Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri: Gazetecilik suç değildir
Samsun'da gazetecilere yönelik sansür ve baskıyı protesto için yapılan açıklamada gazetecilerin yalnızca bir haber uğruna bedel ödemediği, halkın haber alma hakkı için de bedel ödediği belirtilerek, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması istendi.
Fotoğraf: Evrensel
Samsun - Samsun Emek Ve Demokrasi Güçleri SOL Parti Samsun İl örgütünün çağrısıyla Süleymaniye geçidinde yaptıkları basın açıklamasıyla basına yönelik baskıları gözaltıları ve tutuklamaları protesto etti. Açıklamada “Özgür basın susturulamaz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı Açıklamayı SOL Parti Yürütme Kurulu Üyesi Şafak Aydın okudu
"Türkiye’de gazetecilik, halkın yanında olmaktır"
Ülkede gazeteciliğin uzun yıllardır baskılarla, davalarla, gözaltılarla, tutuklamalarla sınandığı belirtilen açıklamada; “Çünkü gazetecilik, bu topraklarda yalnızca bir meslek değil; halkın sesi olma mücadelesidir. Bizler, gerçeğin peşinde koşan, ‘artık yeter nefes alamıyoruz’ diye haykıran gazetecilerin yanındayız. Doğru habercilikten, özgür basından, halkın haber alma hakkından tarafız. Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız.
Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemeyeceği ifade edilen açıklamada; “Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez” ifadeleri kullanıldı.
“Gazetecilik halktan yanadır”
Gazeteciliğin halktan yana olduğuna vurgu yahılan açıklamada şunlar söylendi; “İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci,iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil ; halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür. Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, LGBTİ+’ların mücadelesini, gençlerin itirazını ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor. Kimi gözaltına alınıyor, kimi tutuklanıyor, kimi ev hapsine mahkûm ediliyor; kimi işini, gelirini ve mesleğini slürdürme olanağını kaybediyor. Kimi de sansürün ve baskının yarattığı güvencesizlik nedeniyle kendi kendini susturmaya zorlanıyor.”
"Gazeteciler halkın haber alma hakkı için de bedel ödüyor"
Gazetecilerin yalnızca bir haber uğruna bedel ödemediği, halkın gerçekleri öğrenme hakkı, kamu gücünün denetlenmesi ve toplumun kendi geleceği hakkında özgürce karar verebilmesi için de bedel ödediğine işaret edilen açıklamada; “Bu nedenle gazetecilere yönelen baskı, aynı zamanda toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırıdır. Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin. Buradan haykırıyoruz. Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir. Susturulan haber alma hakkımızdır. Engellenen bizim gerçeklere ulaşma hakkımızdır. Kapatılan gerçekleri öğrenip politik iradenizi oluşturma hakkımızdır. İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, kadının, gencin özetle bizlerin gerçekleri öğrenmemiz, gelişmelerden haberdar olmamız istenmiyor” denildi.
Açıklamada son olarak şu talepler dile getirildi
- Tutuklu basın mensuplarını serbest bırakın
- Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin
- Medyada Kayyım uygulamalarına son verin
- Hukuksuz erişim uygulamaları sonlandırın
- Kamu reklam ve ilanlarını adil ve eşit dağıtın
- Kısacası halkın haber alma hakkı için anayasa ile güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin.”
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et