25.10.2026 00:20

Arnavutluk’ta farklı kesimler ortak taleplerle sokakta: ‘Yoksulluk, yolsuzluk ve yağmaya karşı mücadeleye’

Arnavutluk'ta yazın patlak veren eylemlerin ardından farklı kesimler yeniden sokakta. Arnavutluk’ta protestoları örgütleyen örgütlerden Qemal Stafa Komünist Gençlik Örgütü Sekreteri Alban Çelaj, Arnavutluk’ta son durumu anlattı.

Arnavutluk’ta farklı kesimler ortak taleplerle sokakta: ‘Yoksulluk, yolsuzluk ve yağmaya karşı mücadeleye’

Ela Ava
[email protected]


Arnavutluk’ta 13 Ekim 2026’da yüzlerce üniversite öğrencisinin Tiran’daki Eğitim Bakanlığı önünde toplanmasıyla başlayan eylemler hızla kitleselleşti. “Arnavutluk satılık değildir”, “Rama istifa”, “Halk yolsuzluğa ve yoksulluğa karşı” sloganlarıyla sokaklara çıkan öğrenciler, işçiler, kamu emekçileri ve birçok kesim mücadelede ısrarcı olduğunu söylüyor.

Arnavutluk’ta protestoları örgütleyen örgütlerden Qemal Stafa Komünist Gençlik Örgütü Sekreteri Alban Çelaj, Arnavutluk’ta son durumu Evrensel’e anlattı.

2026 yazı boyunca Tiran’da “Flamingo Hareketi” olarak bilinen protestolara tanık olduk. 13 Ekim’den bu yana çeşitli kesimler yeniden sokaklarda. Protestolar nasıl yeniden kıvılcımlandı?

Bu protestolar yazın başlangıçta, Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile kızı Ivanka Trump’ın dahil olduğu, milyarlarca dolarlık bir turistik projeye karşıydı.

Arnavutlar bunu toprakların yabancı çıkarlara satılması olarak gördü. Bu projede koruma altındaki alanların metrekare başına 1 avro bedelle satıldığı iddia ediliyordu. Bu süreç, kamu arazilerinin sahtecilik iddialarıyla ele geçirilmesi, özel mülklere el konulması ve devredilmesiyle ortaya çıktı.

Kamu malına el koyan oligarkların ortaya çıktığı bir ülkede, bu durum protestoları ateşledi. Protestolar günlerce gayet barışçıl biçimde sürdü, ancak hiçbir şey değişmedi. Ülkenin Başbakanı, kararlaştırdığı şeyi uygulamaya devam edeceğini, AB üyeliği yolunda ilerleme sağlayanın yalnızca kendisi olduğunu ve iktidara gelecek başka birinin ülkeyi bu konuda geriye götüreceğini bile söyledi.

Bu da son günlerde öğrencilerin kitlesel biçimde sokaklara çıkmasına yol açtı, protestolar giderek sertleşti ve polisle yoğun çatışmalar yaşandı. Görevi özellikle silahlı tehditlerin etkisiz hale getirilmesi olmasına rağmen, polise destek olması için RENEA özel kuvvetleri de görevlendirildi.

Protestocular, Vodafone Albania, One Albania ve Iute Credit gibi büyük şirketleri hedef aldı. Bu şirketler, finansal duruma ilişkin yeterli güvence olmadan kredi vermeleriyle ve çok yüksek komisyonlar almalarıyla biliniyor.

Sokaklarda en çok hangi kesimleri görüyoruz? Hangi talepler öne çıkıyor?

Bu hareket Z kuşağı protestoları olarak tanındı. Olaylara katılan gençler kararlı ve korkusuz. Ancak önemli olan, gösterilerin siyasi yelpazenin her kesiminden insanları bir araya getirmesi. Bununla birlikte sol görüşlü katılımcılar ağırlıkta. Bileşen de çeşitli, en büyük bölümünü orta gelirli veya yoksul kesimler oluşturuyor. Protestolar, bizzat Edi Rama’nın da kabul ettiği gibi, geniş bir kamu çalışanı kesimden ve Sosyalist Parti üyelerinden de önemli destek görüyor.

Talepleri çok net. Başbakanın istifasını ve hukuki olarak hesap vermesini istiyorlar. Ayrıca Sali Berisha gibi şu anda muhalefette olan eski siyasi liderlerin, yolsuzluk nedeniyle soruşturulan Belinda Balluku gibi bakanlarla birlikte hesap vermesini talep ediyorlar. Yoksulluk ve yolsuzluğa karşı mücadele son eylemlerde daha da öne çıkıyor.

Bu protestolar konusunda bana umut veren şey, göstericiler arasındaki yaygın sistem karşıtlığı. Ancak sistemin bütününe yönelik bu muhalefetin, onun yerini nasıl bir alternatifin alması gerektiğine ve bu değişimin nasıl sağlanacağına dair bir kavrayışa dönüşüp dönüşmeyeceği henüz belli değil.

Yazın gerçekleşen protestolarla şimdiki arasında somut farklar var mı? Sürecin ilerleyişini nasıl yorumlarsınız?

Farklar açık: İlk protestolarda göstericilerin hükümete yönelttiği talepler vardı, şimdiki protestolarda ise bu talepleri ne pahasına olursa olsun elde edeceklerini dile getiriyorlar.

Protestolar daha şiddetli hale geldi, ancak bu şiddeti güvenlik güçleri tetikledi.

Protestocular talep ettikleri şeyi elde etmekte kararlı, hükümet ise geri adım atmayı reddediyor. Bu da daha kritik bir tablo ortaya koyuyor. Mevcut yönetim seçimleri kazandığı gerekçesiyle, başlattığı yoldan devam edeceğini söylüyor.

