Ücretler düzensiz, çalışma koşulları güvencesiz, mesailer uzun
Özel sanat kurumlarında çalışan konservatuvar mezunu öğretmenler, düşük saat ücretlerine, güvencesiz ve sigortasız çalıştırmaya tepkili. Saat ücretleri 500- 1500 TL arasında değişen öğretmenler, bu koşulların olağan hale getirilmesine itiraz ediyor.
Yağmur Su
[email protected]
İstanbul - Konservatuvar mezunu pek çok öğretmen, alanında üretmeye devam edebilmek ve geçimini sağlayabilmek için özel sanat kurumlarında eğitmenlik yapıyor. Ancak saat ücretleri düşük, ödemeler düzensiz ve sigortasız çalıştırma yaygın. Uzun mesai saatleri de sanatlarını icra etmelerini zorlaştırıyor. Özel sanat kurumlarında çalışan konservatuvar mezunları ile çalışma ve yaşam koşullarını konuştuk.
Kötü koşullar ve iş bulamama kaygısı
Yıllarını konservatuvar eğitimine, enstrümanına, sesine, bedenine ve sahne sanatlarına veren pek çok kişi mezuniyetin ardından düzenli bir iş bulamıyor. Konservatuvar mezunu bir öğretmen, öğrencisiyle baş başa kaldığı ders saatinin mesleğinin en değerli yanı olduğuna dikkat çekerek “Ama bu bağ kurumlar tarafından istismar edilebiliyor. Bir öğrencinin hayatına dokunmak ve ona yeni bir alan açmanın verdiği tatmini çalışma koşullarındaki sorunlar gölgeliyor” dedi. Ücretleri zamanında yatırılmadığında kurum yönetiminin rahatlıkla öğrenci sayısındaki düşüşü gerekçe gösterebildiğini aktaran öğretmen, ‘Kasada para yok’ diyecek kadar umursamaz davranabildiğini söyledi. Çalışanların başka bir iş bulmasının kolay olmadığı koşullarda bu durumun bir baskı aracına da dönüştüğünü anlatan öğretmen “İşini kaybetme kaygısı, düzensiz ödemelere ve kötü çalışma koşullarına itiraz etmeyi de zorlaştırıyor” dedi.

‘Ders öncesi hazırlık süreci yok sayılıyor’
En önemli sorunlardan biri de ders saat ücretleri. 500 ila 1500 TL arasında değişen saatlik ücret sistemi olduğunu aktaran öğretmen “Bu sistemde öğretmenin geliri, ders sayısına ve derslerin gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlı. Öğrenci gelmediğinde, ders iptal edildiğinde aldığımız ücret azalıyor. Buna karşılık kira, fatura, ulaşım ve mutfak masrafları aynı şekilde devam ediyor. İstanbul’da katlanan ev kiraları karşısında saatlik ücretle çalışmanın yarattığı sıkıntıya işaret eden öğretmen “Kiraların minimum 45 bin lira olduğu kentte saatlik ücretle çalıştırmak insanları düzensiz gelire ve sürünmeye mahkum etmektir” tepkisini göstererek bu koşullarda sanatsal üretimine zaman ayırmanın giderek zorlaştığını söylüyor. Hafta sonları sanat merkezlerinin en yoğun çalışma günleri olduğunu anlatan öğretmen “Bu yüzden çoğu zaman art arda derslere girip dinlenmiyoruz. Üstelik ücret yalnızca ders saati üzerinden hesaplandığında, ders öncesi hazırlık, repertuvar belirleme, öğrencinin gelişimini izleme, velilerle görüşme ve konser ya da sınav organizasyonları gibi işler karşılıksız kalabiliyor. Böylece öğretmenin emeği, yalnızca sınıfta geçirdiği süreye indirgeniyor” ifadelerini kullanarak
Tatil günlerinde çalışma, karşılıksız emek
Bir başka öğretmen sanat merkezlerindeki çalışma koşullarına ilişkin sorunların derslerin yapılamadığı günlerde de devam ettiğini dile getirerek “Millî Eğitim Bakanlığının hava koşulları nedeniyle okulları ve özel sanat kurumlarını tatil ettiği günlerde dahi işe gitmemiz gerekiyor. Öte yandan çalışanların bir bölümü sigorta, ücretli izin ve düzenli maaş gibi temel çalışma haklarına erişemiyor. Bazı öğretmenler, çalıştıkları kurumların kayıtlarında eğitmen olarak dahi gösterilmiyor. Sigorta primlerinin yatırılmaması yalnız bugünümüzü değil geleceğimizi de güvencesiz bırakıyor. Hastalık, dinlenme ihtiyacı veya beklenmedik bir gelir kaybı durumunda hiçbir bir güvenceye sahip değiliz” ifadelerini kullanarak güvencesiz çalışma koşullarının olağanlaştırılmak istenmesine tepki gösteriyor.
‘Bu cendereden ancak birlik olarak kurtulabiliriz’
Sanat emekçilerinin yaşadığı sorunların, yalnızca bireysel olarak daha fazla çalışarak ya da başka bir iş bularak çözülemeyeceğine vurgu yapan öğretmen “Ortak çalışma koşullarının değişebilmesi için çalışanların birbirleriyle dayanışması ve haklarını birlikte savunması gerekiyor” dedi. Çözümün bireysel çıkış yollarında aranmasına karşı çıkan öğretmen, şunları söylüyor: “Bizi bu cendereden kurtaracak olan şey başka bir iş bulmak değil; ses çıkarmak, birlik olmaktır. İş bırakmak, boykot etmek, eylem yapmak... Fakat yalnız yürünemeyecek yollara tek bir kişinin değil, herkesin cesaret etmesi gerekir.” Sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığına işaret eden öğretmen “Bir kurumda ücretlerin geciktirilmesi, başka bir kurumda sigortasız çalıştırma ya da ders iptallerinin ekonomik yükünün bizim üstümüze yüklenmesi aynı güvencesizlik tablosunun farklı görünümleri. Sorunlarımızın ortak olduğunu fark edebilmeliyiz” dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et