Merinos işçisine ‘sessiz kal’ ve ‘ihbar et’ baskısı
Ağır çalışma, hak gaspları ve işten atmalarla gündeme gelen Merinos patronu “sosyal medya kullanımına ilişkin beyan ve taahhütname”si ile işçilere ‘otosansür’, ‘muhbirlik’ ve ‘sessizlik’ dayatmak istiyor.
Antep - Ağır çalışma, hak gaspları ve işten atmalarla gündeme gelen Merinos patronu “sosyal medya kullanımına ilişkin beyan ve taahhütname”si ile işçilere ‘otosansür’, ‘muhbirlik’ ve ‘sessizlik’ dayatmak istiyor.
Merinos’ta ağır iş yükü, ücretlerin erimesi, vergi dilimi, iş yerinde müdür ve şeflerin baskısı işçilere nefes aldırmıyor. İşçiler, sorunlarını sık sık sosyal medya platformlarında dile getiriyor. Antep İşçi Postası, İşçinin Sesi gibi yerel sosyal medya hesapları da Merinos’ta yaşananlara ilişkin paylaşımlarla dolu.
İşçilere imzalatılan ve toplam 6 madde bulunan taahhütname ile işçiye ifade özgürlüğünü, hak arama imkanını ve yargısal denetim haklarını kısıtlayan, işçiye denetim/ihbar görevi yükleyen ve tek taraflı olarak patronun itibarının korunmasını öne koyan ağır şartlar içeriyor. Taahhütnamede, işçilerin sosyal medya paylaşımlarında ya da gazete ve televizyonlara bilgi verirken, ‘İşverene sadakat yükümlülüğünü koruyacağı’ ifadesi yer alıyor.
Taahhütnamede dikkat çeken maddeler şöyle:
"İş ilişkimin devamı süresince sosyal medya, çevrimiçi platformlar ve sair dijital veya basılı yayın ve iletişim kanallarını kullanırken İşveren’e karşı sadakat yükümlülüğüne ve yürürlükteki mevzuata uygun davranacağımı", "Merinos’un ticari itibarına, kurumsal kimliğine veya marka değerine hukuka aykırı şekilde zarar verebilecek ya da herhangi bir kişi veya kurum hakkında gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgi içeren yahut hakaret, ayrımcılık, taciz veya aşağılama niteliği taşıyan herhangi bir paylaşım, yorum, açıklama veya beyanda bulunmayacağımı", "Merinos’un önceden verilmiş açık yazılı onayı bulunmaksızın Merinos veya çalışanları adına herhangi bir yazılı veya sözlü açıklamada bulunmayacağımı", "Merinos ile ilgili olumsuz bir paylaşım veya açıklamayla karşılaşmam halinde durumu gecikmeksizin yöneticime veya insan kaynakları birimine bildireceğimi", "İş sözleşmemin herhangi bir nedenden dolayı sona ermesinden sonra da Merinos’un ticari itibarına, kurumsal kimliğine, marka değerine ve hukuken korunan menfaatlerine veya Merinos’un yöneticilerinin, çalışanlarının ve diğer üçüncü kişilerin kişilik haklarına hukuka aykırı şekilde zarar verebilecek nitelikte gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgi içeren yahut hakaret, tehdit, iftira veya kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan paylaşım, yorum, açıklama veya beyanlarda bulunmayacağımı", "Taahhütnamede düzenlenen yükümlülüklerime aykırı davranmamın, aykırılığın niteliğine ve ağırlığına göre iş sözleşmemin haklı veya geçerli nedenle feshine yol açabileceğini bildiğimi; Merinos’un söz konusu aykırılık nedeniyle uğrayabileceği zararların tazminini talep etme ve ilgili mevzuat kapsamında şikayet ve suç duyurusunda bulunma dahil her türlü yasal yola başvurma haklarının saklı olduğunu beyan ve taahhüt ederim."
‘Yakında odamıza da girerler’
Merinos işçileri ‘Yakında odamıza kadar girerler’ diyerek taahhütnameye tepki gösterdi. Uygulamanın ‘özel hayata müdahale’ niteliği taşıdığını da belirten işçiler, “Benim özelim, ne yazdığım seni ilgilendirmez. Ama patron ‘Sivil hayatında bile benim kurallarıma uyacaksın’ diyor. Artık sadece iş yerinde değil dışarıda da bizi kısıtlamak istiyorlar. Evimize, odamıza kadar girerler böyle giderse. Merinos resmen hapishaneye döndü” dedi. Özellikle Antep İşçi Postası’na atılan mesajlardan dolayı, Merinos’a iş başvurusunun neredeyse durduğunu belirten işçiler, “Sorunları çözmek yerine baskıları artırdılar. İhbarcılık yapmamızı istiyorlar, sesimizi çıkarmamamız için gözümüzü korkutmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.
‘Ya onursuzluğu kabul edeceğiz ya da birleşeceğiz’
İşçilere imzalatılan belgeye ilişkin konuşan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Merinos’ta yaşananların işçilerin örgütsüzlüğünden kaynaklandığını belirtti. Ağır çalışma koşullarına ve baskılara tepki gösteren işçilerin işten atılmasıyla gündeme gelen Merinos’un bununla da yetinmediğini ifade eden Türkmen "İşçilerin düşünce ve ifade özgürlüğüne de ipotek koyarak, sosyal medyada bile fabrika hakkında konuşmayı yasaklayan bir belge imzalatıyor. İmzalatılan belgenin hiçbir hukuki dayanağı yok. Sadece işçilerin fabrikayla ilgili beyanda bulunması yasaklanmıyor, aynı zamanda paylaşım yapıldığını gören işçinin patrona ihbar etmesi söyleniyor. ‘Benim kölemsiniz, fabrika hakkında konuşamazsınız’ diyen patron bununla da yetinmiyor, işçilere birbirlerini ihbar etme onursuzluğu dayatıyor” dedi.