Açıkça anlaşılması gereken şey, bu hareketin protestolardan önce de pozisyonlarını tutarlı biçimde koruyan tek bir milletvekili dışında, parlamentoda temsil edilmediğidir. Sokakta eylem yapanlar parlamentoyu bir bütün olarak reddediyor. Parlamentoda eskisi gibi oligarşik çıkarları gözeten yasalar oylanıyor ve destekleniyor.

Protestocular, taleplerine yönelik olumlu herhangi bir şeyin parlamentodan çıkmayacağının farkında.

Avrupa genelinde bir eylemlilik dalgası var. Arnavutluk dahil Avrupa’da aynı dönemde farklı sloganlarla sokaklara çıkılmasının bir anlamı var mı?

Başbakan Edi Rama son günlerde Arnavutluk’taki protestoları ‘Diğer ülkelerdeki eylemlerden tetiklenme’ olarak nitelendirdi.

Bunu yaparak, insanların temelde kendisine karşı oldukları için sokağa çıkmadıklarını, bunun daha geniş bir eğilimin parçası olduğunu ima etmeye çalışıyor. Ayrıca protesto edenleri neokomünistler ve sözde Antifa aktivistleri olarak çerçevelemeye çalıştı.

Ben bu protestolardaki ortak noktayı, insanların sistemin çürümüşlüğünü ve onun somutlaştırdığı tüm olumsuz unsurları açıkça fark etmesinin bir sonucu olarak görüyorum. Yeni bir çağın başlamasını talep ediyorlar. Faşist devletlerle dolu bir geçmişe geri dönmek yerine köklü bir değişime doğru ilerlemek istiyorlar.

Bence, dünyaya hakim olmaya çalışan, faşist ideoloji ve tutumlara sahip büyük güçler, diğer kesimlere yönelik saldırganlıklarını açıkça yoğunlaştırdı; uluslararası hukuku alenen ihlal etmeye, hatta bazı durumlarda onu tanımamaya kadar vardı. Bazı halklara soykırım uygulanıyor, bazılarına şiddet yöneltiliyor ve dünyanın dört bir yanındaki ülkeler sürekli baskı ve tehditlere maruz bırakılıyor.

Bu, halkların her türlü baskıya karşı uyanışının işaretlerini şimdiden veriyor. Halklar arasındaki dayanışma, zaferin anahtarı olacaktır.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
24.10.2026 17:40 / Güncelleme: 17:56

Hiroşima'dan Nagasaki'ye uzanan hayatta kalma mücadelesi | İki atom bombasından da sağ kurtuldu

Japon mühendis Tsutomu Yamaguchi ise Hiroşima'da ve üç gün sonra da Nagasaki'de atom bombalarının yıkımına tanıklık etti. Her iki saldırıdan da sağ kurtulan Yamaguchi, yaşamının son yıllarını nükleer silahsızlanma çağrılarıyla geçirdi.

Hiroşima'dan Nagasaki'ye uzanan hayatta kalma mücadelesi | İki atom bombasından da sağ kurtuldu

Fotoğraf: 朝日新聞社/Wikimedia Commons Public domain

24.10.2026 10:08

Elazığ merkezli 3 ilde yasadışı bahis operasyonu: Gözaltına alınan 9 kişiden 8’i tutuklandı

Elazığ merkezli İstanbul ve Adana'da düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 9 kişiden 8'i tutuklandı.

Elazığ merkezli 3 ilde yasadışı bahis operasyonu: Gözaltına alınan 9 kişiden 8’i tutuklandı

Fotoğraf: DHA

24.10.2026 15:40

Eve kilitlenen 2 kız çocuğu, sarkıttıkları çarşafla kaçarken 3'üncü kattan düştü. Birinin hayati tehlikesi var

Küçükçekmece'de babanın odaya kilitlediği kızı ve arkadaşı pencereden sarkıttıkları çarşaf ile inmeye çalışan 2 kız çocuğu zemine düşerek ağır yaralandı. Baba gözaltına alınırken, çocuklardan birinin hayati tehlikesinin olduğu bildirildi.

Eve kilitlenen 2 kız çocuğu, sarkıttıkları çarşafla kaçarken 3'üncü kattan düştü. Birinin hayati tehlikesi var

Fotoğraf: DHA

24.10.2026 16:06 / Güncelleme: 16:17

Polen Ekoloji Kolektifi ekstraktivizm haritasını yayımladı: Maden şirketlerine il büyüklüğünde alan satıldı

Polen Ekoloji Kolektifinin yayımladığı Ekstraktivizm Haritası'na göre, maden şirketlerine Tekirdağ'dan büyük bir alan satıldı. 10 binden fazla saha ihalesiz devredilirken madencilik projelerinin yüzde 92,6'sı ÇED onayı aldı ya da muaf tutuldu.

Polen Ekoloji Kolektifi ekstraktivizm haritasını yayımladı: Maden şirketlerine il büyüklüğünde alan satıldı

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

24.10.2026 12:42

SES Adana Şubesi genel kurulunu gerçekleştirdi: 'Sesi büyüteceğiz, mücadeleyi sürdüreceğiz'

SES Adana Şubesi genel kurulu, Adana Tabip Odası Salonunda gerçekleştirildi. Genel kurulda sağlık emekçilerinin hakları, grevli toplu sözleşmeli sendika talebi ve demokrasi mücadelesi öne çıkarken, örgütlü mücadele ve dayanışma çağrısı yapıldı.

SES Adana Şubesi genel kurulunu gerçekleştirdi: “Sesi büyüteceğiz, mücadeleyi sürdüreceğiz”

Fotoğraf: Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!