TOFAŞ işçisi: Karşılama törenlerinin figüranı değil, asıl sahipleriyiz
KOÇ bu yıl 100. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. Ekranlarda, reklam panolarında ve dev sahnelerde milyonlarca liralık şaşaalı kutlamalar sergileniyor. Bize, “100. yıl” yazılı süslü kutular içinde değersiz birer rozet layık görüldü.
TOFAŞ işçisi
Bursa
Bizler Koç Topluluğu bünyesinde çalışan ve bu kurumun başarısı için her gün tezgah başında, hattan inmeden emek veren işçileriz. Şirketimiz bu yıl 100. kuruluş yıl dönümünü kutluyor.
Ekranlarda, reklam panolarında ve dev sahnelerde milyonlarca liralık şaşaalı kutlamalar sergileniyor. Fabrikalarımızda 300 milyon dolarlık K9 projesi gibi devasa yatırımlar açıklanıyor. Ancak bu asırlık tarihin ve milyarlık sermayenin arkasındaki asıl güç olan biz emekçilere, bu tarihi anı hatırlatacak anlamlı hiçbir şey yapılmadı. Aksine; bu dev bütçeler arasında bize, “100. yıl” yazılı süslü kutular içinde değersiz birer rozet layık görüldü. Üstelik bu rozetler, sanki çok kıymetli bir lütuf sunuluyormuş gibi imza karşılığında tek tek teslim edildi.
Fakat asıl tablo, patronlar, sendika yöneticileri ve devlet erkanı fabrikayı ziyaret ettiğinde tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Rahmi Koç, Ömer Koç, Ali Koç ve sanayi ve teknoloji bakanının da katıldığı bu ihtişamlı ziyaret için tüm fabrika seferber edildi. O protokolün geçeceği yollar baştan aşağı boyandı, en ince ayrıntısına kadar temizlik yapıldı. Normal günlerde esirgenen tuvalet koku spreyleri bile o tek gün için yerlerine kondu. Yetmezmiş gibi, Türk-Metal Sendikası başkanını ve gelen heyeti karşılamak üzere, diğer birimlerden arkadaşlarımızla birlikte bazı kadın arkadaşlarımız normal saatlerinden çok erkenden alanda bulunmaya zorlandı. Onlar için gazozların, Adana şişlerin ve fıstıklı baklavaların havada uçuştuğu ziyafet sofraları kurulurken, bizlere o ucuz rozetler ve imza kuyrukları reva görüldü.
Sermayenin, iktidarın ve onlarla kol kola gezen sendikacıların ortaklaşa kurduğu bu sahte, makyajlı düzen; her fırsatta dillerden düşmeyen “Büyük aileyiz” yalanının da maskesini tamamen düşürdü.
Hayat pahalılığının ve geçim derdinin boyunu aştığı bu dönemde, dışarıya karşı milyonlar saçılırken çalışanların yok sayılması bizlerde derin bir öfke ve hayal kırıklığı yarattı. Bizler sahnelerdeki şovların, bakan karşılama törenlerinin ya da imza kuyruklarının figüranı değil, bu 100 yıllık çınarın asıl sahipleriyiz.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et