25.10.2026 00:20

Yarım milyon İtalyan öğrenci sokağa çıktı: Daha fazla sınıf, daha az bomba

"Mevcut durumda, ekmek, barış ve özgürlük için, gerçek bir halk demokrasisi için geniş bir halk savaş karşıtı, antifaşist ve antiemperyalist cepheyi teşvik etmek de hayati önem taşıyor."

Yarım milyon İtalyan öğrenci sokağa çıktı: Daha fazla sınıf, daha az bomba

Scintilla Gazetesi Editörü Vik Grandi


İtalya şu anda yoğun bir toplumsal istikrarsızlık ve harekete geçme dönemi yaşıyor. Her gün gösteriler, grevler ve yol kesmeler yaşanıyor. Bu durum, artan yaşam maliyetlerine karşı protestolarla kendiliğinden başladı. 16 ve 17 Ekim’de ise birçok şehirde büyük gösterilere dönüştü.

En başta neden, benzin fiyatları ve diğer hoşnutsuzluklardı. Protestolar daha sonra iş güvencesizliği, düşük ücretler, sosyal harcamalardaki kesintiler, silahlanmanın artması gibi daha geniş kapsamlı taleplerle birleşti.

Ana akım medya, başlangıçta bu toplumsal harekete tamamen göz yumdu, ardından da ‘suç’ olarak nitelendirdi. Sokak protestolarının gerçek nedenleri yerine polisle yaşanan çatışmalara öncelik verdi.

Bunun başlıca nedenleri, ülkenin ekonomik ve siyasi durumu.

Tüketim azalıyor, yoksulluk artıyor

İtalya’da ekonomi durgun seyrini sürdürüyor. 2026 yılında GSYİH’nin yüzde 0.9 büyümesi bekleniyor. İşçilerin büyük bir kısmı, ailelerini geçindirmek için yetersiz kalan ücretler nedeniyle ağırlaşan iş güvensizliğinden mustarip. Yüksek enflasyon, ücretlerin satın alma gücünü daha da azalttı. İşten çıkarmalarla birlikte yaşanan sanayi krizi; tarım, ulaştırma ve turizm sektörlerindeki krizlerle daha da ağırlaşıyor.

Benzin fiyatı litre başına 2 avroyu aşarken, dizel fiyatı 3 avroya ulaştı. Şu anda 2.3 avro seviyesinde seyrediyor. Bazı günlük tüketim mallarında (kahve, yağ, domates, pirinç) yüzde 40’ı aşan fiyat artışları görüldü.

Meloni Hükümeti, 1990’ların başından beri durgunlaşan ücretleri korumak için hiçbir adım atmadı. Sonuç olarak, tüketim azalıyor ve yoksulluk artıyor.

En kötüsü ise kış faturalarıyla gelecek. Buna ek olarak konut, sağlık ve sosyal yardım krizleri ile çevresel tahribat da söz konusu.

Üstelik bir başka kemer sıkma ve silahlanma bütçesi hazırlanıyor. 2026 yılı askeri harcamaları 35 milyar avroya yükseldi. Meloni, Trump ile askeri harcamaların GSYİH’nin yüzde 5’i düzeyinde tutulması konusunda varılan anlaşmayı sürdürmek için daha fazla kesinti ya da yeni vergiler öngörüyor.

Sınıflar arası uçurum genişliyor

Yaklaşık 6 milyon kişi mutlak yoksulluk içinde yaşıyor (Nüfusun yaklaşık yüzde 10’u); ekonomik imkansızlıklar nedeniyle sağlık hizmetlerinden bile mahrum kalıyorlar. Şu anda yüzde 18.9 olan genç işsizliği artıyor.

Faiz harcamaları artmaya devam ediyor, 2027’de yıllık 103 milyar avro olacak.

Made in Italy” Bakanlığında, çoğunlukla metal iş kolunu ilgilendiren yaklaşık seksen görüşme yapıldı. Kapanma riskiyle karşı karşıya olan eski ILVA Çelik Fabrikası ve 1250 kişinin işten çıkarılmasının söz konusu olduğu Electrolux Fabrikası vakası bu durumun simgesel örnekleridir.*****

Bu arada, genel enflasyon yüzde 4’ün üzerinde, yakıt enflasyonuysa ortalama yüzde 15. Henüz yenilenen sözleşmelere rağmen, satın alma gücü 2021’e kıyasla yüzde 10 daha düşük. Emeklilik artık 67 yaş ve üzerinde mümkün.

Konut giderleri 2000’den 2025’e kadar yüzde 100’ün üzerinde arttı.

İşçilere karşı 8 kararname

Sınıflar arasındaki uçurum giderek genişliyor. Süper zenginler, yani nüfusun yüzde 5’i, ulusal servetin yaklaşık yüzde 50’sine sahip.

