01.11.2026 00:50

Kuruluş amacından uzaklaşan bir yapı: Altın Portakal’ın gölgesinde Film Forum tartışmaları

Altın Portakal ve Film Forum krizi sinema dünyasını ayağa kaldırdı. İzlenmeyen başvurular, yönetmelik ihlalleri ve popüler kültür tercihleri gölgesinde geçen festival sürecini yönetmenler Erinç Durlanık ve Umut Beşkırma ile konuştuk.

Kuruluş amacından uzaklaşan bir yapı: Altın Portakal’ın gölgesinde Film Forum tartışmaları

Fotoğraf: Pxfuel

Ahmed Ziya Aydın


Bu yıl 63. kez sinemaseverlerle buluşan Antalya Altın Portakal Film Festivali, yalnızca perdelere yansıyan yapımlarla değil, festivalin endüstri ayağı olan Antalya Film Forum’da yaşanan krizler ve tartışmalı süreçlerle de gündeme damgasını vurdu. Adayların açıklanmasının ardından başvuru videolarının izlenmediğinin ortaya çıkması, yönetmeliğe aykırı yapımların seçkiye dahil edilmesi ve jüri süreçlerindeki şeffaflık eksikliği sinemaseverler açısından büyük yankı uyandırdı. Bu sürecin arka planını, Antalya Altın Portakal Film Festivalini, Antalya Film Forumunu ve süreci Yönetmen Umut Beşkırma ve Yönetmen Erinç Durlanık ile konuştuk.

Tartışmaların odağındaki forum

Bu yılki Antalya Film Forumu, başvuru ve değerlendirme aşamalarında yaşanan skandallarla sinemacıların tepkisini çekti. Sürecin fitilini ateşleyen isimlerden biri olan Yönetmen Erinç Durlanık, yaşananları adım adım aktararak sistemin nasıl tıkanmış olduğunu gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl da projeyle festivale katıldığını belirten Durlanık, Vimeo üzerinden yaptığı takiplerde projesine ait başvuru videolarının sıfır izlenmeyle bırakıldığını fark ettiğini söyledi.

Benzer bir durumun bu yıl da yinelendiğini vurgulayan Durlanık, başvuru havuzunda yer alan 167 projenin çok kısa bir sürede nasıl değerlendirildiği sorusunu gündeme getirdi. Projelerin 3 dakikalık tanıtım videolarının ön jüri tarafından açılıp izlenmediğini, dijital izleme sayaçlarının sıfır gösterdiğini belirten Durlanık, yapılan eleştiri yorumlarının ise festival yönetimi tarafından sistemden silindiğini ifade etti. Yaşanan bu güven sarsıcı gelişmelerin ardından sinemacıların bir araya gelerek ortak bir bildiri hazırladığını belirten Durlanık, sürecin arkasındaki yapısal sorunlara dikkat çekti.

Durlanık, yaşananları şöyle anlattı: “3 dakikalık videonun bile izlenmemiş olması, değerlendirmenin ne kadar güvenilir ve adil olduğuna dair büyük bir soru işareti yaratıyor. Daha sonra yönetmeliğe aykırı şekilde, daha önceden uzun metrajı çekilmiş bir projenin seçildiğini fark ettik. Ön jüri üyelerinin bile projeleri izlemediklerini açıkça beyan ettiği, değerlendirme kriterlerinin tamamen belirsiz olduğu bir fiyaskoyla karşı karşıya kaldık.”

‘Kuruluş amacından uzaklaşıyor’

Antalya Film Forumunun sinemacılar için yeni ortak yapım olanaklarının önünü açan ve projelerin tartışılabileceği buluşma noktaları olması gerektiğini belirten Yönetmen Umut Beşkırma da bu yılki sürecin ruhuna dair eleştirilerini yöneltti. Geçmişteki uygulamalar ile bugünkü tabloyu kıyaslayan Beşkırma, Forumun kuruluş amacından oldukça uzaklaştığını belirtti.

