27.10.2026 15:00

BTS’den Adana 5. Bölge Müdürlüğü önünde mobbing tepkisi

BTS, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Adana 5. Bölge Müdürlüğünde görev yapan üyeleri Zeynep'in yaklaşık iki yıldır sistematik baskı, ayrımcılık ve mobbinge maruz kalmasına tepki olarak müdürlük önünde basın açıklaması yaptı.

BTS’den Adana 5. Bölge Müdürlüğü önünde mobbing tepkisi

Volkan Pekal
[email protected]


Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Adana 5. Bölge Müdürlüğünde görev yapan kadın üyesinin yaklaşık iki yıldır sistematik baskı, ayrımcılık ve mobbinge maruz kalmasına tepki olarak müdürlük önünde basın açıklaması yaptı. “Mobbinge hayır”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarının atıldığı açıklamada, yaşananların bağımsız biçimde soruşturulması, çalışanların ve tanıkların misillemeden korunması istendi.

"Bir kamu emekçisinin yalnızlaştırılması kabul edilemez"

BTS Adana Şube Başkanı İnanç Su, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Adana 5. Bölge Müdürlüğünde görev yapan kadın üyelerinin sistematik mobbing, sendikal faaliyetleri nedeniyle baskı ve keyfî görev yeri değişikliklerine maruz kaldığını belirtti. Kamu kurumlarının kişisel hesaplaşma alanları olmadığını vurgulayan Su, “Kamu gücü; kişisel hesaplaşmaların değil, hukukun, eşitliğin ve kamu yararının hizmetinde olmalıdır” dedi.

"Üyemizin yaşadığı baskılar soruşturulsun"

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Adana 5. Bölge Müdürlüğünde görev yapan kadın üyesi Zeynep’in yaklaşık iki yıldır sistematik baskı, ayrımcılık ve mobbinge maruz kaldığı gerekçesiyle Bakanlık Personel Genel Müdürlüğüne başvurdu. Başvuruda, üyelerinin görev yaptığı birimlerin sık sık değiştirildiği, mesleki yeterliliğinin sorgulandığı, çalışma arkadaşları arasında güvenilmez gösterildiği ve yalnızlaştırıldığına dair bilgiler de yer aldı. Su, Bölge Müdür Yardımcısı Murat Karahanlı ve Denetim Hizmetleri Şube Müdür Vekili Yusuf Bute hakkındaki iddiaların bütün deliller toplanarak tarafsız biçimde araştırılmasını istedi.

Zeynep’in sağlık raporlarının tekrar tekrar incelemeye gönderildiği, boyun fıtığı ve boyun düzleşmesi rahatsızlıklarına uygun çalışma koşullarının sağlanmadığı ve kimyasal boya çalışmaları nedeniyle sağlık sorunlarının ağırlaştığını da başvuruda belirttiklerini dile getiren Su, 1 Haziran 2026 tarihli izin talebinin ardından verilen aylıktan kesme cezasına ilişkin olarak da üyelerinin, ulaşım engelini amirine bildirdiğini ancak izin talebinin reddedildiğine dair kendisine bildirim yapılmadan disiplin sürecinin başlatıldığını belirttiğini aktardı.

Su, “Hiçbir kamu çalışanı, amirlerin kişisel değerlendirmeleri veya olası husumetleri nedeniyle mesleki itibarını kaybetme, çalışma arkadaşlarından uzaklaştırılma ya da iş yerinde yalnız bırakılma korkusuyla yaşamak zorunda değildir” dedi.

BTS’den bağımsız soruşturma talebi

Su, Bakanlık Personel Genel Müdürlüğüne yaptığı başvuruda, Adana 5. Bölge Müdürlüğü dışından bağımsız bir muhakkik veya denetim elemanı görevlendirilmesini, görev yeri değişiklikleri, izin ve disiplin işlemleri ile sağlık raporlarına ilişkin süreçlerin incelenmesini talep etti. Sendika ayrıca tanıkların dinlenmesini, kurumsal kayıtların korunmasını ve üyelerinin olası baskı ve misillemelere karşı korunmasını istediklerini ifade eden Su, “Bu başvuruyu sıradan bir personel şikâyeti olarak değerlendirmeyin” diyerek Bakanlığa etkili bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu.

