27.10.2026 00:15

Özçelik-İş’te yok yok: Evrakta sahtecilik, delege oyunu, seçim manipülasyonu

Öz Çelik-İş'te 1 milyonluk maaşlar, 1 milyar TL’nin üzerinde kayıp para, sendika kasasının sıfır faizli kredi kaynağı olarak kullanılması, mal bildirimlerinde usulsüzlük, delege sayılarına ve seçimlere müdahale iddiaları gündemde.

Özçelik-İş’te yok yok: Evrakta sahtecilik, delege oyunu, seçim manipülasyonu

Kübra Kırımlı
[email protected]


Ankara – İktidara yakınlığıyla bilinen Hak-İş Sendikaları Konfederasyonuna bağlı Özçelik-İş’ de 22 yıl idari büro müdürü olarak görev yapmış M.Y, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunda; Özçelik-İş’in evrakta sahtecilik yaptığı, görevi kötüye kullandığı, güveni kötüye kullandığı, delilleri kararttığı, özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği iddialarında bulundu.

2018-2023 yılları arasında Özçelik-İş’te teşkilatlanma uzmanı olarak görev yapan; sendikada yaşandığını iddia ettiği usulsüzlüklere dair Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğu için işten atılan Adem Ünlü de M.Y’nin suçlamalarına ek olarak, “Sendika, suç duyurusunda yer almayan başka suçlar da işledi. Örgütlü olmadıkları fabrikadaki işçilerin kişisel bilgilerini edindiler. Sendika bilgisayarı kişisel bilgilerle dolu. Bunlar Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) kapsamında suç. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına (ÇSGB) para yedirip bu bilgileri elde ediyorlar. Yani bakanlıktaki tanıdıkları yöneticilerden bu bilgileri sendika yönetimi alıyor. Buna ben bizzat, sendikada çalıştığım süre zarfında da tanık oldum” iddiasında bulundu.

Mal bildirimleri ve resmi evrakta usulsüzlük

35 sayfalık suç duyurusunda M.Y’nin iddiaları şöyle oldu:

M.Y, Özçelik-İş Sendikası yöneticilerinin 2022 yılına ait mal bildirimleri üzerinde usulsüzlük, tahribat ve değişiklik yaptığını iddia etti. Buna ek olarak yine 2025 yılında yasa gereği zorunlu olarak verilmesi gereken mal bildirimlerinin yasal süre içinde verilmeyip, yasal süre içinde verilmiş gibi gösterildiği ve sendika gelen evrak defterinde kayıtlı eski kayıtların silinip yerine 2025 yılına ait mal bildirim dilekçelerinin eski tarihte girilmiş gibi gösterilerek evrak kayıt defteri üzerinde usulsüzlük, tahribat ve değişiklik yapıldığını iddia etti.

Müşteki M.Y, ifadesinde, sendika genel merkez yöneticilerinin 2022 Olağan Genel Kurulunda sendikada muhafaza edilen ve sözlü taleple kendisinden mal bildirim zarflarının istendiğini fakat M.Y, zarfları kendilerine vermesinin yasal olmadığını ve bu zarfların açılmaması gerektiğini yasal yoldan, resmi evrakla kendilerine bildirdiğini ifade etti.

‘Zarfları içi açılmış, boş geri getirdiler’

Sendikadaki görevinin yönetim kurulundan üstün olmadığı, işinin riske gireceğini düşünerek hareket ettiği yönünde beyanda bulunan M.Y, zarfların kendisinden istenmesi ardından bu işin sorumluluğunu, cezai müeyyideleri ve alındığını belgelemek için bir tutanak hazırladığını ancak sendika yöneticilerinin tutanağı imzalamadığını, tutanağı tek taraflı imzaladığını açıkladı: “2022 yılına ait mal bildirim zarflarını içi açılmış boş olarak geri getirdiler. Eski zarflar yerine yeni ve kapalı zarflar getirildi. Getirilen yeni kapalı zarflar ıslak imzalı ve 2022 tarihliydi. Bu yeni zarfları dosyaya geri koymamı istediler. İlerleyen günler 2025 yılına ait zarfları da getireceklerini söylediler. Kimi yöneticiler aynı gün hem 2022 hem de 2025 yılına ait yeni mal bildirimlerini birlikte getirip teslim ettiler. Fakat bazı yöneticilerin ise teslim ettiği eski mal bildirim zarflarının ağzı kapalı olarak geldiğinden üzerindeki tarihin ve zarfın yeni mi eski mi yahut içerisindeki formların değişip değişmediği bilgisi bilinmemektedir.”

