64 kişinin öldüğü Proton Apartmanı davasında karar duruşması 2 Kasım'da
6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’ta yıkılarak 64 kişiye mezar olan Proton Apartmanı’na ilişkin davada karar duruşması 2 Kasım’da görülecek.
Fotoğraf: ANKA
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesi Abdullah Çavuş Mahallesi’nde bulunan Proton Apartmanı’nın yıkılması sonucu, aralarında 5 aylık bir bebeğin de bulunduğu 64 kişi yaşamını yitirdi. Binanın yıkılmasına ilişkin davada karar duruşması, 2 Kasım’da saat 09.30’da Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın müteahhidi ve fenni mesulü Rafet Küsmüş ile statik proje müellifi Sıtkı Okumuş hakkında “bilinçli taksirle ölüme veya yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla dava açtı. Binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü’nde görev yapan Hacı Mehmet Güner, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Mehmet Dişçeken ve Emre Arıkan hakkında da aynı suçlamayla dava açıldı. Dosyalar birleştirildi.
Bilirkişi raporunda iki kamu görevlisine sorumluluk atfedildi
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 23 Eylül 2025’te görülen sekizinci duruşmada savcı, tüm sanıkların cezalandırılmasını talep etti. 6 Ocak’ta yapılan dokuzuncu duruşmada ise kamu görevlileri hakkında ek bilirkişi raporu alınmasına karar verildi.
Pamukkale Üniversitesi’nden yedi akademisyenin hazırladığı ek bilirkişi raporunda, dönemin İmar İşleri Müdür yardımcıları Hacı Mehmet Güner ve Zeynel Abidin Şerefoğlu’nun “idari sorumlu” olduğu değerlendirildi. Diğer iki kamu görevlisi Mehmet Dişçeken ve Emre Arıkan hakkında ise “illiyet bağı tarafımızca kurulamamıştır” tespitine yer verildi.
“Bu bir takdir-i ilahi değil, açık bir suç”
Depremde anne ve babasını kaybeden Buğra Kağan Yıldız, Proton Apartmanı’nın çevresindeki binalar ayakta kalırken ailesinin yaşadığı binanın yıkıldığını hatırlattı. Yıldız, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Bu durum bir ‘takdir-i ilahi’ değil, müteahhitlerin, denetimcilerin ve kamu görevlilerinin açık bir suçudur” dedi.
Yıldız, 2 Kasım’daki duruşmada sanıkların en üst sınırdan cezalandırılmasını istediklerini belirterek, Ezgi Apartmanı ve Said Bey Sitesi davalarındaki kararları hatırlattı. Yıldız, “Eğer bugün gerçek bir adalet sağlanmazsa bir gece yataklarımızda uyurken yıkılan binalarda can vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Davanın sonucunun yalnızca yaşamını yitirenlerin yakınları açısından değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı bakımından da önemli olduğunu söyleyen Yıldız, “Adalet, hepimizin geleceği ve yaşam hakkı için tavizsiz uygulanmalı” diye konuştu.
Avukatlardan “olası kast” talebi
Müşteki avukatlarından Nilay Yıldırım Yaşar da aynı mahkemenin Ezgi Apartmanı ve Said Bey Sitesi davalarında verdiği kararların, yakınlarını kaybeden ailelerin adalete ilişkin kaygılarını artırdığını söyledi.
Proton Apartmanı’nda 64 kişi yaşamını yitirmesine rağmen tutuklu tek bir sanığın bulunmadığına dikkat çeken Yaşar, mevzuata aykırı uygulamaların ve göz ardı edilen hayati risklerin depremin kaçınılmaz sonuçları olarak kabul edilemeyeceğini belirtti.
Yaşar, “Ölüm riskini öngörmesine rağmen bu riski kabullenerek hareket ettiği hukuken ortaya konulan sanıkların ‘olası kast’ hükümleriyle cezalandırılmasını talep ediyoruz. ‘Taksir’ hükümleri kapsamında değerlendirme yapılsa dahi, kusurun ağırlığıyla bağdaşmayan, cezanın üst sınırından uzaklaşılarak belirlenen cezalar kamu vicdanını derinden yaralamaktadır” dedi.
Karar duruşmasında adalete ilişkin kaygılarını dile getiren Yaşar, kamuoyunu ailelerin mücadelesine destek olmaya çağırdı. Yaşar, “64 canın hesabı sorulana kadar adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. 64 canı unutmadık, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.
(Haber Merkezi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et