"Kadınların yüzde 60’ı iş yerinde en az bir olumsuzluk yaşıyor"

BTS Merkez Kadın Sekreteri Yelda Ademoğlu da konuşmasında, sendikanın kadın üyeleri arasında gerçekleştirdiği anket çalışmasının sonuçlarını paylaştı. İş kolundaki kadınların iş yerlerinde karşılaştıkları baskı, ayrımcılık, mobbing ve şiddet üzerine yapılan çalışmada, ankete katılan kadınların yüzde 60’ının yaşamlarında en az bir olumsuzlukla karşılaştığını belirtti.

Ademoğlu, her dört kadından birinin iletişimden dışlandığını, kendisinden bilgi saklandığını veya yalnızlaştırıldığını söylediğini, her dört kadından birinin cinsiyetçi şaka, ima, hitap, söz ve görsellerle karşılaştığını belirtti. Her beş kadından birinin ise iş yükü, vardiya, izin veya görevlendirmeler üzerinden sistematik baskıya maruz kaldığını ifade etti.

Kadınların tekrarlanan küçümseme, aşağılama, itibarsızlaştırma, bağırma, hakaret, tehdit ve yıldırma gibi davranışlarla da karşı karşıya kaldığını kaydeden Ademoğlu, kadınların yaklaşık yüzde 70’inin kurumlarına başvurduklarında gizliliklerinin korunacağına veya misillemeden korunacaklarına güvenmediğini söyledi.

Bu verilerin yalnızca iş yerlerinde yaşanan baskıları değil, hak aramanın önündeki korku ve güvensizliği de ortaya koyduğunu belirten Ademoğlu, Zeynep’in bir buçuk yılı aşkın süredir sistematik baskıya maruz kaldığını ifade ederek sessizliğini bozup hakkını aramasının önemine dikkat çekti.

"Bakanlığın hassasiyeti yetmiyor"

Ademoğlu, BTS’nin mobbing, taciz ve ayrımcılığa maruz kalan çalışanların başvurabileceği yöntemler, yapılan başvuruların sayısı, takip süreçleri ve kurumlarda verilen eğitimler hakkında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yazılı olarak soru yönelttiğini belirtti. Bakanlıktan gelen yanıtta genel olarak adli ve idari soruşturmalarda gerekli hassasiyetin gösterildiğinin ifade edildiğini aktaran Ademoğlu, somut başvuru ve sonuçlandırma sayılarının, prosedürlerin ve eğitim verilerinin paylaşılmadığını söyledi.

Ademoğlu, “Hassasiyetiniz yetmiyor” diyerek Bakanlığa iş yerlerinde psikolojik tacizi önleyecek koruyucu politikalar geliştirme, şikâyetleri gizlilik içinde ve gecikmeksizin araştırma sorumluluğunu yerine getirme çağrısı yaptı. Başvuruların tarafsız biçimde incelenmesini, çalışanların ve tanıkların misillemeden korunmasını isteyen Ademoğlu, iş yerlerinde yaşanan baskıların normalleştirilmesine izin vermeyeceklerini ve örgütlü mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

ILO’nun 190 sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanmasını ve hükümlerinin bütün iş yerlerinde uygulanmasını talep eden Ademoğlu, kadın dayanışmasını ve örgütlü mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.

"Yaklaşık iki yıldır sistematik baskı uygulanıyor"

BTS Genel Başkanı Tonguç Özkan, sendika olarak Adana 5. Bölge Müdürlüğünde yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de çeşitli görüşmeler yaptıklarını, şube ve genel merkez düzeyindeki girişimlere rağmen uygulamaların sona ermediğini söyledi.