2022 yılına ait açılmış mal bildirim zarfı (eski)

2022 yılına mal bildirimi zarfının yenilenmiş hali

‘Resmi evraklar daksillenip değiştirildi’

Bir diğer iddia en geç şubat ayının son gününe kadar yapılması gereken mal bildirimlerinin 2025 yılında mayıs ayı içinde verildiği ve genel evrak defterinde de tahribat yapıldığı yönünde. İfadesinde, sendika yöneticilerinin kendisinden bazı evrakları imha etmesini istediğini ama buna rağmen sakladığını belirtti.

Sendikanın 2024-2025-2026 Yıllarına Ait Gelen Evrak Defteri ve mal bildirim beyan dilekçeleriyle ilgili gelen evrak kayıt defteri üzerinde yapılan değişiklik, tahribat ve usulsüzlüğe dair suç duyurusunda sunulan belgelerden biri

‘Genel Başkan Hak-İş’te de zamanında mal bildirimi yapmadı’

Özçelik-İş Genel Başkanı Yunus Değirmenci, aynı zamanda Hak-İş Konfederasyonunun Genel Başkan Yardımcısı. Suç duyurusunda M.Y, Değirmenci’nin konfederasyona da zamanında mal bildirimini yasal süresinde vermediğini, mayıs 2025 ayı içerisinde verdiğini beyan etti. Bunun ispatlanması için emniyetten “Evrakın kayıt çıktısı ve kayıt kabul tarihinin gerçeği yansıtması bakımından EBYS LOG kayıtlarının incelenmesini, evraklar fiziki genel evrak kayıt defterinde tutuluyor ise genel evrak defterinin aslının incelenmesini, kayda giren genel başkanın mal bildirim dilekçesinin üzerindeki kayıt tarihinin değiştirilebileceği düşüncesiyle aslının alınmasını, aynı şekilde bu dilekçenin de fotokopiler üzerinde daksil izlerinin görünmeyeceğinden yerinde defterin incelenmesini” istedi. M.Y. ayrıca belge üzerinde sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığının tespiti için de bilirkişi yoluyla inceleme istedi.

‘Geçmiş tarihli işlemler için boşluk bırakıldı’

M.Y, dijital belgelerle savcılığa yaptığı suç duyurusunda sendika gelen evrak üzerinde geçmiş tarihli boş yer ayrıldığını da iddia ediyor. M.Y, boşlukların muhasebe işlemleri, şube evrakları, disiplin işlemleri, temsilci atama-istifaları gibi belgelerin daha sonra geçmiş tarihli kaydedilmesinde kullanıldığını öne sürdü.

‘Noterden usulsüz defter tasdiki yapıldı’

Sendika genel merkezinin yakınında bulunan 61. Noterlikten resmi usulsüzlük yapmasının da talep edildiğinin yer verildiği suç duyurusunda noterliğin bunu kabul etmediği iddialar arasında yer aldı. M.Y, suç duyurusunda; “Genel Başkan Yardımcısı Bayram Altun, şubelerin genel kurul karar defterlerini toplayıp ellerinde tutmaktadır. İşlerine gelmeyen kararların yer aldığı defterler için ‘Üzerine su döküldü’ veya ‘Kayboldu’ bahanesi uydurularak, çalışanlardan (benden ve büro personelinden) noterden yeni bir defter tasdik ettirmemiz istenmiştir. Ankara 61. Noterliği bu usulsüz işlemi reddedince, bazı yöneticiler yeni defter tasdikini başka illerdeki noterlerden yaptırmıştır. Ayrıca genel merkez, şubelerin özgürce genel kurul kararı almasını ve seçim kurulu seçmesini engellemekte ve şubelerin genel kurul defterlerinde seçim kurulunda hep aynı isimlerin olduğu kayıtlarla sabittir” ifadelerine yer verdi.

