Gazetecilere yönelik baskılar Meclis gündeminde: DEM Partili Serhat Eren'den basın özgürlüğü için araştırma önergesi
Dem Parti Milletvekili Serhat Eren, gazetecilere ve basın emekçilerine yönelik gözaltı, tutuklama, yargısal baskı ve erişim engellerinin araştırılması için Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Fotoğraf: Evrensel
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin, gazetecilere yönelik adli ve fiziki baskıların, sansür uygulamalarının ve basın emekçilerine yönelik hak ihlallerinin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına araştırma önergesi sundu. Eren, Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri kapsamında sunduğu önergede, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların, dijital erişim engellerinin ve kayyım uygulamalarının boyutlarının tespit edilmesini, halkın haber alma hakkının güvence altına alınmasını istedi.
Önergenin gerekçesinde Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin (DFG) 2025 yılı ve 2026 yılı Eylül ayı hak ihlalleri raporlarına yer verildi. Eren, raporlardaki tespitleri aktararak, "Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin yalnızca münferit müdahaleler olmadığını, idari ve yargısal mekanizmalarla yürütülen kurumsallaşmış bir baskı konseptine dönüştüğünü" belirtti.
Erişim engelleri ve hesap kapatma kararlarının gazetecilerin kişisel hesaplarını, bağımsız yayın organlarını ve sivil toplum kuruluşlarını da kapsadığını ifade eden Eren, bu uygulamaların kitlesel bir dijital sansür mekanizmasına dönüştüğünü kaydetti. Önergede, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle alınan erişim engeli kararlarına küresel dijital medya şirketlerinin de uyum sağladığı belirtildi. Ev baskınları, kelepçeli muayene dayatmaları, adli kontrol tedbirleri, uzun tutukluluk süreleri, ekran karartmalar ve cezaevlerindeki sevk uygulamalarının gazetecilerin mesleklerini yapmasını engellediği ifade edildi.
“Gazeteciler faaliyetleri nedeniyle hedef alınıyor”
Önergede özellikle basına yönelik uygulamalara dikkat çekildi. Eren, gerekçede şu ifadelere yer verdi; "Kürt basını ise gazetecilik faaliyetleri ve editoryal tercihleriyle doğrudan hedef alınmakta, haber ajanslarının internet siteleri ve sosyal medya hesapları yüzlerce kez erişime kapatılarak kamusal alandan izole edilmeye çalışılmaktadır."
Eren, DFG'nin medyada çatışmacı dil yerine barış gazeteciliğinin hakim kılınması, kapatılan internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının yeniden açılması, RTÜK ile BTK'nin demokratikleştirilmesi ve tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması yönündeki taleplerini de önergesine taşıdı. Önergede, çok sayıda gazetecinin gözaltı, tutuklama, tehdit ve yargısal baskılarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Mezopotamya Ajansı, JINNEWS, Ajansa Welat, Xwebûn, Azadiya Welat, Yeni Yaşam Gazetesi, ETHA, Özgür TV, DİHA, Demokratik Modernite, Mücadele Birliği ve PİRHA gibi yayın organlarının sürekli erişim engellerine maruz kaldığı ifade edildi.
2025 yılında 127 gazeteci gözaltına alındı
DFG'nin 2025 yılı raporundaki verilerin de yer aldığı önergede, gazetecilere yönelik hak ihlallerinin bilançosu aktarıldı. Rapora göre 2025 yılında 127 gazeteci gözaltına alındı, 40 gazeteci tutuklandı. 47 gazetecinin evine baskın düzenlenirken 52 gazeteci kötü muameleye maruz kaldı, 33 gazeteci tehdit edildi ve 73 gazetecinin haber takibi engellendi.
Aynı dönemde gazeteciler hakkında 134 yeni soruşturma ve 96 dava açıldı. Yargılamalarda 83 gazeteciye toplam 101 yılı aşan hapis cezası verildi. Önergede ayrıca TELE1 ve Ciner Grubu'na kayyım atandığı, 294 basın emekçisinin işsiz kaldığı, 125 internet sitesinin kapatıldığı ve binlerce dijital içeriğe erişim engellendiği bilgisine yer verildi.
Eylül ayında 8 gazeteci tutuklandı
DFG'nin 2026 yılı Eylül ayı raporuna da değinilen önergede, bir ay içerisinde 15 gazetecinin gözaltına alındığı, 8 gazetecinin tutuklandığı ve cezaevlerindeki tutuklu gazeteci sayısının 30'a yükseldiği belirtildi.
Aynı ay T24 ve Medya Radar gibi haber sitelerinin tamamen erişime kapatıldığı, binlerce sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği ve RTÜK tarafından yayın kuruluşlarına 14 ceza kesildiği aktarıldı.
Önergede genel basın alanında da Merdan Yanardağ, Fatih Altaylı, Alican Uludağ, Tuğba Tekerek ve İsmail Arı'nın gözaltı, tutuklama, adli kontrol veya yargısal soruşturmalarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. TELE1, Halk TV, NOW TV, T24, Evrensel ve BirGün gibi yayın organlarına yönelik mali, idari ve yargısal yaptırımlara dikkat çekildi.
Eren, önergesinde basın bağımsızlığını tehdit eden adli ve idari uygulamaların, kayyım atamalarının, dijital sansürün ve özellikle Kürt basınına yönelik engellemelerin araştırılmasını talep etti. Araştırma önergesinin gerekçesinde şu ifadeler kullanıldı;
"DFG’nin raporları ve tüm bu tespitler ışığında Türkiye'de basın bağımsızlığını tehdit eden adli ve idari baskıların, kayyım uygulamalarının, dijital sansürün ve özellikle Kürt basınına yönelik süregelen ayrımcı ve cezalandırıcı engellemelerin araştırılması, tutuklu gazetecilerin durumunun incelenmesi ve halkın haber alma hakkının korunması amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir."
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et