İmamoğlu: Fon vurgununun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkarılmalı
İmamoğlu, fon vurgunuyla İBB operasyonlarının eşzamanlı gerçekleştiğini belirterek yargının manipülasyon uyarılarına rağmen harekete geçmediğini belirtti. İmamoğlu, İBB'ye yönelik 53,5 milyar liralık kamu zararı suçlamasını da reddetti.
Fotoğraf: ANKA
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, fon vurgunuyla İBB operasyonlarının eşzamanlı gerçekleştiğini belirterek yargının manipülasyon uyarılarına rağmen harekete geçmediğini belirtti. İmamoğlu, İBB'ye yönelik 53,5 milyar liralık kamu zararı suçlamasını da reddetti.
İmamoğlu, Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci'ye gönderdiği mektupta fon vurgunu ve İBB'ye yönelik soruşturmalar hakkında açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumlar üzerindeki etkisini eleştiren İmamoğlu, fon vurgununun tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek "Bu vurgunun içinde bir çeteleşme var. Erdoğan’ın kurduğu tek adam düzeni kurumları yozlaştırdı. Yargı da bu düzene ortak oldu" ifadelerini kullandı.
'Bir tarafta İBB, diğer tarafta borsa vardı'
Fon vurgunuyla İBB operasyonları arasında bağlantı olduğunu savunan İmamoğlu, "Bir tarafta İBB, diğer tarafta borsa vardı. İki süreç aynı tarihlerde başladı. Borsaya ve SPK’ya hiçbir müdahale yapılmadı. Aynı dönemde bana ve İBB’ye ise nefes aldırılmadı" dedi.
19 Mart operasyonunun ardından borsanın iki günde yüzde 16,3 değer kaybettiğini belirten İmamoğlu, "Piyasa çökerken Tera’nın ağırlık verdiği hisse sepeti zirve yaptı. Butlan kararı açıklandığında borsa yine çöktü. Tera ise o sırada 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıyordu" ifadelerini kullandı.
Borsadaki işlemler hakkında uyarılarda bulunan eski MASAK Başkan Yardımcısı ile bazı uzmanların gözaltına alındığını hatırlatan İmamoğlu, Kasım 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı'nın da manipülasyon uyarısında bulunmasına rağmen başsavcılığın harekete geçmediğini ileri sürdü. Fon vurgununun ancak Eylül 2026'da ortaya çıktığını belirten İmamoğlu, "Bu soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacaktır" dedi.
'50 milyarlık yolsuzluk iddiasında tek bir bulgu yok'
İBB iddianamesindeki yolsuzluk suçlamalarına da yanıt veren İmamoğlu, dönemin İstanbul Başsavcısının başlangıçta 560 milyon liralık yolsuzluk iddiasında bulunduğunu, ardından 110 milyar liralık Cebeci dosyası ile dış kredilere ilişkin 50 milyar liralık suçlamanın gündeme getirildiğini belirtti.
İmamoğlu, "İddianamede geçen bu 50 milyarlık 'yolsuzluk' iddiasında tek bir tutuklu yoktur. Tarihin en yoğun denetimini geçirmiş belediye başkanı olarak şunu da söylemeliyim: Bu iddiaya ilişkin tek bir bulgu bile yoktur" ifadelerini kullandı.
Görev süresi boyunca metro yatırımları için yurt dışından finansman sağladıklarını aktaran İmamoğlu, "Görev dönemimiz boyunca kamu bankalarından ve İller Bankası’ndan tek kuruş kredi alamadık. Bulduğumuz dış kredilerin izinleri aylarca, hatta yıllarca bekletildi" dedi. Bakanlığın yapıp İBB'ye devrettiği metro hatlarına ilişkin geri ödemelerin geçmişte 20 yıla yayıldığını, kendi dönemlerinde ise 10-11 ay içinde bütçeden kesildiğini belirtti.
İddianamede yer alan 53,5 milyar liralık kamu zararı hesabının 19,85 milyar liralık kredi anapara geri ödemesi, İBB iştiraklerine yapılan 13,84 milyar liralık ödeme ve projelerle doğrudan bağlantısı kurulamadığı ileri sürülen 19,82 milyar liralık harcamadan oluştuğunu söyleyen İmamoğlu, "Yani borçlarımızı zamanında ödememiz bile kamu zararı sayılıyor. Oysa İBB hiçbir kredi ya da tahvil ödemesinde temerrüde düşmedi" ifadelerini kullandı.
Kredi ve tahvil işlemlerinin sözleşmelere uygun olduğunu savunan İmamoğlu, Sayıştayın beş yıl boyunca söz konusu işlemler hakkında herhangi bir bulguya ulaşmadığını belirtti.
İBB'nin finansman engellerine rağmen 65,1 kilometre raylı sistem hattını hizmete açtığını aktaran İmamoğlu, "Metro yapımını 7,2 kilometreden 14 kilometreye çıkaran bir yönetim, bu yatırımlar için bulduğu finansman yüzünden milyarlarca liralık kamu zararıyla suçlanıyor" dedi.
Suçlamaların siyasi amaç taşıdığını savunan İmamoğlu, bu amacın İstanbul’da elde ettikleri somut başarının kamuoyunun gözünden uzaklaştırmak olduğunu belirtti.
İmamoğlu, "Elbette kamu kaynaklarının her kuruşunun hesabı sorulmalıdır. Ancak kamu zararından söz edebilmek için somut bir zarar gösterilmelidir" ifadelerini kullandı.
(Politika Servisi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et