Bu iddialara ek yapan Eski Teşkilatlanma Uzmanı Adem Ünlü de “Özçelik-İş Sendikası Genel Sekreteri Şerafettin Koç, genel evrak defterini bizzat kendisi Gebze’ye götürüp, orada tanıdık bir noterde bu işi hallediyor” diyerek başka bir iddiada daha bulundu.

‘Verilerde hile yapıldı, seçimler maniple edildi’

Bir diğer iddia ise; Sendikanın Genel Başkanı Yunus Değirmenci ve Genel Başkan Yardımcısı Bayram Altun’un kendi koltuklarını korumak için sendika yazılım programında verilerde hile yaptığı yönünde. İddiaya göre, yöneticiler şubelerin üst kurula gönderilecek olan delege sayısını maniple ettiler. Temmuz 2025’te şubelerin üye sayılarını çıkartan genel merkez, kendi destekçisi olan şubelerin delege sayılarını artırdı, kendilerine muhalif olan şubelerin ise delege sayısını düşürdü. Bunu sendika yazılım sistemindeki verilerle oynayarak, işsiz üyeleri diğer şubelerin üyesi gibi yaptılar.

M.Y, bu iddiaya ilişkin Kayseri, Ankara ve Samsun Şubelerini örnek gösterdi: “Kayseri Şubesinin delege sayısını artırmak için gereken sayıya ulaşılamayınca; Samsun ve Ankara gibi diğer şehirlerdeki işsiz üyeler kağıt üzerinde ve sistemde Kayseri Şubesinin üyesiymiş gibi gösterildi. Kendilerine muhalif gördüğü ya da hoşlanmadıkları şubelerin… Sendika yazılım programına erişimleri kesilmiştir. Bu konuda sendikanın İstanbul Anadolu Havacılık Şubesinin itirazı ve dilekçeleri genel merkezde mevcuttur.”

‘Şubelerin üye listesine ulaşmaları yasak’

M.Y’nin anlattıklarına göre; İstanbul Anadolu Havacılık Şubesi, THY Teknik AŞ gibi büyük bir iş yerinde örgütlü. Fakat şubenin kendi üyelerini görmesi, üyelerini takip etmesi yahut üye listesine ulaşması genel merkez talimatıyla yasaklanmış. M.Y, sendikanın tüm bunları yaparken ÇSGB (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı) arkasına sığındığını söyledi. Şöyle ki, “ÇSGB sendikalara tam üye listelerini gönderiyor, bu bilgide hangi üye hangi şubeye ait bunun bilgisi yok. Sendika da genel üye sayısını değiştirmeden muhalif şubelere üye kaydırma yapılarak seçimleri maniple ediyor.”

Sendikanın 16. Olağan Genel Kurulu özelinde şubelerde yapılan değişiklikler tabloda gösterilmiştir.

‘Genel Başkanın talimatıyla yaptık’

M.Y,’nin aktardığı bir başka bilgiye göre; seçimlerin maniple edildiğini şubeler bilmiyor. Olayı fark ederek itiraz eden tek bir şube var; o da Kayseri. Sistemden üye kaydırma, silme vs. fark edilmediği için, zamanında müdahale edilerek seçimlere itiraz yapılamıyor.

M.Y, bu işlemleri Başkan Yunus Değirmenci’nin talimatı ile İdari İşler Şefi F.O. ile birlikte yaptığını belirttiği suç duyurusunda, Genel Başkanın emri ile sistem çıktılarını Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kılıç, Genel Sekreter Ahmet Çolak, kendisi ve Büro Şefi F.O’ya zorla imzalattığını da iddia etti.

