İzmir’de ulaşım pahalı, erişim sorunlu: Ulaşımda zam halka, milyonlar şirketlere
İzmir’de bir işçi İZBAN’a binebilmek için ulaşım kartının içinde en az 250 lira olması gerektiğini söylüyor: “Oysa işe gidiyoruz, bu lüks değil zorunluluk.” Bir üniversite öğrencisi ise aldığı bursun yarıya yakınını ulaşıma harcadığını söylüyor.
Eda Aktaş
[email protected]
İzmir’de toplu ulaşım, artan ücretler, hizmetin yetersizliği ve erişilebilirlik sorunlarıyla gündemde. ESHOT otobüsleri, metro, tramvay ve İZBAN’da ulaşım maliyetleri yükselirken, özellikle kentin uzak ilçelerinde yaşayan emekçiler için işe gidip gelmek önemli bir gider kalemine dönüşüyor. İZBAN’daki bakiye uygulaması ve engellilerin ulaşım araçlarına erişimde yaşadığı sorunlar sürerken, elektronik ücret toplama sisteminin 53 aylığına Ethem Sancak’ın ortağı olduğu şirkete verilmesi de tartışmaları beraberinde getiriyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişi ise ulaşım politikalarının geleceğine ilişkin soruları çoğaltıyor.
İzmir’de 1 Nisan 2026’da yürürlüğe giren zamla ESHOT, metro ve tramvayda tam biniş ücreti 30 TL’den 35 TL’ye yükseldi. İZBAN’da ise tam biniş 30 TL’den 40 TL’ye çıkarıldı. Böylece kent merkezindeki toplu ulaşımda yüzde 16.7, İZBAN’da ise yüzde 33.3 oranında artış yaşandı.
Yeni tarifeyle günde iki kez otobüs, metro veya tramvay kullanan bir işçinin 22 iş günü üzerinden aylık ulaşım gideri 1540 TL’ye ulaşıyor. İZBAN’da ilk 20 kilometrelik mesafede günlük iki yolculuğun aylık karşılığı ise 1760 TL. Aktarma indirimlerinin hesaba katılmadığı bu tutarlar, uzun mesafelerde ve farklı tarifelerdeki araçların kullanıldığı yolculuklarda daha da artabiliyor.
İZBAN’a binmek için 250 lira gerekiyor
İzmir’in kuzey ve güney ilçelerini birbirine bağlayan İZBAN’da uygulanan ücretlendirme sistemi de yurttaşları zorluyor. Mesafeye dayalı ücretlendirme nedeniyle tam kartla yolculuk yapacak yurttaşların, tek bir biniş için kartlarında yaklaşık 250 lira bulundurması gerekiyor. Yolculuk başlangıcında gidilebilecek en uzak istasyonun ücreti üzerinden ön tahsilat yapılıyor. İniş yapılan istasyondaki artı para cihazına kart okutulduğunda ise gidilen mesafeye göre ücret hesaplanarak kalan tutar karta iade ediliyor.
Bu nedenle kısa mesafeli yolculuk yapacak olsa bile kartında yeterli bakiye bulunmayan yurttaşlar turnikeden geçemiyor. Özellikle kartına yalnızca yolculuk bedeli kadar para yükleyebilen dar gelirli yurttaşlar açısından uygulama, ulaşım hakkına erişimin önünde ekonomik bir engel oluşturuyor.
İzmir’de ulaşımın bir diğer tartışma konusu ise araçların yeterliliği ve sefer sıklığı. İzmir Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılı bütçesinde ESHOT’a 29 milyar 400 milyon TL ayrılırken, 630 yeni otobüs alınması hedeflendi. Ancak araçların ne kadarının hizmete girdiği, filonun yaş ortalaması ve arızalar nedeniyle aksayan seferlere ilişkin güncel veriler açıklığa kavuşturulmuş değil.
Otobüslerin yanı sıra metro ve tramvayda da sefer aralıkları, yoğun saatlerdeki yolcu kapasitesi ve aktarma bağlantıları ulaşımın yetersizliğini ortaya koyuyor. Özellikle uzak mahallelerden merkeze ulaşmak için birden fazla araç kullanılması, yurttaşların yolculuk süresini uzatıyor.
