2'nci yılında kayyımlar protesto edildi: Seçimle geldik, kayyımla gitmeyiz
Mardin, Batman ve Urfa’nın Halfeti belediyelerine kayyım atanmasının ikinci yılı nedeniyle birçok kentte protesto eylemleri yapıldı. Açıklamalarda “Seçimle geldik, kayyımla gitmeyiz” denildi.
Fotoğraf: MA
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) görevde olduğu Mardin, Batman ve Urfa’nın Halfeti belediyelerine kayyım atanmasının ikinci yılı nedeniyle birçok kentte protesto edildi.
Diyarbakır
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Yerel Yönetimler Kurulu, kayyım atamalarının yıl dönümü dolasıyla Çand Amed önünde açıklama yaptı. Açıklamaya yerlerine kayyım atanan belediye eşbaşkanları ve çok sayıda siyasetçi geldi. Açıklamada “Seçimle geldik, kayyımla gitmeyiz” yazılı pankart açıldı.
Açıklamada konuşan DEM Parti Diyarbakır İl Eş Başkanı Yunus Muratakan, kayyım atamasının halkın demokratik iradesine yönelik bir müdahale olduğunu ifade etti. 2016’dan beri aralarında büyükşehirlerin de yer aldığı pek çok belediyelerine kayyım atandığını ve hala kayyım ile yönetilen belediyelerin olduğuna işaret eden Muratakan, “Bu uygulamayla Kürt halkının sandıkta ortaya koyduğu irade yok sayılmış, seçilmiş belediye eş başkanları görevlerinden uzaklaştırılmış, halkın kendi kendini yönetme hakkına müdahale edilmiştir” dedi.
Kayyım atamasıyla aynı zamanda toplumsal örgütlemenin de hedef alındığını, Kürt halkının diline, kültürüne ve demokratik siyaset alınana da saldırı nitelediğinde olduğunu vurgulayan Muratakan, “Bu süreçte yalnızca belediyeler değil, halkın iradesiyle oluşturduğu demokratik kurumlar da hedef alınmıştır. Kadın kurumları, kültür ve sanat merkezleri, anadil çalışmaları, halk meclisleri ve demokratik katılım mekanizmaları kapatılmış ya da işlevsizleştirilmiştir. Sivil toplum örgütlerine, demokratik kitle örgütlerine ve halkın örgütlü mücadelesine yönelik baskılarla demokratik toplumun örgütlenme alanı daraltılmak istenmiştir” diye konuştu.
“Halkın iradesine müdahale kabul edilemez”
Kürdistan’da yaşayan halkların dili, kültürü, kimliği ve demokratik iradesinin tanınması gerektiğini belirten Muratakan, bunun olmaması durumunda özgür ve ortak bir yaşamdan da söz edilemeyeceğini ifade etti. Muratakan, “Belediyeler halkındır. Halkın seçtiği yöneticilerin yerine atanmış kişilerin getirilmesi, demokratik temsil hakkının ortadan kaldırılmasıdır. Bugün Türkiye’de demokrasi ve barış tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemdeyiz. Ancak barışın inşası, halkların iradesinin ve demokratik kazanımlarının tanınmasını gerektirir. Bir yandan demokratik toplumdan ve barıştan söz ederken diğer yandan seçilmiş yöneticilere, demokratik kurumlara ve halkın örgütlü iradesine müdahale edilmesi kabul edilemez” diye kaydetti.
“Barış sadece çatışmasızlık değildir”
Muratakan, “Barış yalnızca çatışmasızlık değildir. Barış; halkların eşitliği, kimliklerin ve dillerin özgürlüğü, demokratik siyasetin güvence altına alınması ve halkların kendi kendini yönetme hakkının tanınmasıdır. Bu nedenle kayyum uygulamasının sona erdirilmesi, yalnızca yerel yönetimlere ilişkin bir talep değil, demokratikleşmenin ve kalıcı barışın temel koşullarından biridir” diye belirtti.
Muratakan, şu talepleri sıraladı:
- Kayyum uygulamasına derhal son verilmeli, halkın seçtiği belediye eş başkanlarının görevlerine müdahale edilmemelidir.
- Yerel yönetimlerin demokratik özerkliği ve halkın yönetime doğrudan katılım hakkı güvence altına alınmalıdır.
- Kürt halkının anadilinde eğitim, kültür, sanat ve hizmet alma hakkının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
- Kayyum döneminde kapatılan kadın kurumları, kültür merkezleri, anadil kurumları ve halkın demokratik katılım mekanizmaları yeniden açılmalıdır.
- Demokratik kurumlara, sivil toplum örgütlerine ve demokratik siyaset alanına yönelik baskılara son verilmelidir.
- Kayyum döneminde belediyelerin kaynakları, taşınmazları ve kamu malları üzerindeki işlemler şeffaf biçimde incelenmeli, halkın kaynaklarının hesabı verilmelidir.
- Kürdistan’da ve Türkiye’nin bütün kentlerinde demokrasi, halkın kendi geleceği hakkında söz sahibi olmasıyla mümkündür. Kürt halkının dili, kimliği ve iradesi tanınmalıdır! Demokratik kurumlara yönelik saldırılara son verilmelidir! Kayyum uygulamasına son, demokratik yerel yönetime anayasal güvence!