‘Kongre öncesi usulsüz avans verildi’

M.Y,’nin bir diğer iddiası ise genel merkez yöneticilerinden Ahmet Çolak ve Mustafa Kılıç’ın aldığı yüksek avanslara dair. Hem Çolak’a hem de Kılıç’a ev alma gerekçesi ile 1 milyon 700 bin avans verildiği, ödemelerin 1 yıldan uzun süre taahhüde bağlanarak sendika bütçesinin faizsiz kredi gibi kullandırıldığını iddia etti. M.Y, suç duyurusunda “Yönetimin sözde aldığı maaşın 5 katına kadar avans verme kararı ve iş yeri baştemsilcilerine avans verildiği alışıla gelmiş bir durum değildir” dedi.

İddiaya göre avanslar sadece sendikanın yöneticilerine verilmedi. Kongre ayı öncesinde İskenderun Şube Sekreteri Gökhan İpek’e 1 milyon 250 bin lira, Eski Özel Kalem Meltem Toraman Soğuksu’ya 700 bin lira, Amatör Yönetici Rıfat Yılmaz’a maaşının 15 katı, 250 bin lira avans ödendi. Ayrıca kongre ayı içerisinde yaklaşık 165 bin TL yardım kolisi verildiği de M.Y’nin suç duyurusunda yer aldı.

M.Y, ayrıca Sendika Genel Merkezinde ve şubelerinde 20 kişinin de “danışman”, “personel” ünvanlarıyla istihdam edildiğini ancak bu kişilerin işe gitmediklerini iddia ederek, bu kişiler arasında daha önce şube yönetiminde çalışmış, aday olmama sözü verenler olduğunu, bunların mevcut yönetime muhalif olmasın diye istihdam edildiğini ifade etti.

Bir diğer iddia ise sendikanın Çankaya İlçesi Kavaklıdere Mahallesi Binektaşı Sokak, No:7’de bulunan adresindeki eski genel merkez binasının yıkılarak yerine, niteliğinin mesken olan araziye misafirhane yapıldığı, sendika kaynağının bu inşaata aktarıldığı yönünde. 5 katlı, 34 yataklı misafirhanenin tamamlanması üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen, binanın bugün fiilen kullanılamadığı, ruhsat alamayan binanın atıl halde beklediği ifade edildi.

‘Posta kutum açmaya zorlandı’

M.Y, bu süreçte kişi hak ve hürriyetinin kısıtlandığını da iddia ettiği suç duyurusunda, Sendikanın Avukatı Irmak Yenice’nin kendi ikamet ettiği konuta gelerek, saçından çıkardığı toka ya da özel bir aparatla posta kutusunu açmaya zorladığını, görüntülerin apartmanın güvenlik kameraları tarafından kayda alındığını ifade etti. Birilerinin defalarca evine geldiğini, kapı zilini defalarca çaldıklarını, yine aynı kişilerin bina içerisinde bekleyerek kişi hak ve hürriyetinin kısıtlandığını ifade eden M.Y, söz konusu kişiler hakkında gerekli cezai işlemlerin yapılmasını talep etti.

‘İşçilerin kişisel bilgileri ellerinde’

2018-2023 yılları arasında Özçelik-İş’te teşkilatlanma uzmanı olarak görev yapan; sendikada yaşandığını iddia ettiği usulsüzlüklere dair Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğu için işten atılan Adem Ünlü, M.Y’nin suçlamalarına ek olarak, “Sendika suç duyurusunda yer almayan başka suçlar da işledi. Örgütlü olmadıkları fabrikadaki işçilerin kişisel bilgilerini edinmişler. Bunlar KVKK kapsamında suç sayılıyor. Üstelik tek bir fabrika değil, onlarcası” diye konuştu. Bunları nasıl kanıtlarsınız diye sorduğumuz Ünlü, “ÇSGB’ye para yedirip bu bilgileri elde ediyorlar. Yani ÇSGB’deki tanıdıkları yöneticilerden bu bilgileri sendika yönetimi alıyor. Buna ben bizzat, sendikada çalıştığım süre zarfında da tanık oldum” iddiasında bulundu.