Zeynep’in ve diğer sendika üyelerinin yaklaşık iki yıldır ayrımcı tutum, baskı ve mobbing uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Özkan, çalışanların yıllık izin, sağlık hizmetlerine erişim, çalışma biçimi, görev yeri ve çalışma odaları gibi farklı alanlarda sorun yaşadıklarını ifade etti.

Özkan, “Biz bu mobbinge ve ayrımcılığa karşı asla sessiz kalmayacağız” diyerek sendikanın hukuki, fiilî ve idari yollarla mücadeleyi sürdüreceğini söyledi. Genel merkez olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına başvurduklarını ve Adana Bölge Müdürlüğünde yaşananların araştırılması için teftiş kurulu görevlendirilmesini istediklerini belirten Özkan, talebin karşılanmaması durumunda da mücadeleye devam edeceklerini kaydetti.

Çalışanlara birlik olma ve hak arama çağrısı yapan Özkan, baskı ve hukuksuzluklar karşısında sessiz kalınmasının yöneticileri cesaretlendireceğini, örgütlü mücadelenin ise bu uygulamaların son bulmasında belirleyici olduğunu söyledi.

KESK’ten kamu kurumlarında liyakat ve demokrasi vurgusu

KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher de açıklamada yaptığı konuşmada, Adana’da bir kez daha mobbing ve şiddet nedeniyle bir araya gelmek zorunda kaldıklarını belirtti. Kamu kurumlarında liyakatsiz atamalar, siyasal kadrolaşma ve otoriter yönetim anlayışının çalışanların yaşamını etkilediğini ifade eden Gevher, demokratik çalışma ortamlarının giderek zayıfladığını, şiddet, taciz, mobbing ve sendikal ayrımcılığın arttığını söyledi.

Kamu kurumlarının birlikte üretim ve çalışma barışı yerine rekabetin, çalışanların birbirine karşı konumlandırılmasının ve sendikal ayrımcılığın öne çıktığı alanlara dönüştürüldüğünü belirten Gevher, Zeynep’in yaşadıklarının yalnızca bir çalışana yönelik baskı iddiası olarak ele alınamayacağını dile getirdi.

Gevher, sağlık raporlarının geçersiz sayılması yönündeki tutumların yalnızca çalışanı değil, raporu düzenleyen hekimlerin mesleki yeterliliğini de sorgulayan bir anlayışa işaret ettiğini söyledi. Bir yönetici tarafından hekimin verdiği raporun geçersiz sayılabilmesinin, idari yetkinin sınırları ve sağlık hakkı bakımından ciddi sorunlar doğurduğunu belirtti.

Mobbingin yalnızca doğrudan hedef alınan çalışanı etkilemediğini vurgulayan Gevher, bir kişiye uygulanan baskının diğer çalışanlara da benzer davranışlarla karşılaşabilecekleri mesajını verdiğini söyledi. Bu nedenle mobbingin bütün iş yerini etkileyen, çalışanları otoriter ve keyfî bir yönetim altında tutmaya yarayan bir mekanizma olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Çalışanın beyanı esas alınarak soruşturma başlatılmalı"

KESK olarak şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Gevher, kamu kurumlarında çalışanların korunması ve şikâyet mekanizmalarının etkili işletilmesi gerektiğini söyledi. 2025 yılında yayımlanan ve kamu ile özel iş yerlerinde mobbingin önlenmesini hedefleyen Cumhurbaşkanlığı genelgesine de değinen Gevher, genelgede kurum amirleri dâhil herkesin sorumluluğuna işaret edildiğini belirtti.

