Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Coşkun: SİT alanlarındaki tahribat durdurulmalı
TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı İsmail Coşkun, Kapadokya Göreme Açık Hava Müzesi yakınlarında peri bacası çökmesi sonrası açıklama yaptı. Coşkun, “İnsan hayatını tehdit eden riskler önceden belirlenmeli" dedi.
Ankara - TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı İsmail Coşkun, Kapadokya Göreme Açık Hava Müzesi yakınlarında peri bacası çökmesi ve yaşanan can kayıpları ardından ardından açıklama yaptı. Kapadokya’daki facianın göz göre göre geldiğini ifade eden Coşkun, “İnsan hayatını tehdit eden riskler önceden belirlenmeli, doğal ve arkeolojik SİT alanlarında tahribata yol açan müdahaleler acilen durdurulmalıdır” dedi.
Kapadokya’da Göreme Açık Hava Müzesi yakınlarında 29 Ekim 2026 tarihinde meydana gelen peri bacası çökmesi sonucu üç kişi yaşamını yitirdi, beş kişi yaralandı. Yaşanan facia, bölgedeki koruma politikalarını, fiziki müdahaleleri ve denetim mekanizmalarını yeniden gündeme taşıdı. Konuya ilişkin bir açıklamada TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı İsmail Coşkun’dan geldi. Coşkun, Kapadokya’nın doğal ve kültürel mirasını tehdit eden uygulamaların ve insan yaşamını tehlikeye sokan risklerin bilimsel ve teknik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bölgedeki koruma ve denetim politikalarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Coşkun açıklamada Göreme-Ortahisar karayolu başta olmak üzere bölgedeki ulaşım, yapılaşma ve ağır iş makinesi faaliyetlerinin doğal oluşumlar üzerindeki etkilerinin araştırılması gerektiğini vurgulayarak, doğal ve arkeolojik SİT alanlarında tahribata yol açan müdahalelerin durdurulmasını istedi.
Çöken peri bacasının yakınındaki yolun etkileri araştırılmalı
Göreme ile Ortahisar arasında inşa edilen kara yolunun birinci derece arkeolojik ve doğal SİT alanlarından geçtiğine dikkat çeken Coşkun, güzergâhın peri bacaları, tescilli kültür varlıkları ve yeraltı mirası açısından taşıdığı risklerin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.
Çöken peri bacasının Göreme-Ortahisar karayolu güzergâhına yakınlığına dikkat çeken Coşkun, “yolun yapımı sırasında gerçekleştirilen kazı ve hafriyat çalışmalarının, ağır iş makineleriyle yürütülen faaliyetlerin ve yolun kullanımının peri bacası ve çevresindeki jeolojik oluşumlar üzerindeki etkilerinin araştırılmasın. Yol yapım sürecindeki müdahaleler ile peri bacasında meydana gelen çökme arasındaki olası ilişkinin bilimsel ve teknik incelemelerle ortaya konulsun” dedi.
Coşkun, bu kapsamda ortaya konulan risklerin yaşanan facianın ardından yeniden değerlendirilmesi ve yol güzergâhı ile çevresindeki fiziki müdahalelerin bütün yönleriyle incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Kapadokya’nın planlama kararları koruma ilkeleri doğrultusunda ele alınmalı
Kapadokya’daki yapılaşma baskısının, ulaşım projelerinin, ağır iş makineleriyle yürütülen faaliyetlerin ve turizm odaklı müdahalelerin bölgenin doğal ve kültürel mirasını bir bütün olarak tehdit ettiğini belirten Coşkun, açıklamanın devamında şunları söyledi: “Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Şehir Plancıları Odası tarafından 1/50.000 ölçekli Kapadokya Alan Planı’na karşı açılan davada Nevşehir İdare Mahkemesi'nin 18 Ağustos 2026 tarihinde planın iptaline karar verildi. Mahkeme kararında plan paftaları ile raporları arasındaki uyumsuzlukların ve koruma-kullanma dengesi bakımından tespit edilen sorunlar değerlendirildi. Kapadokya’nın birbirinden kopuk proje kararlarıyla ve turizm odaklı müdahalelerle değil; jeolojik yapısını, arkeolojik mirasını, kültürel peyzajını, yerleşimlerini ve doğal yaşam çevresini birlikte ele alan bütüncül bir koruma anlayışıyla yönetilmesi gerekiyor. Kapadokya genelindeki peri bacalarının, kaya oyma yapıların ve diğer hassas jeolojik oluşumların mevcut durumlarının kapsamlı biçimde araştırılması gerekir.Peri bacaları doğal aşınma ve ayrışma süreçlerine maruz kalan hassas jeolojik oluşumlardır. Doğal süreçleri bütünüyle engellemek mümkün olmayabilir. Ancak insan yaşamını tehdit edebilecek risklerin önceden belirlenmesi, izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması kamusal bir sorumluluktur. Öngörülebilir tehlikelerin can kaybına dönüşmesini önlemek mümkündür ve zorunludur” dedi.
Jeoloji mühendisleri, jeofizik mühendisleri, mimarlar, koruma uzmanları ve ilgili bilim insanlarının katılımıyla bağımsız ve disiplinlerarası bir inceleme heyeti kurulmasını öneren Coşkun, bölgedeki peri bacaları ve diğer doğal oluşumların envanterinin çıkarılması, çatlak, ayrışma, kaya düşmesi ve yapısal stabilite risklerinin belirlenmesi ve risk düzeylerine göre düzenli izleme programlarının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Tahribata neden olan müdahaleler durdurulmadan, riskler bilimsel olarak belirlenmeden ve etkin bir denetim sistemi kurulmadan gerçek bir koruma sağlanamayacağını ifade eden Coşkun, “Doğal ve kültürel mirası korumak ile insan yaşamını korumak birbirinden ayrı sorumluluklar değildir. Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak Kapadokya'nın doğal ve kültürel mirasını korumaya yönelik hukuki ve kamusal mücadelemizi sürdürecek, yaşanan facianın nedenlerinin ortaya çıkarılması ve gerekli önlemlerin alınması için sürecin takipçisi olacağız” dedi.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et