Umut Beşkırma, Film Forum süreçlerine ilişkin “Geçmişte Zeynep Atakan’ın yürüttüğü dönemde sunumlar akredite izleyicilere açık yapılıyordu. Böylece projeler yalnızca jüri üyelerine değil, sektördeki diğer sinemacılara da ulaşabiliyordu. Bu yıl ise sunumlar kapalı oturumlarda gerçekleşti. Finalistler, adeta hastanede randevu sırası bekler gibi, kendilerine ayrılan saatte içeri girip sunumlarını yaptılar ve çıktılar. Bir sinema buluşmasından çok, sınava giriyormuşuz hissi veren bir süreçti.”

Beşkırma, katılımcıların birbirleriyle tanışabileceği sosyal ortamların, kokteyllerin veya yemeklerin dahi düzenlenmediğini, hatta katılımcılara yaka kartı bile verilmediğini vurguladı. Aynı platformda finalist olan diğer sinemacılarla dahi tanışma fırsatı bulamadıklarını ifade eden Beşkırma, projelerin özgürce konuşulabileceği ve yeni ilişkilerin kurulabileceği bir atmosferin tamamen ortadan kaldırıldığını dile getirdi.

Türkiye sinemasında torpil tartışmaları

İki yönetmenin paylaştığı bu tablolar, Türkiye’de bağımsız sinema üretmenin zaten son derece zor olduğu ekonomik ve kültürel koşullarda sinemacılar üzerinde derin bir psikolojik ve mesleki tahribat yaratıyor. Üretimin zaten kısıtlı imkanlarla yürütüldüğü bu koşullarda, destek mekanizmalarının kapalı kapılar ardında yürütülmesi, torpil ve kayırmacılık iddialarını beraberinde getiriyor.

Sinemacıların önünü açacak, onlara nefes aldıracak alanların birer birer daraltılması meselesi üzerine konuşan Umut Beşkırma, sinema desteklerinin ve festival platformlarının şeffaflıktan uzaklaşmasının Türkiye sinemasının geleceği açısından son derece kaygı verici olduğunu belirtti. Üretim koşullarının bu denli ağır olduğu bir iklimde, sinemacıların emeklerinin karşılığını alamamasının yanı sıra en temel organizasyon ve misafirperverlik koşullarında bile sorunlarla karşılaşmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Erinç Durlanık ise sürecin şeffaf yürütülmemesine ve en somut itirazların dahi görmezden gelinmesine ilişkin, “Gerçek ortadayken ve yanlışlar bu kadar net kanıtlanmışken hâlâ bunun yok sayılması, hiçbir düzeltme yapılmadan işin oldubittiye getirilmesi sinemacıların hevesini kırıyor. İnsanlar buraya bir kez başvurabiliyor. Bu hakkın bu şekilde heba edilmesi büyük bir haksızlık” dedi.

Antalya Film Forumundaki tartışmaların yanı sıra, bu yılki Antalya Altın Portakal Film Festivalinin genel seyri ve ulusal yarışma seçkisi de sinemacılar tarafından eleştiri oklarının hedefi oldu. Festivalin genel atmosferini ve organizasyon aksaklıklarını değerlendiren Umut Beşkırma, festivalin ulusal yarışma seçkisini oldukça zayıf bulduğunu dile getirdi.

Beşkırma, festival izlenimlerini ise şöyle aktardı: “İzlediğim filmlerin önemli bir bölümünün sinemasal nitelik açısından beklentilerimin altında kaldığını söyleyebilirim. Bunun dışında festivalin organizasyonunda da birtakım aksaklıklar yaşandı. Özellikle ulusal yarışma gösterimlerinde filmlerin arka arkaya programlanması, her gösterimden sonra salonun boşaltılıp seyircilerin yeniden içeri alınması ciddi yığılmalara neden oldu. Bu da seyir deneyimini olumsuz etkileyen bir durumdu.”

