlerinde hatırlanan kurumlar olmadığını belirten Yadırgı, sendikaların emekçilerin hak ve çıkarlarını korumak, geliştirmek ve sınıf mücadelesini büyütmek için var olduğunu söyledi.
Sendikal hareketin önünde iki farklı çizgi bulunduğuna dikkat çeken Yadırgı, bürokratik ve uzlaşmacı sendikacılığın üyeleri karar süreçlerinin dışına ittiğini, sendikayı dar yönetici kadrolarının belirlediği bir yapıya dönüştürdüğünü ifade etti. Buna karşı tabana dayanan, üyelerin söz ve karar sahibi olduğu, iş yerlerinden örgütlenen mücadeleci sınıf sendikacılığını savunduklarını vurguladı.
Sendikanın gücünün genel merkezlerden ve yöneticilerin açıklamalarından değil, iş yerlerinden ve emekçilerin ortak mücadelesinden geldiğini belirten Yadırgı, seçilmiş temsilciliklerin yaygınlaştırılması, üyelerin karar süreçlerine katılması ve yönetimlerin hesap verebilir olması gerektiğini söyledi.
Toplu sözleşme mücadelesinin yalnızca görüşme masasına indirgenemeyeceğini ifade eden Yadırgı; grevli toplu sözleşme hakkı, insanca yaşamaya yetecek ücret, iş güvencesi ve demokratik haklar için kitlesel mücadelenin büyütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Eğitim emekçilerinin ekonomik ve sosyal sorunlarının yanı sıra güvencesiz istihdam, eğitimde piyasalaşma ve çocuk emeği gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yadırgı, parasız, bilimsel, laik, demokratik ve anadilinde kamusal eğitim mücadelesinin eğitim emekçilerinin mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
Yadırgı, önümüzdeki dönemde işyerlerinde örgütlenmenin güçlendirilmesi, sendikasız eğitim emekçilerinin mücadeleye katılması ve işçi sınıfının diğer bölükleriyle birleşik mücadelenin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasını, “Bürokratik ve uzlaşmacı sendikacılığa karşı demokrasiyi, edilgenliğe karşı örgütlü mücadeleyi savunuyoruz. Sendika, birkaç yöneticiden ibaret değil, işyerlerinde örgütlenen emekçilerin ortak iradesidir. Söz, yetki ve karar emekçilerin olmalıdır” sözleriyle tamamladı.
Yapılan seçimlerin ardından yeni yönetim kuruluna Kemal Yadırgı, Ebru Kılıç Arguç, Tahsin Yelkovan, Meral Eşigül, Engin Yükseldi seçildi.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et