COP31 öncesi Antalya’da gözaltına alınanların dosyasında gizlilik kararı var: 'NATO toplantısı öncesindeki gözaltılara benzer bir işlem'
COP31 öncesinde Antalya’da insan hakları savunucuları, sendika ve hukuk örgütü yöneticilerinin gözaltına alınmasına tepki gösterildi. Dosyaya gizlilik kararı getirilirken, gözaltıların zirveyle bağlantılı olabileceği değerlendirildi.
Fotoğraf: AA
Sevim Saylam
[email protected]
Ankara – Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 iklim zirvesi öncesinde, önceki gün gerçekleştirilen operasyonda insan hakları savunucuları ile sendika ve hukuk örgütü yöneticileri gözaltına alındı ve dosyaya gizlilik kararı verildi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Emekli-Sen Yöneticisi Mehmet Şerif Özdemir, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubesi Yöneticisi Avukat Kazım Yiğit ile Tüm Bel-Sen Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt’un gözaltına alınmasını değerlendiren Avukat Salim Berkay Aksu, dosyada uygulanan gizlilik kararı nedeniyle somut içeriğe ulaşamadıklarını ifade etti.
Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı ise, “Ankara’da yapılan NATO toplantısı öncesinde de benzer şekilde çok sayıda gözaltı ve tutuklama yaşanmıştı. Buna benzer bir işlem olabilir” dedi. TEMA Vakfı ise COP31 öncesinde 30 yıl boyunca vaatlerinde atmosferdeki karbon miktarının da arttığını belirten bir açıklama yayımlayarak “30 yılda ne vadedildi, ne gerçekleşti?” diye sordu.
Gözaltına alınan isimlerden Tüm Bel-Sen Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt serbest bırakılırken, diğer isimlerin ifade işlemlerinin yarına kaldığı öğrenildi.
‘Gözaltı gerekçesi konjonktürel olabilir’
Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Salim Berkay Aksu, dosyada uygulanan gizlilik kararı nedeniyle somut içeriğe ulaşamadıklarını belirtti. Hukuk örgütlerinin süreci yakından takip ettiğini aktaran Aksu, şunları söyledi: “Süreci Baro, Çağdaş Hukukçular Derneği ve İnsan Hakları Derneğinden meslektaşlarımızla birlikte takip ediyoruz. Ancak dosyada gizlilik kararı olduğu için net bir içerik bilgimiz yok. Amacımız, konulan hak ihlallerinin bir an önce ortadan kaldırılması ve sürecin hızlandırılması. Gözaltındaki arkadaşlarımızı ziyaret ettik, bilgi akışı sağlamaya çalışıyoruz ancak şu an beklemedeyiz.” Gözaltıların COP31 öncesine denk gelmesini değerlendiren Aksu, gözaltı gerekçesinin konjonktürel olabileceğine işaret etmekle birlikte, ellerinde doğrudan COP31 bağlantısını gösterecek somut bir veri bulunmadığını vurguladı. Dosya içeriğine ilişkin ayrıntılar netleştikçe kamuoyunu bilgilendireceklerini ifade etti.
‘NATO öncesindeki sürece benzer’
Konuya ilişkin gazetemize değerlendirmede bulunan Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı da dosyada gizlilik kararı olması sebebiyle gözaltı gerekçelerini henüz öğrenemediklerini belirterek şunları aktardı: “Gözaltına alınan arkadaşlarımız kentte sendikal faaliyetlerde etkili, toplumsal muhalefetin şekillenmesine büyük katkıları olan, mücadele veren isimler. Bütün Antalya bunu bilir. Gizlilik kararı nedeniyle gerekçeyi tam olarak bilemiyoruz ancak geçtiğimiz dönemde Ankara’da yapılan NATO toplantısı öncesinde de benzer şekilde çok sayıda gözaltı ve tutuklama yaşanmıştı. Buna benzer bir ‘önleyici işlem’ olabilir. ‘Bu arkadaşlar huzur bozacak, rahatsızlık verecek de önüne geçilmek isteniyor’ gibi bir yaklaşım söz konusu. Böyle bir hukuk anlayışı kabul edilemez.”
‘30 yılda 30 COP’ta vaatler de karbon da arttı’
1995’ten bu yana her yıl taraflar konferansının (COP) yapıldığını belirten TEMA Vakfı “Geçen 30 yılda Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması kabul edildi, 1.5°C hedefi belirlendi. İklim kriziyle mücadele için milyarlarca dolarlık finansman taahhüt edildi; destek sözü verildi, Kayıp ve Zarar Fonu kuruldu. Ancak müzakereler devam ederken ne küresel ısınmaya yol açan atmosferdeki karbondioksit (CO₂) yoğunluğu azaldı ne de verilen destek sözleri tutuldu” açıklaması yaptı.
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Tarihsel olarak iklim krizine en fazla neden olan sanayileşmiş ülkeler, sorumluluklarını üstlenmek yerine bu yükü ekonomik açıdan daha kırılgan ve yoksul ülkelere aktarmayı sürdürüyor” dedi.
Vakfın açıklamasında dikkat çeken veriler ise şöyle:
Karbondioksit yoğunluğu yüzde 18 arttı
- İlk COP’un gerçekleştirildiği 1995’te atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu 360.82 ppm’di. Kyoto Protokolü’nün kabul edildiği 1997’de miktar 363.73 ppm’e, Paris Anlaşması’nın kabul edildiği 2015’te 400.83 ppm’e çıktı. 2025 yılında ise 427.35 ppm’e ulaştı. İlk COP toplantısından bugüne 30 yılda atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu yaklaşık yüzde 18 arttı.
- Fosil yakıtların iklim krizinin başlıca nedeni olduğu bilimsel olarak ortaya konmuş olsa da fosil yakıtlardan çıkış, 30 yıllık müzakerelerin en çok ertelenen başlığı.
- 2009 yılında verilen yıllık 100 milyar dolarlık iklim finansmanı sözüne ise ancak 2022’de ulaşıldı ve bu tutarın yüzde 69’u hibe değil, kredi biçimindeydi. Bu da iklim krizine en az etkide bulunan ülkelerin, krizin büyümesinde en çok payı olan ülkelere borçlanması anlamına geliyor.
- Ormanlar COP tarihinde çoğu zaman korunması gereken ekosistemler olarak değil, emisyon hesaplarını kolaylaştıran muhasebe kalemleri olarak ele alındı.
- Kyoto Protokolü sanayileşmiş ülkelere bağlayıcı sera gazı emisyonlarını azaltma hedefleri getirdi; 2015’te Paris Anlaşması 1.5 derece hedefini metne taşıdı. Ancak mevcut taahhütlerle dünya 2.8 derecelik bir ısınmaya doğru ilerliyor.
‘Verilen sözler uygulanacak mı?’
TEMA Vakfı, COP31’de yanıtlanması gereken temel soruları ise şöyle sıraladı:
“Fosil yakıtlardan adil bir çıkış için takvime bağlı, bağlayıcı bir yol haritası belirlenecek ve metne girecek mi? Kayıp ve zarar, yeni borç yükü yaratmayan hibelerle ve tazminat olarak karşılanacak mı? Ormansızlaşmayı durdurma hedefi müzakere sürecinin parçası haline gelecek mi? Emisyon azaltım hedefleri 1.5 derece ile uyumlu olacak mı ve karbon piyasaları gerçek azaltımın yerine geçmeye devam mı edecek? En önemlisi, verilen sözlerin uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar kurulacak mı?”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et