5 bin yıllık tarihin gölgesinde: İsrail’in kestiği yüz yıllık zeytin dalı
İsrail’in Filistin katliamı, Filistin’in sembolü ve tek geçim kaynağı olan zeytinciliği de hedef alıyor. Ancak Filistinli bir kadının sözleri direnci de gösteriyor: “Zeytinciliği bırakmayacağız. Çünkü zeytin bizim emeğimiz.”
Fotoğraf: AA
Dicle Sezen Öz
[email protected]
7 Ekim 2023’ten bu yana soykırım ve işgaline devam eden İsrail, Filistinlilerin binlerce yıllık mirasları olan ve neredeyse tek geçim kaynakları zeytin ağaçlarını da hedef alıyor. Filistinli bir kadının “bayram sevinci gibi” diye tanımladığı hasat zamanı artık Filistinliler için 100 yıllık ağaçlarının kesildiği ve yakıldığı yıkım ayı oldu. Bir zamanlar ekim ayında “Ne kadar zeytin verecek?” diye düşünen Filistinliler, artık ağaçlarının yanına dahi yaklaştırılmıyor. Zeytinin ekonomik yeri nedeniyle İsrail’in saldırıları Filistin’in can damarını hedef alıyor, üretimin yok edilmesi nedeniyle gelecekleri de ellerinden alınıyor Filistinlilerin.
Gazze’de zeytinliklerin yüzde 90’ı hasarlı
Zeytin ağacı Filistin’in simgelerinden. Çünkü zeytin temel geçim kaynağı. BM İnsani İşler Koordinasyonu Ofisinin (OCHA) 2019 verilerine göre, Batı Şeria’da yaklaşık 860 bin dönüme yayılmış 10 milyondan fazla zeytin ağacı bulunuyordu. Zeytin ve zeytinyağından geçimini sağlayan hane sayısı 100 bin civarında. Batı Şeria’daki ortalama hane büyüklüğünün 4.7 kişi olduğu düşünülürse bu rakam en az 470 bin kişiye denk geliyor. Bu durum, yalnızca Batı Şeria nüfusunun yaklaşık yüzde 13.7’sini, Batı Şeria ve Gazze’de yaşayan toplam Filistin nüfusunun ise yüzde 8.5’ini oluşturuyor. Yine BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile BM Uydu Merkezinin (UNOSAT) Eylül 2025’te paylaştığı rapora göre; Gazze’de ekim 2023 ile eylül 2025 arasında zeytinlik olarak sınıflandırılan alanların yüzde 90’ı hasar gördü.
"Sanki toprağın sahibi onlar"
Şu an Ürdün’de yaşamak zorunda kalan bir Filistinli kadınla konuşuyoruz. Ailesinin Filistin’de zeytinlikleri var. “Eskiden” diyor Filistinli kadın, “Eskiden topladığımız zeytini ve zeytinyağını satardık. Geçimimizi böyle sağlardık. Artık sadece kendi ihtiyacımızı karşılayabilecek kadar zeytin toplayabiliyoruz. Anca dört teneke yağ çıkıyor. Kardeşler arasında bölüşüyoruz; her eve bir teneke düşüyor. Üretim az olduğu için zeytin satamıyoruz.”
Ailesinin 1948’de Yafa’dan Gazze’ye göç ettiğini anlatan bir Filistinli, zeytin ağacının kendisi için ne ifade ettiğini söyle anlatıyor: “Zeytin ağacı bana Filistin’deki köklerimi hatırlatıyor.” Bu nedenle zeytinliklerin sökülmesini de “Vatan fikrini kökünden sökmek” diye değerlendiriyor.
Bir başka Filistinlinin anlattıkları, bu cümleleri tamamlıyor. Kovuldukları topraklara İsrailli yerleşimcilerin getirildiğini söylüyor: “Yerleşimciler, bizim zeytinlerimizi topluyor ve fotoğraf çekip paylaşıyorlar. Sanki zeytinler onlarınmış, ağaçları büyütmek için emek harcamış, toprağın sahipleri onlarmış gibi.”
Polis gözetiminde hırsızlık
Bu işgal, OCHA’nın 26 Ekim’de yayımladığı raporda da yer alıyor. 15-18 Ekim tarihleri arasında sadece Beytüllahim’deki Halat el-Luza’daki yerleşimciler, Filistinlilere ait 18 dönümlük arazideki yaklaşık iki ton zeytini çaldılar.
Zeytin hırsızlığının bir başka örneği ise Kudüs yakınlarındaki Beyt İcza’da yaşandı. OCHA’ya göre 15 Ekim’de yerleşimciler Filistinli çiftçileri arazilerinden çıkmaya zorlayarak, zeytine el koydular. Toplanan zeytinler ise 19 Ekim’de bizzat İsrail polis aracıyla taşındı.
