Antalya’da 4 can alan hortum iklim değişikliğine uyum sorununu yeniden gündeme taşıdı
Antalya'da hortum nedeniyle 4 işçinin yaşamını yitirmesini değerlendiren Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, meteorolojik uyarıların yeterli olmadığını belirterek; kentlerin iklim krizine karşı dirençli hale getirilmesi çağrısı yaptı.
Fotoğraf: AA
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Antalya’nın Kepez ilçesinde meydana gelen hortum felaketinde dört işçi yaşamını yitirirken bir işçi de yaralandı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, yaşanan acı olayı değerlendirerek meteorolojik uyarılara rağmen en kırılgan kesimlerin korunamadığına dikkat çekti. Olayın yaklaşan COP31 zirvesi öncesinde iklim risklerini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Yavaşlı, şehirlerin iklim krizine karşı dirençli hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Şantiyeyi vuran hortum 4 can aldı
Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanını etkileyen şiddetli fırtına ve hortum, işçilerin barındığı iki konteyneri parçaladı ve kule vincinin devrilmesine yol açtı. Dar bir alanda etkili olan hortum nedeniyle şantiyede konaklayan 4 işçi hayatını kaybetti, bir işçi ise yaralandı. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda kentin diğer kesimlerinde benzer bir zararın görülmediği ve olayın çok dar bir hatta gerçekleştiği bilgisi paylaşıldı.
Erken uyarı sistemi en kırılgan kesimlere ulaşamadı
Olay öncesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından kıyılarda hortum riski uyarısı yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Yavaşlı, bu bilgilerin konteynerlerde kalan işçilere ulaşıp ulaşmadığının netlik kazanmadığını dile getirdi. Hafif yapılı konteynerlerin hortuma karşı en savunmasız barınaklar arasında yer aldığını belirten Yavaşlı, gerçek bir iklim uyumunun yalnızca uyarı yayımlamakla sınırlı kalamayacağını söyledi. Yavaşlı, uyarılardan sonra en kırılgan grupların korunması ve güvenli alanlara tahliye edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Doç.
Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı
Akdeniz'deki ısınma fırtınaları besliyor
Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin şiddetli yağışları beslediğini bildiren Yavaşlı, sonbahar aylarında ısınan Akdeniz'in fırtına hücrelerine enerji sağladığına değindi. Hortum gibi küçük ölçekli olaylar ile iklim değişikliği arasındaki doğrudan bağın sınırlı kaldığını kaydeden akademisyen, buna karşın fırtınaların yağış yönünün güçlendiğine işaret etti. Son iki hafta içinde aşırı hava olayları nedeniyle 12 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Yavaşlı, şantiyelerdeki geçici barınaklar için rüzgara dayanım standartlarının uygulanmasının önemini vurguladı.
COP31 öncesinde kentlerin direnci artırılmalı
Antalya'nın kısa süre sonra COP31 zirvesine ev sahipliği yapacağını hatırlatan Yavaşlı, yaşanan felaketin iklim değişikliğine uyum konusunun aciliyetini gösterdiğini belirtti. Şantiyelerdeki geçici barınakların sağlamlaştırılması ve fırtına uyarılarında bu alanların boşaltılması gibi adımların yüksek maliyetler gerektirmediğini dile getiren Yavaşlı, şehirleri iklim değişikliğine karşı dirençli kılmanın hayati önem taşıdığını kaydetti. Yavaşlı, Türkiye'nin zirve masasına koyabileceği en inandırıcı adımın kendi şehirlerinde bu tür somut iklim uyum önlemlerini hayata geçirmek olacağını sözlerine ekledi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et