Popüler kültür ve sinemanın kendi değerleri

Festivallerin genel durumu ve sinemacıların emeklerinin karşılığı meselesini daha geniş bir perspektiften değerlendiren Umut Beşkırma, Türkiye’deki film festivallerinin zaman zaman popüler kültürün tuzağına düştüğüne dikkat çekti.

Örnek olarak bu yılki ulusal yarışma jürisinde yer alan Meryem Uzerli ve Fatih Artman’ın konumunu gösteren Beşkırma, “Her ikisinin de televizyon dünyasında başarılı oyunculuk kariyerleri olabilir, buna herhangi bir itirazım yok. Ancak Türkiye’nin en önemli film festivallerinden birinin ulusal yarışmasında jüri üyeliği yapacak ölçüde sinemasal birikime sahip olduklarını düşünmüyorum. Mesele televizyon oyuncularının festivallerde yer alması değil; sinemasal birikim ve yetkinlik yerine popülerliğin belirleyici bir ölçüte dönüşmesi” diye konuştu.

Festivallerin asıl sorumluluğunun popüler isimler üzerinden görünürlük kazanmak değil, sinemayı ve sinemacıları görünür kılmak olması gerektiğini vurgulayan Beşkırma, bağımsız sinemanın zaten zor olan üretim koşullarında festivallerin bu tutumunun alanı daha da daralttığını belirterek sözlerini noktaladı.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
31.10.2026 15:45 / Güncelleme: 15:52

Emeklilik sisteminde değişiklik hazırlığı: 4 formül üzerinde duruluyor

En düşük emekli aylığının belirlenmesinde mevcut sistemin değiştirilmesi gündemde. Asgari ücrete endeksleme, gelir tamamlama desteği, kök aylık düzenlemesi ve bütçe dengelerine dayalı artış olmak üzere dört seçenek değerlendiriliyor.

Emeklilik sisteminde değişiklik hazırlığı: 4 formül üzerinde duruluyor

Fotoğraf: ANKA

31.10.2026 13:38

Özgür Özel zeytin üreticileriyle buluştu: Mazot 100 lira, zeytinin maliyeti 75 lira

Edremit'te üreticilerin sorunlarını dinleyen Özgür Özel, maliyeti 75 liraya ulaşan zeytinin 40-50 liradan alınmak istendiğini belirtti. Üreticiler ise artan maliyetler nedeniyle zeytinlerini toplayamaz hale geldiklerini anlattı.

Özgür Özel zeytin üreticileriyle buluştu: Mazot 100 lira, zeytinin maliyeti 75 lira

Fotoğraf: Yeni Parti

31.10.2026 14:27

Bu hafta ne oldu? (31 Ekim 2026)

İşçiler çıkan hortumda can verdi. Açlık sınırı 38 bin 24 lira, yoksulluk sınırı 123 bin 856 lira oldu. 15 milyon öğrencinin tamamına 180 gün boyunca bir öğün sağlamanın maliyeti, bütçenin yüzde 1.36’sı.

31.10.2026 14:48 / Güncelleme: 15:09

Çocuklar 10 yaşından itibaren patronların ihtiyaçları için eğitilecek: Okulu da, dersi de, planlamayı da patronlar yapacak

Mesleki eğitim adı altında çocukların eğitimi sermayenin ihtiyacına göre şekillendiriliyor. Mesleki ortaokullar yaygınlaştırılacak; çocuklar 10 yaşından itibaren patronların ihtiyaçlarına göre eğitilecek. Müfredatı da dersleri de patronlar belirleyecek

Çocuklar 10 yaşından itibaren patronların ihtiyaçları için eğitilecek: Okulu da, dersi de, planlamayı da patronlar yapacak

Fotoğraf: DHA

31.10.2026 16:04 / Güncelleme: 16:19

Polonya'da hükümetin yargı adımlarına karşı protesto

Polonya'nın başkenti Varşova'da bir araya gelen göstericiler, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'ye destek verirken hükümetin Yüksek Mahkeme'ye yönelik adımlarını protesto etti.

Polonya'da hükümetin yargı adımlarına karşı protesto

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!