Reuters’ın 22 Ekim tarihli haberinde, Ramallah yakınlarındaki El-Lubban el-Garbi köyünde yaşayan 50 yaşındaki Ahmed Salem’in görgü şahitliği yer aldı. Salem yerleşimcilerin ağaçlarındaki zeytinleri sopalarla düşürüp çuvallara doldurduğunu ve ardından yakındaki yerleşim karakoluna götürdüğü anlattı.
Bir sonraki hasat için ağaç kalacak mı?
Filistinliler için yaşananlar nedeniyle gelecek sene zeytin hasadının yapılıp yapılamayacağı meçhul. Ancak zeytinlerin inadı da Filistinlilerin direnci de sürüyor. Tüm katliamlara rağmen bölge hâlâ tarihin en eski ağaçlarına ev sahipliği yapıyor. Beytüllahim yakınlarındaki El-Velace köyünde, 4 bin ila 5 bin yıldır ayakta duran ve köylülerin “Zeytinlerin Anası” (El-Bedevi) adını verdiği ağaç, hemen yanı başından yükselen İsrail duvarına inat zeytin veriyor. Ailesi kuşaklardır zeytincilik yapan Ürdün’de yaşayan Filistinlinin sözleri bu inadın ortak olduğunu gösteriyor: “Zeytinciliği bırakmayacağız. Çünkü zeytin bizim simgemiz, yiyeceğimiz, emeğimiz ve bizden ayrılmaz bir parçamız.”
On binlerce dönüm zeytinlik hasat edilemedi
Zeytinliklere saldırılar, İsrail tarafından Filistinlilerin sürülerek toprakların İsrailli yerleşimcilere açılması için planlı olarak yürütülüyor. Gerekçe ise komik: Denetleme. Ağaçların kesilmesi, ürünlerin çalınması, Filistinlilerin öldürülmesi, zeytin üreticilerinin kendi topraklarına girişinin engellenmesi İsrail ordusu eliyle yapılıyor. Ya da İsrailli yerleşimciler ordu kontrolünde saldırılar düzenliyor.
Kaç insanın İsrail tarafından öldürüldüğünün bile tam bilinmediği Filistin’de, 2023’ten beri kaç zeytin ağacının zarar gördüğüne ilişkin kesin bir veri bulmak güç. Ancak, BM İnsan Hakları Ofisinin (OCHA) 22 Ekim’de aktardığı Filistin Tarım Bakanlığının tahminine göre Batı Şeria’da 2023 başından eylül 2026 sonuna kadar yaklaşık 286 bin zeytin ağacı zarar gördü. Bakanlık, ekim 2023’ten bu yana zeytin sektöründeki ürün kayıplarının 157 milyon doları aştığını hesaplıyor.
OCHA verilerine göre 2025 hasat sezonunda Filistinlilere yönelik 185 yerleşimci saldırısı düzenlendi. Saldırılarda büyük çoğunluğu zeytin olan 6 binden fazla ağaç ve fidan zarar gördü. 2026’nın hasat sezonu henüz tamamlanmamasına rağmen saldırı sayısı geçen yılı aştı. OCHA’nın 26 Ekim 2026’da yayımladığı rapora göre 1 Eylül-19 Ekim arasında hasatla bağlantılı 272 saldırı tespit edildi. Saldırı sayısı, 2025 hasat sezonunun tamamındaki saldırı sayısını yüzde 47 üzerinde. Bu saldırılarda 1 Filistinli hayatını kaybetti, 200 kişi yaralandı; 3 bin 200’den fazla zeytin ağacı ve fidanı zarar gördü.
Toplam zarar gören bölgeye ilişkin ise 2023 verileri bulunuyor. 2023’te Batı Şeria’da yaklaşık 96 bin 800 dönüm zeytinlik hasat edilemedi. Aradan geçen üç yılda kısıtlamalar daha da sertleşti. İsrailli araştırma kuruluşu Peace Now’un 7 Ekim 2026’da yayımladığı araştırmaya göre İsrail ordusunun Batı Şeria’nın tamamen kendi askeri ve sivil denetiminde olan C bölgesinde zeytin hasadını önceden askeri koordinasyon şartına bağladığı alan, 2025’te yaklaşık 69 bin dönümken 2026’da 88 bin 300 dönüme ulaştı. Yalnızca bir yılda yaklaşık yüzde 28’lik bir artış anlamına geliyor. Toplam alan New York’taki Central Park’ın yaklaşık 26, İstanbul’daki Emirgan Korusu’nun ise yaklaşık 187 katı büyüklüğünde.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et