İstanbul’dan Antakya’ya uzanan bir umut hikayesi: 'Asi’nin Tersine'
Ali Aşkar, İstanbul'un Levent semtinde başlayan, Samandağ'da son bulan; Antakya'nın hafızasını, insanlarını, 6 Şubat depremini anlatan Sezen Kaya'nın "Asi'nin Tersine" kitabını yazdı.
Görsel: Sezen Kaya,"Asi'nin Tersine"
Ali Aşkar
Sezen Kaya’nın ilk romanı Asi’nin Tersine, yazarın doğup büyüdüğü Antakya’nın hafızasına, insanlarına ve 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı büyük yıkıma uzanıyor.
Kaya’nın çocukluğunda babaannesinin çiçekli balkonunda başlayan çiçek yolculuğu, roman boyunca sürüyor. Antakya’nın 6 Şubat’ta yaşadığı depremin izleri ve etkileri, birden fazla yaşam katmanında, sade ve akıcı bir dille anlatılıyor.
İstanbul’un Levent semtindeki “profesyonel” iş dünyasının yüksek plazalarında başlayan hikaye, Asi Nehri’nin denize döküldüğü Samandağ’da son buluyor.
Roman boyunca Antakya arka planda varlığını korurken karakterlerin dünyaya bakışları, büyük felaketin telafisi mümkün olmayan sonuçları ve “küçük insan” üzerinde bıraktığı derin yaralar samimi ve gerçekçi bir anlatımla okuyucuya aktarılıyor.
Kurtuluş caddesinde bir çiçekçi ve bir mimarın yaşamı etrafında şekillenen umut dolu bir kitap Asi’nin Tersine. Aslında roman, Antakya’nın alçakgönüllü asaletini, depremin insanlarda yarattığı yıkıcı etkiyi ve Antakyalıların birbirlerine tutunarak, dayanışma içinde bu büyük felaketin üstesinden gelme çabalarını anlatıyor.
Başarılı genç bir Endüstri Mühendisinin, evli iki çocuklu bir kadının kaleminden çıkan bu romanı okumak Antakyalı’lara ve herkese iyi gelecek.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et