Bu yetmezmiş gibi, hükümet sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ile engelliler ve yoksullar için yönelik programlara ayrılan bütçeyi kesmeye devam ediyor buna karşın askeri harcamalar artmayı sürdürüyor.

Meloni Hükümeti, görev süresi boyunca sekiz “Güvenlik Kararnamesi” ile grev yapan işçilere yönelik baskıyı artırdı. İş yerlerinde her gün can kayıpları yaşanıyor. Bu yıl toplam 1074 ölüm kaydedildi; yani günde dört ölüm.

Meloni, Salvini ve Tajani’den oluşan gerici hükümet ise iş kazası durumunda “işverenler” için bir tür cezai koruma kalkanı getirerek dokunulmazlık mekanizmaları oluşturmayı düşünüyor; bu sayede geçerli belgeleri olan patronlara önemli ölçüde hafifletme tanınacak.

Sokağa çıkanlar kim?

Ülkenin durumu böyle. Peki bugün harekete geçen başlıca kesimler kimler?

Birincisi, eğitim bütçesindeki kesintilere, yüksek kiralara karşı gösteriler ve okul işgalleri gerçekleştiren öğrenciler. 16 Ekim’de yarım milyondan fazla öğrenci sokaklara döküldü ve 30 Ekim’de gerçekleşecek genel grevle yeniden harekete geçmeye hazırlar.

Çoğu reşit olmayan yaklaşık 350 genç gözaltına alındı. Fransız öğrenciler, özellikle kuzey İtalya’da büyük yankı uyandırdı. Birçok şehirde, “Savaşa değil, okullara para” ve “Daha fazla sınıf, daha az bomba” gibi sloganlarla sokaklara döküldüler. Çeşitli gösterilerde öğrenciler Filistin halkıyla dayanışma içinde olduklarını da ifade etti.

İkincisi, düşük ücretler ve işten çıkarmalardan etkilenen işçiler (çelik işçileri gibi) ve liman işçileri ile taban sendikaları. Liman işçileri 30 Ekim’de limanların askeri hale getirilmesine karşı grev çağrısı yaptı, bu grev daha sonra genel greve dönüştü. Geçtiğimiz günlerde liman işçileri, İtalya’daki ABD askeri üslerine gönderilmek üzere savaş malzemeleriyle yüklü bir gemiyi durdurdu. Ayrıca, en büyük sendika olan CGIL, 20 Kasım’da genel grev düzenlemeye karar verdi.

Üçüncüsü, yüksek akaryakıt fiyatları, tekelci politikalar ve büyük ölçekli dağıtımdan etkilenen kamyon şoförleri, küçük çiftçiler, fırıncılar ve alt orta sınıfa mensup kesimler. Baskı onları da vurdu. Polis tarafından yaklaşık 1400 kamyon şoförü tespit edildi; 71 şikayet dosyalandı ve 242 idari yaptırım uygulandı.

İşçiler durduğunda her şey durur

Kısacası, sömürülen ve ezilenlerin sınıf mücadelesinin hızla gelişmesine tanık oluyoruz. Bu seferberlikte işçiler temel bir kuralı savunuyorlar: İşçiler durduğunda her şey durur.

Ancak bugün, sendikalar ve işçi hareketi içindeki oportünistlerin ve iş birlikçilerin engelleyici ve bölücü rolü nedeniyle, işçi sınıfının tüm kesimleri henüz harekete geçmemiş durumda.

Liberal-reformist ve sağcı sosyal demokrat kökenli parlamento muhalefeti, işçi sınıfının devrimci ivmesinden korktuğu için grevi desteklemiyor, ancak seçim oportünizmi nedeniyle kendilerini çok açık bir şekilde grevden uzaklaştıramıyor.

Hükümetin tek kozu baskı

Meloni Hükümeti, protestocuların taleplerine tatmin edici yanıtlar veremiyor. Tek yaptığı baskı uygulamak. Son günlerde, gençleri suçlu ilan etmek, onlara baskı uygulamak ve gösteri yapma haklarını kısıtlamak amacıyla yeni yasalar kabul edildi. Sokaklara yüzlerce asker konuşlandırıldı. Bologna, Torino, Milano ve diğer şehirlerde protestoculara karşı tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve cop kullanılarak şiddetli polis müdahaleleri gerçekleştirildi.

Ardından hükümet yeni bir baskı dalgası başlattı: reşit olmayanlara yönelik eşi görülmemiş para cezaları açıklandı. Şiddet içeren gösterilere katılanlara beş yıl hapis cezası ve 20 bin avro para cezası; organizatörlere ise 12 yıla kadar hapis cezası; ayrıca 14 ila 18 yaş arası reşit olmayanlar için gözaltı süresinin uzatılması düzenlemeleri hayata geçirildi. Faşistler de gösterilere sızmaya çalışarak vandal ve provokatör olarak hareket ediyorlar. Öte yandan tüm gerici güçler, toplumsal öfkeyi kapitalizme, onun devletlerine ve gerici hükümetlerine değil, göçmenlere yöneltmeye çalışıyor. 