Gevher, çalışanların beyanları doğrultusunda soruşturma başlatılması gerektiğini vurgulayarak Adana 5. Bölge Müdürlüğünde çalışanların iddialarına rağmen herhangi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu. İlgili komisyonlara ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına da seslenen Gevher, başvuru sayılarının, incelenen dosyaların ve sonuçlandırılan soruşturmaların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

İş yerlerinin gerçekten şiddetten arındırılıp arındırılmadığının, yoksa şiddetin yeniden üretildiği ve üzerinin örtüldüğü alanlara mı dönüştüğünün açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyleyen Gevher, demokratik bir çalışma yaşamının keyfîliğe karşı hukukun, otoriterliğe karşı katılımcılığın ve rekabete karşı ortak üretimin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.

Gevher, iş yerlerinde şiddet ve mobbinge karşı mücadelenin yalnızca Zeynep’in değil, benzer baskılar nedeniyle susmak zorunda kalan bütün emekçilerin mücadelesi olduğunu belirtti. 25 Kasım’a giderken şiddetsiz iş yerleri ve güvenceli çalışma taleplerini daha güçlü dile getireceklerini söyledi.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
27.10.2026 12:05 / Güncelleme: 14:37

Yılın kelimesi seçilen 'maxxing' nedir?

Dictionary.com, Z ve Alfa kuşakları arasında yaygınlaşan “maxxing” terimini 2026’nın kelimesi seçti. Terim, bir şeyi mümkün olan en üst düzeye çıkarma veya optimize etme anlamında kullanılıyor.

Yılın kelimesi seçilen 'maxxing' nedir?

Fotoğraf: AA

27.10.2026 12:16

Tutuklu gazeteci Murat Ağırel'den Yılmaz Özdil'e yanıt: 'Tatlı su gazetecisi'

Sarıgül ailesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 19 Ekim’de tutuklanan gazeteci Murat Ağırel, Yılmaz Özdil’in kendisine yönelik eleştirilerine yanıt verdi.

Tutuklu gazeteci Murat Ağırel'den Yılmaz Özdil'e yanıt: "Tatlı su gazetecisi"

Fotoğraf: @muratagirel/X

27.10.2026 14:40

Şırnak Kumçatı’da 7 gündür elektrikler kesik: DEDAŞ'ı protesto eden 5 çocuk gözaltına alındı

Şırnak'ın Kumçatı beldesinde 7 gündür süren elektrik kesintisini protesto eden, yaşları 14-17 arasında değişen 5 çocuk ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Yaklaşık 15 bin kişinin etkilendiği beldede, sıcak su kazanına düşen bir çocuk da yaralandı.

Şırnak Kumçatı’da 7 gündür elektrikler kesik: DEDAŞ'ı protesto eden 5 çocuk gözaltına alındı

Fotoğraf: MA

27.10.2026 12:45 / Güncelleme: 13:37

Mekke İttifakı tarafları Tahran'da görüştü: İran'dan 'Bölgesel güvenlik ABD'ye bağlılıkla sağlanamaz' mesajı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan temsilcileri, dün Tahran'da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Taraflar "iş birliğini güçlendirmek için temasları sürdürmekte" anlaştı. İran'dan "Bölgesel güvenlik ABD’ye bağlılıkla sağlanamaz" mesajı geldi.

Mekke İttifakı tarafları Tahran'da görüştü: İran'dan "Bölgesel güvenlik ABD'ye bağlılıkla sağlanamaz" mesajı

Fotoğraf: AA

27.10.2026 11:00 / Güncelleme: 11:12

İzinsiz maden arama çalışmalarına karşı çıkmıştı: Fındıklı Belediye Başkanı Çervatoğlu’na ceza talebi

Fındıklı’da içme suyu kaynakları yakınında izinsiz maden arayan TÜPRAG çalışanlarının araçlarının durdurulması nedeniyle yargılanan Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu hakkında savcı, bir suçtan beraat, diğerinden ceza talep etti.

İzinsiz maden arama çalışmalarına karşı çıkmıştı: Fındıklı Belediye Başkanı Çervatoğlu’na ceza talebi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!