Sendikanın denetimiyle ilgili de bilgi veren Ünlü, “Ben onları Çalışma Bakanlığına şikayet ettim. Bakanlık bana sendikanın kendi denetleme kurulu olduğunu söylüyor. ‘Biz bir şey yapamayız’ diyor. Kısaca Bakanlık işine gelmeyen sendika olunca gidip denetliyor, fakat bu sendikaya gelince denetim yok. Bakanlık denetleniyor diyor ama denetleme kurulunda yer alanlar, fabrikadaki işçiler. Kongre yapılırken denetleme ve disiplin kurulu, fabrikada çalışan işçilerden seçiliyor. Şimdi kendi grubundan seçilen işçinin, gidip denetlemede ‘Ben bunun altına imza atmam’ deme şansı var mı? Yok. Çünkü bir telefonla adamı işten attırıyorlar.”

Ünlü, devamında “Suç duyurusunda bulunan M.Y, bunlardan korktuğundan soruşturmaya şunu eklememiş. Sendikanın elinde bazı iş yerlerinin çalışan bilgileri, T.C. kimlik bilgileri var. Bu KVKK kapsamında suç. Ben bu konuya dair suç duyurusunda bulundum. Bakın bu çok önemli. Şöyle ki; sendika bir yerde örgütlenecek. Diyelim ki 5 bin kişilik Sampo’da örgütlenecek. Bunlar Çalışma Bakanlığına araları iyi olduğu için gidiyorlar. Oradan 5 bin çalışanın kimlik bilgilerini alıyorlar. Sonra o 5 bin kişiye, ‘Gelin sizi üye yapalım’ vs. diye ulaşıyoruz. Bu şekilde on binlerce fabrika çalışanının kimlik bilgilerini sendika bilgisayarlarına kaydettiler” dedi.

‘CİMER’e şikayette bulundum’

KVKK kapsamına giren suça dair Ünlü, “28.09.2026 tarihinde CİMER’e konuyla ilgili şikayette bulundum. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki yetkisiz/usulsüz erişimler aracılığıyla on binlerce işçiye ait T.C. kimlik numarası ve kişisel veriler 6698 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümlerine aykırı biçimde temin edildi dedim. Talep edildiği taktirde elden teslim edebileceğimi de söyledim” dedi.

Ünlü, ayrıca otellere yapılan fahiş harcamalara da dikkat çekti: “Gebze Şubenin otel harcamalarına bakalım. Şubenin olağan kongresi var. Gidip bir otelle anlaşmışlar. Sözleşmedeki anlaşma 650 bin lira. Fakat yaptıkları ödeme 3 milyon 500 bin lira. Yaptıkları anlaşılmasın diye parça parça fatura kesmişler” diye konuştu.

Kendilerinin yaptığı hesaba göre sendika kasasından son 5 yılda 1 milyardan fazla paranın kayıp olduğunu iddia eden Ünlü, “Ben bunlardan şikayetçi olmaya, haberleri çıkmaya başladıkça, hakkımda cumhurbaşkanına hakaretten davalar açıldı. Kimseye hakaret etmedim, sadece Cumhurbaşkanının paylaşımları altına sendikacıların fotoğraflarını paylaşıp, ‘Neden bunları görmezden geliyorsunuz?’ dedim. Fakat AKP’den birilerini devreye sokup beni yargılattılar. Ben ne hırsızlık yaptım ne de arsızlık. Evimden kaç kere gelip beni polisler aldı. İşimden atıldıktan sonra diğer sendikalar da bana kapıyı kapattılar. Ben sonuçta bir sendikanın içindeki bütün yolsuzlukları, usulsüzlükleri çıkarıp göstermiş bir insanım. Sen misin bunu yapan, dediler. Problem değil. Amacım doğrular ortaya çıksın. Yani ne diyeyim artık bu saatten sonra” diye konuştu.