Önce 30 Ekim ardından 20 Kasım

30 Ekim’deki grev, bu sonbaharda önemli bir seferberlik aşaması olacak ve 20 Kasım’da ilan edilen “Uluslararası Savaşa Karşı Gençlik Grevi Günü” de genel greve zemin hazırlayacak. O gün de işçiler ve öğrenciler bir kez daha omuz omuza sokaklara çıkacak.

Nitekim, 20 Kasım’da İtalya’nın en büyük sendikası olan CGIL, hükümetin kemer sıkma mali manevralarına karşı genel grev ilan etti.

Buradaki kilit faktör, burjuvazi ile güç dengesini değiştirmek ve bu durumdan mustarip olan diğer ezilen sosyal kesimleri de harekete geçirmek için işçi sınıfının katılımı.

Şu anki hedef, liberal-reformistler arasında yanılsamalar yaratmadan, fabrikalarda ve sokaklarda proletaryanın çıkarlarını savunmak için mücadele ederek, Meloni Hükümetinin düşmesine kadar krizini derinleştirmek ve başka bir aşırı sağ hükümetin ortaya çıkmasını engellemektir.

Mevcut durumda, ekmek, barış ve özgürlük için, gerçek bir halk demokrasisi için geniş bir halk savaş karşıtı, antifaşist ve antiemperyalist cepheyi teşvik etmek de hayati önem taşıyor.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
24.10.2026 13:59 / Güncelleme: 14:40

Aziz Yıldırım: İsmail Kartal kendi gitmek istemezse ben gönderemeyeceğim

Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda konuşan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, İsmail Kartal ile ilgili; “Bütün Fenerbahçeliler bilsin; İsmail Kartal kendi gitmek istemezse ben gönderemeyeceğim. Benimle birlikte isterse ayrılır” dedi.

Aziz Yıldırım: İsmail Kartal kendi gitmek istemezse ben gönderemeyeceğim

Fotoğraf: DHA

24.10.2026 10:42 / Güncelleme: 10:53

Almanya'da 150 bin banka çalışanı greve çıkıyor

Almanya’nın en büyük sendikalarından Ver.di, ücret artışı talebiyle Deutsche Bank ve Commerzbank’ın da aralarında bulunduğu özel bankalarda çalışan 150 bin kişiyi pazartesi günü uyarı grevine çağırdı.

Almanya'da 150 bin banka çalışanı greve çıkıyor

Fotoğraf: Patrik Meyer/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
24.10.2026 11:25

Dünya Güreş Şampiyonası Kazakistan'da başladı; Türkiye 30 sporcuyla katılıyor

Kazakistan'da düzenlenen 2026 Dünya Güreş Şampiyonası başladı. Türkiye'nin 30 sporcuyla katıldığı şampiyona, grekoromen stil müsabakalarıyla başladı.

Dünya Güreş Şampiyonası Kazakistan'da başladı; Türkiye 30 sporcuyla katılıyor

Fotoğraf: AA

24.10.2026 15:40

Eve kilitlenen 2 kız çocuğu, sarkıttıkları çarşafla kaçarken 3'üncü kattan düştü. Birinin hayati tehlikesi var

Küçükçekmece'de babanın odaya kilitlediği kızı ve arkadaşı pencereden sarkıttıkları çarşaf ile inmeye çalışan 2 kız çocuğu zemine düşerek ağır yaralandı. Baba gözaltına alınırken, çocuklardan birinin hayati tehlikesinin olduğu bildirildi.

Eve kilitlenen 2 kız çocuğu, sarkıttıkları çarşafla kaçarken 3'üncü kattan düştü. Birinin hayati tehlikesi var

Fotoğraf: DHA

24.10.2026 09:23 / Güncelleme: 09:26

Şakran Cezaevi'nde kimlik kartı dayatması: 'Nazi Kampı' benzetmesi

Şakran Kapalı Kadın Cezaevi'nde kimlik kartı taşıma dayatmasına karşı açlık grevinde olan Güzin Tolga'nın avukatı Veysi Çetin, dayatmanın psikolojik bir cezalandırma yöntemi olduğunu belirterek Nazi kamplarını hatırlattı.

Şakran Cezaevi'nde kimlik kartı dayatması: 'Nazi Kampı' benzetmesi

Fotoğraf: MA

24.10.2026 15:18

Yılmaz Erdoğan'ın X hesabı askıya alındı

Oyuncu ve yönetmen Yılmaz Erdoğan'ın X hesabı askıya alındı. Erdoğan'ın Netflix dizisindeki “kam davulu” sahnesi daha önce tartışma yaratırken hesabın kapatılma gerekçesine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Yılmaz Erdoğan'ın X hesabı askıya alındı

Yılmaz Erdoğan (Çok Güzel Hareketler programından ekran görüntüsü)

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!