Merinos’ta 20 yıl öncesine kadar ücretlerin ve çalışma koşullarının görece iyi olduğunu hatırlatan Türkmen, "Bugün geldiği noktada işçiler üzerindeki baskının, çalışma koşullarındaki ağırlığın, hak gasplarının Antep’te en çok yaşandığı fabrika. İşçilere imzalattığı bu onur kırıcı belgeyle Türkiye’nin de en baskıcı fabrikası olma, adeta köle kampı olma konusunda hevesli olduğunu göstermiştir" ifadelerini kullandı.
Merinos yönetimine çağrıda bulunan Türkmen, "Hiçbir hukuki dayanağı olmayan ve işçilerin büyük çoğunluğunun okumaya bile fırsat bulmadan imzalamaya zorlandığı bu hukuksuz belgenin ve uygulamanın derhal iptal edilmesini ve bunun işçilere ve kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
Merinos işçilerine seslenen Türkmen, çalışma koşullarının her geçen yıl daha da ağırlaştığını ifade etti. Dokuma işçilerinin Ünaldı’da başlattığı mücadele geleneğinin Merinos’ta da bir döneme kadar koşulları iyileştirdiğini ifade eden Türkmen, şimdi yaşanan dağınıklık ve örgütsüzlükten dolayı kazanılan hakların bir bir elimizden alındığını söyledi. Merinos’ta eskiden bir makinede üç kişinin çalıştığını belirten Türkmen, dokuma kalfası aylıklarının asgari ücretin dört katı, telcilerin, konfeksiyon ve iplik bölümünde çalışan işçilerin maaşlarının asgari ücretin üç katı olduğunu dile getirdi. Bugün çalışma koşullarının arttığını ve ücretlerin gerilediğini vurgulayan Türkmen, “Artık makinelere bir kişi bakıyor, aylıklar ise asgari ücretin bir buçuk ve iki katına kadar geriledi” ifadelerini kullandı. Artık işçilerin ifade özgürlüğünün bile elinden alındığına dikkat çeken Türkmen, “Merinos işçisine artık onursuzluk dayatılıyor. Şimdi artık Merinos işçisinin de kararını vermesi gerekiyor. Ya düşünce ve ifade özgürlüğümüzden, insanlık onurumuzdan, haksızlıklar karşısında hakkımızı aramaktan vazgeçip, sesini çıkaran, tepkisini ifade eden arkadaşlarımızı ihbar etme onursuzluğunu kabul edeceğiz; ya da yan yana çalıştığımız işçi kardeşlerimizle birleşip ekmeğimize ve onurumuza sahip çıkacağız. Ya ekmeğimizi ve kaderimizi patronun ve müdürlerin insafına bırakıp durumun daha da kötüleşmesini seyredeceğiz; ya da BİRTEK-SEN çatısı altında birleşip, bu kölelik ve sefalet koşullarına dur diyeceğiz” diye konuştu.
‘Fesih gerçekleşmeden sınırlandırma çabası hukuken geçersiz’
Taahhütnameyi gazetemize değerlendiren Çalışma Ekonomisi Doktoru Murat Özveri de şunları belirtti: “İşverenin hukuken korunan hak ve meşru çıkarlarını gözetmek, böyle bir taahhütname alınmasa dahi işçinin sadakat borcundan doğan kanuni bir yükümlülüğüdür. Buna rağmen böyle bir belgenin imzalatılmak istenmesi, tarafların meşru çıkarlarının çeliştiği durumlarda işçinin hak arama özgürlüğünü ve hukuki mekanizmaları harekete geçirmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Bu durum, işçinin hakları yerine öncelikli olarak işverenin çıkarlarını korumaya dönük bir tutumdur. Üstelik taahhütnameye aykırılığın İş Kanunu’nun 25/2. maddesi uyarınca haklı fesih nedeni sayılacağının belirtilmesi, işçinin feshe karşı yargısal denetim hakkını henüz fesih gerçekleşmeden sınırlandırma çabasıdır ve hukuken geçersizdir.”
Sömürünün bekası adına
Merinos, makine halısında neredeyse yüzde 10’luk pazar payıyla dünyada birinci sırada. Yüzden fazla ülkeye ihracat yapan Merinos, Başpınar OSB’de 300 milyon dolarlık yeni yatırımla ham madde tesisini de faaliyete geçirdi. Merinos patronu Erdemoğlu ailesi, milyar dolarlık servetiyle Türkiye’nin en zenginlerinden. Erdemoğlu Holding, Adana’da bulunan SASA Polyester’i de geçtiğimiz yıllarda bünyesine katmıştı. Holding, Yumurtalık ilçesine 25 milyar dolarlık Petrokimya, Rafineri ve Liman yatırımı da yapıyor.
Ancak Merinos işçilerinin payına, az işçiyle çok iş, vergi dilimi zulmü, şef ve müdür baskısı, yoğun denetim, mobbing ve işten atılma düşüyor.
Geçtiğimiz yıl, ‘daralma’ bahanesiyle işçi sayısını 5 binden 3 bin 500’e kadar düşüren Merinos, iki kişinin yapacağı işi bir kişinin sırtına yüklüyor. İran savaşının ardından küçük işletmelerin kapanması ve siparişlerin büyük işletmelere kaymasıyla Merinos’ta işçi sayısı tekrar 4 bin 100’e yükseldi. Patron içeride kurduğu ham madde tesisi ve aldığı yeni siparişleri yetiştirmek için işçi alımına devam ediyor.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et