Öz Çelik-İş’ten ‘yalan’, ‘iftira’ yanıtı

Tüm iddiaları yazılı olarak ilettiğimiz Özçelik-İş Sendikası Basın Müşavirliği, iddialara herhangi somut bir yanıt vermedi. İddiaların yargı makamlarınca doğrulanmadığı, iş akdi feshedilen bir çalışanın “husumet” nedeniyle “Bilgi ve belgeleri çalarak tahrif ederek”, “yalan ve iftira kampanyası” yürüttüğü iddiaları olduğu savunuldu. Söz konusu bilgi ve belgelerin dolaşıma sokulmasıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve sürecin hukuki olarak takip edildiği aktarıldı. Sendikanın mali ve avans işlemlerinin tüzük, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarına uygun şekilde yürütüldüğü kaydedildi. Yöneticilerin maaş bilgilerinin ise kişisel veri kapsamında yer aldığı belirtilerek yanıtlanmadı.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
26.10.2026 13:47 / Güncelleme: 14:01

Yaklaşık 1 milyon kişiyi ilgilendiren GSS düzenlemesi: Kimlerin borcu silinecek, özel hastaneye kimler gidebilecek?

GSS prim borçlarına yönelik hazırlanan düzenlemeyle 2016 yılına ait ödenmemiş borçların silinmesi planlanıyor. Ancak borcu silinen herkes özel hastanelerden yararlanamayacak. Teklifin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Yaklaşık 1 milyon kişiyi ilgilendiren GSS düzenlemesi: Kimlerin borcu silinecek, özel hastaneye kimler gidebilecek?

Fotoğraf: Ardemirel1/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

26.10.2026 13:28 / Güncelleme: 13:45

Arınç'tan İsmail Saymaz tepkisi: ‘Bereket ki ağzı bantlanmamış, televizyona bağlanıp konuşabiliyor!’

Eski TBMM Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazeteci İsmail Saymaz’ın adli kontrol nedeniyle evinden çıkamamasını eleştirdi. Arınç, “Sayın Saymaz ayaklarına takılan kelepçe yüzünden evinden dışarı çıkamıyor” dedi.

Arınç'tan İsmail Saymaz tepkisi: ‘Bereket ki ağzı bantlanmamış, televizyona bağlanıp konuşabiliyor!’

Bülent Arınç | Fotoğraf: Yavuz Emrah Sever/AA

26.10.2026 14:20

TOKİ 'gayrimenkul şirketine' dönüştü: Kamu arazileri satılıyor, barınma ihtiyacı karşılanmıyor

TOKİ, aralarında İzmir'den 6 arsanın da bulunduğu 725 taşınmazı satışa çıkarıyor. Satışlardan 29 milyar lira gelir beklenirken meslek örgütleri, TOKİ'nin dar gelirliye konut üretmek yerine kamu arazilerini elden çıkarmasına tepki gösteriyor.

TOKİ "gayrimenkul şirketine" dönüştü: Kamu arazileri satılıyor, barınma ihtiyacı karşılanmıyor

Fotoğraf: Evrensel 

26.10.2026 10:47

Akaryakıta ÖTV kaynaklı zam bekleniyor: Artış pompaya ne zaman yansıyacak?

Benzin ve motorine 1 Kasım'da ÖTV zammı bekleniyor. Ancak tarihin pazar gününe denk gelmesi nedeniyle artışın pompaya ne zaman yansıyacağı belirsiz. Zammın uygulanması halinde benzinin litresi 80 lirayı, motorinin litresi ise 100 lirayı aşacak.

Akaryakıta ÖTV kaynaklı zam bekleniyor: Artış pompaya ne zaman yansıyacak?

Fotoğraf: Engin Akyurt/Pexels

26.10.2026 12:47

Eğitim Sen’den tutuklanan öğrenciler için açıklama: 'Öğrenciler derhal serbest bırakılsın'

Milli Eğitim Bakanı’nın lise ziyareti öncesinde pankart astıkları gerekçesiyle tutuklanan iki üniversite öğrencisinin serbest bırakılmasını talep eden Eğitim Sen, gençlerin hak arama mücadelesinin baskılarla engellenemeyeceğini vurguladı.

Eğitim Sen’den tutuklanan öğrenciler için açıklama: 'Öğrenciler derhal serbest bırakılsın'

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!