Kamu yararı bulunmayan BATIÇİM’e yargı freni
BATIÇİM AŞ’nin klinker öğütme ve paketleme tesisine ilişkin verilen “Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir” kararını mahkeme iptal etti.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir – Çevre kirliliği ile gündemden düşmeyen Aliağa Horozgediği Mahallesi’nde BATIÇİM (Batı Anadolu Çimento Sanayi) tarafından yapılması planlanan klinker öğütme/paketleme tesisinin projesi iki kez reddedilirken, üçüncü kez yapılan başvuruda da mahkeme çevrecileri haklı buldu.
EGEÇEP Derneği ve Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu üyeleri tarafından açılan davada, “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının; atıkların içerdiği ağır metal ve toksik madde yükü nedeniyle uzun vadeli çevresel ve sağlık etkilerinin bilimsel olarak değerlendirilmediğini iddia etmişlerdi. Yine davacılar, hava, toprak, deniz, su ve bitki kirliliğinin göz ardı edildiğini, hiçbir faaliyetin çevresel etki değerlendirmesinden muaf tutulamayacağını, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdi.
İzmir 5. İdare Mahkemesi, 21 Ekim 2026 tarihli kararıyla projenin çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini belirleyerek ÇED kararını oybirliğiyle iptal etti. Kararın ardından EGEÇEP Derneği ve Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu açıklama yaptı.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Önlemler belirtilmemiş
Mahkeme kararında eksik ve yetersiz değerlendirme nedeniyle jeolojik-hidrojeolojik baskı ve etkiler bilinmediğinden etkinliğin olası çevresel etkileriyle alınması gereken önlemlerin de yeterince belirtilmemiş olduğuna dikkat çekti.
Mahkeme, atadığı Bilirkişi Raporu’nda, proje için yapılması planlanan tesis ile 65 bin metrekare alanın betonla kaplanacağı hatırlatmasını yaparak, akış katsayılarının ve dolayısı ile akış miktarının değişeceğinin altını çizdi. Mahkeme kararında, PTD raporunda sahanın jeolojik ve hidrojeolojik özellikleri ile olası çevresel etkileri yeterince açıklanmadığı, hidrojeolojik ve hidrolojik değerlendirme raporunun hazırlanmadığı, özellikle ruhsat alanının yakın çevresindeki kaya birimlerinin jeolojik, hidrojeolojik ve mühendislik özellikleri ile ilgili bilgilerin sahanın özelliklerini açıklamakta yetersiz olduğu kanaatine vardı.
Bakırçay havzasında bir kirleticiye daha tahammül yok
Mahkeme kararının ardından yazılı açıklama yapan Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu, Bakırçay Havzasının bir bütün olarak sanayi işletmelerinin kirlilik cenderesinde altında olduğuna dikkat çekti.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Mahkeme kararının memnuniyetle karşılandığı ifade edilen açıklamada, “BATIÇIM'in bölgemizde telafisi olmayan zararlar doğuracak projesi açtığımız dava sonucu engellenmiş oldu. Proje alanı olarak belirlenen alanda tarım ve hayvancılık faaliyeti tehlikeye girecekti. Kültür Varlıkları Kurulu, verdiği görüşte sondaj yapılmadığını açıkça belirtmiştir. Dolayısıyla, arkeolojik risk olup olmadığı bilinmemektedir. Bu belirsizlik giderilmeden projeye izin verilmesi arkeolojik açıdan da sorun teşkil etmektedir” denildi.
Su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki riskler
Aliağa’nın daha fazla kirliliğe tahammülü olmadığını belirten EGEÇEP de açıklamasında mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda, bölgenin hava kirliliği açısından taşıma kapasitesinin dolduğu, tesisin yaratacağı ilave kirlilik yükünün yeterince hesaplanmadığı, zeytinlikler ve tarım alanları üzerindeki etkilerin göz ardı edildiği, su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki risklerin bilimsel olarak yeterince incelenmediği tespitlerine yer verildiğini belirtti.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et