Ulaşımın elektronik altyapısı Sancak’ın şirketine
ULAŞIM ücretleri artarken belediyenin elektronik ücret toplama sistemine ilişkin ihalesi de gündeme geldi. Yaklaşık maliyeti 1 milyar 136 milyon 769 bin TL olan ihaleyi, 818 milyon 750 bin TL teklif veren, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ethem Sancak’ın ortağı olduğu Asis Elektronik ve Bilişim Sistemleri kazandı.
Şirket, 53 ay boyunca İzmirim kart ve elektronik ücret toplama sisteminin işletilmesi, bakım, onarım ve yazılım hizmetlerini yürütecek. Otobüs, metro, tramvay, vapur ve İZBAN’da kullanılan ödeme altyapısını kapsayan ihale, ulaşımın teknik hizmetlerinde özel şirketlerin rolünü de gündeme taşıyor. Ulaşım gelirlerinin mülkiyetini şirkete devretmeyen sözleşme, ücret toplama altyapısının uzun süreli işletilmesini özel bir şirkete bırakıyor.
İzmir’de emekçiler her geçen gün ulaşıma daha fazla para ayırmak zorunda kalırken, engelliler için erişilebilirlik sorunları ve toplu taşımanın yetersizliği sürüyor. Belediye yönetiminin siyasi tercihindeki değişikliğin bu sorunları çözmek yerine ulaşım hizmetlerinin özel şirketlere veya merkezi yönetime devrinin önünü açıp açmayacağı ise önümüzdeki dönemde görülecek.
‘Ulaşım lüks değil, işe gidebilmek için zorunluluk’
Her gün toplu taşıma kullanarak işe gidip gelen tekstil iş kolunda çalışan bir işçi yaşadığı sorunları şöyle anlattı: “İşe gitmek için iki, bazen üç araç değiştirmek zorunda kalıyoruz. Bir otobüsten inip diğerini beklerken yarım saatimiz geçebiliyor. Akşam işten çıkınca da aynı çileyi çekiyoruz. Zaten bütün gün çalışıyoruz, bir de saatlerimiz yollarda geçiyor. Üstelik ulaşım ücretleri sürekli artıyor. Aldığımız maaşın önemli bir kısmı kiraya, faturalara ve mutfağa gidiyor. Yol parası da ayrı bir yük. İZBAN’a binmek için kartımızda yaklaşık 250 lira fazla olması gerekiyor. O kadar paran yoksa kısa mesafe gidecek olsan bile binemiyorsun. Bizim için ulaşım lüks değil, işe gidebilmek için zorunluluk. Hem daha fazla para ödüyoruz hem de düzgün hizmet alamıyoruz.”
‘Bursumuzun yüzde 40’ı ulaşıma gidiyor’
İzmir’de artan yaşam maliyetlerinin öğrencileri zorladığını belirten üniversite öğrencisi Furkan, ulaşım zamlarının da bu yükü artırdığını söyledi. Furkan, “Ulaşım ücretleri artarken KYK bursu ve kredisi komik artışlarla yerinde sayıyor. Okuluna iki araçla ulaşan bir öğrenci ayda yaklaşık 1500 TL, yani bursunun yüzde 40’ını ulaşıma harcamak zorunda kalıyor. Üstelik bu sadece okula gidip gelmek için. Bir yandan aç kalmamak için yarı zamanlı çalışıyor, diğer yandan ders çalışmak için kütüphaneye gidiyoruz. Bunları da ekleyince ulaşım masrafımız daha da artıyor” dedi.
Üniversite öğrencisi Toprak, “Günde yalnızca iki kez toplu taşıma kullanan bir öğrenci, KYK parasının dörtte birini ulaşıma vermek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. Toprak İZBAN’daki ücretlendirme sisteminin de öğrencileri daha çok zorladığını belirtti.
Otobüs seferlerinin yetersizliğine ve araçların bakım sorunlarına dikkat çeken üniversite öğrencisi Yağız, “Hafif bir yağmurda bile bu kadar çok otobüs arızalanıyorsa ciddi bir denetim eksikliği var demektir. İnsanların canını taşıyan araçların bakımı, güvenliği ve sefer düzeni ihmal edilmemeli” dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et