Halfeti
Fotoğraf: MA
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Urfa İl Örgütü, Halfeti Belediyesine kayyım atamasının 2’nci yıl dönümü dolayısıyla ilçede yürüyüş düzenledi. Karaotlak Mahallesinde bulunan DEM Parti ilçe binası önünde toplanan kitle, “Kayyım değil, demokrasi” pankartı açtı. Kitle, Bêrecûk Yolu üzerinden belediye binası önüne yürüdü. Kitle yürüyüş boyunca sık sık, "Halfeti uyuma, belediyede hırsız var”, “Halfeti uyuma iradene sahip çık”, “Kayyum gidecek halklar kalacak”, “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.
Belediye binası önünde ilk olarak konuşan yerine kayyım atanarak görevinden alınan Halfeti Belediyesi Eş Başkanı Saniye Bayram, “Görevde kaldığımız 5 ay gibi kısa sürede halkımıza hizmet ettik. 2 yıldır belediyemizi gasp eden kayyım ne yaptığını açıklasın?” diye sordu. Ardından konuşan Xelfetî Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Karayılan da, “Şu an da halkımızla beraber irademize sahip çıkmak için buradayız. Biz, kayyım değil demokrasi diyorsunuz. Kayyıma son verilmesi ve halkın önündeki engellerini kaldırılmasını istiyoruz” dedi.
Son olarak konuşan DEM Parti Urfa Milletvekili Ferit Şenyaşar, “Kayyım darbedir. Kayyımları tanımıyoruz. Önceki kayyımların pratikleri ortadadır. Halfeti Belediyesinde kayyım olan Şeref Albayrak şu an cezaevindedir. Onların yerine gelen eşbaşkanlarımız ise alnı ak bir şekilde halkın içinde mücadelesini sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
Batman
Batman Demokratik Kurumlar Platformu, İçişleri Bakanlığı’nın kararnamesiyle Batman Belediyesi’ne kayyım atanmasının ikinci yılında Gülistan Caddesi’inde açıklama yaptı. "Halkın iradesine gasp edilemez, Demokrasi teslim alınamaz. Kayyım uygulaması değil, halkın iradesi kazanacak" pankartının açıldığı açıklamaya, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
Açıklama öncesi konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Batman il Eş Başkanı Semra Güneş, “4 Kasım, bugün Batman açısından sadece bir tarih değildir. Demokrasi, hukuk devleti, demokrasinin ve seçilmiş iradenin yok sayıldığı bir darbe günüdür” dedi.
Ardından basın metnini okuyan Batman Belediye Meclis Üyesi Dilan Kırar, Batman halkının iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam iki yıl geçtiğini belirterek, “Sandıkta yenemedikleri halkı, Ankara’dan gönderdikleri bir atama kararıyla teslim alabileceklerini sandılar. Belediye kapısına koydukları bariyerlerle bu halkın iradesini de kuşatabileceklerini düşündüler. Ama yanıldılar” diye konuştu.
“Halkın kararını kayyım silemez”
Aradan geçen İki yıla rağmen yeniden alanlarda oldukların aktaran Dilan Kırar, “Başımız dik, sözümüz aynı: Batman halkının verdiği kararı hiçbir kayyum silemez! Bize görev veren bu halktır. Bizim hesabını vereceğimiz yer de halkın karşısıdır. Kayyum ise kendisini atayan makama hesap veriyor. İşte bütün mesele burada. Halkı karar süreçlerinden dışlayıp bir kenti Ankara’nın talimatlarıyla yönetmenin adıdır kayyım” ifadelerini kullandı.
“Güvenlikçi anlayış Türkiye’ye kaybettirdi”
Yerine kayyım atanan Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Sönük ise, 4 Kasım’ın sivil darbenin tarihi olduğunu ifade etti. 4 Kasım’ın aynı zamanda Batman’ın meşru seçilmiş iradesine karşı kayyım darbesinin de yıl dönümü olduğunu aktaran Gülistan Sönük, “Bu güvenlikçi ve darbeci anlayış, yüzyıldır Türkiye’ye kaybettirdi ve bu akılda birilerinin rantı sağlansın diye ısrar ediliyor. 10 yıl önce partimizin Eş Genel başkanları olmak üzere milletvekillerimize dönük saldırılar ve akabinde belediyelerimize atana kayyımlar Türkiye’ye çözüm getirmedi. O günden beri Türkiye’de her gün yeni bir hukuksuzluğa imza atıldı” diye kaydetti.
Son olarak söz alan yerine kayyım atanan Batman Belediye Eş Başkanı Yeşil Işık, mazbatanın alındığı gün kentin üzerinden alçak uçuşla savaş uçaklarının uçtuğunu hatırlatarak, “Aslında o gün bizleri nelerin beklediğini biliyorduk. Sonrasında yaşananlar sırayla kendini göstermiş oldu. Belediyenin internet siteleri sabotaja uğradı. Belediyenin iş ve işlemleri gerçekleştirmemesi için sabote işlemleri yapıldı. Kayyım atanır atanmaz yüze yakın çalışanın işine son verildi” diyerek konuşmasının sonlandırdı.
Açıklama, alkış ve “Berxwedan jîyane”, “Bijî berxwedana zindana” ve “Kayyım talane, berxwedan jîyane” sloganlarıyla sona erdi.
(MA)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et