23.10.2026 15:35 / Güncelleme: 17:28

Ekrem İmamoğlu'nun 'makam aracı' davasında ara karar: Bilirkişi heyetinden rapor alınacak

Ekrem İmamoğlu’nun şirketine ait aracı makam aracı olarak kullandığı gerekçesiyle yargılandığı davada, daha önce dosyaya giren bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildi.

Ekrem İmamoğlu'nun 'makam aracı' davasında ara karar: Bilirkişi heyetinden rapor alınacak

Fotoğraf: ANKA

Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullandığı gerekçesiyle açılan davanın ikinci duruşmasında hakim karşısına çıktı. Ara kararını açıklayan hakim, daha önce dosyaya giren bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi gerekçesiyle, 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 12 Şubat 2027’de görülecek. 

Büyükçekmece 21'inci Asliye Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısındaki 2 No’lu salonda görülen duruşmaya Ekrem İmamoğlu, ailesi, avukatlar ve Yeni Partililer katıldı. Duruşmayı takip etmek için Silivri’ye gelen Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu, "Ne söylesek hikaye" dedi.

"Görevi kötüye kullanmak" suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapsi istenen Ekrem İmamoğlu duruşmada söz aldı. Kürsüde konuşan İmamoğlu, "Rakibini saf dışı bırakmak için hukuki zeminde hazırlanmayan bir davayla karşı karşıyayız" dedi. Fon vurgununa dikkat çeken İmamoğlu, "Milletçe açık ve net bir vurgunla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

"Bu davalar hukuki zeminde hazırlanmış davalar değil"

Cumhurbaşkanı adaylığı sonrası artan yargı baskısına ve tutuklanmasına işaret eden İmamoğlu, şunları kaydetti:

"Açıkçası böylesine hiçbir anlam ifade etmeyen ve bana göre hukuksuz bir mahkemeyle Türk yargısının meşgul edilmesini bir vatandaş olarak asla kabul etmiyorum. Muhatabı olduğum 20'ye yakın davanın son 2 yılda açılmasının yegane sebebinin, ülkemizin başındaki otoriter zihniyetin makamını korumak için yargıyı araçsallaştırdığını, rakibini devre dışı bırakmak, muhalifleri hapse atmak adına araçsallaştırılmış yargı düzeninin varlığını tekrar halkımıza hatırlatıyorum. Bu davaların hiçbirisi hukuki bir zeminde hazırlanmış davalar değildir. Tümüyle hukuksuz düzenek içerisinde, aşama aşama muhalifleri gözaltına almak, mahkemelere taşımak, tutuklamak, hapse atmak… Bunun adı Cumhurbaşkanı adayı olabilir, muhalif belediye başkanı olabilir, muhalif gazeteci olabilir… 87 milyonun büyük bir kısmı bu kavramın içine girebilir. Milletimizin çok büyük bir bölümünü, en az yüzde 80'ini temsil ettiğimi düşünüyorum."

"Bu operasyonların maliyeti 600 milyar dolar"

Muhalefete yönelik operasyonların maliyetine de dikkat çeken İmamoğlu şunları dile getirdi:

"Kişisel makam, mevki, menfaat için, yargıyı da kullanarak yürütülen bu operasyonların, yapılan vurgunların sadece son 5-6 yıldaki maliyetinin maddi olarak 600 milyar dolar olduğunu belirtmek isterim. Gözümüzün önünde eriyen İstanbul Borsasındaki Türkiye'nin gerçek tüzel kişileri, gerçek şirketlerinin kaybı bile haftalar içerisinde trilyonları bulmuştur. Bu kadar açık ve net bir vurgunla milletçe karşı karşıyayız. Net olarak ifade ederim ki yoksullaştık. Açlık sınırının altında hane sayısı neredeyse artık toplumun yarısından fazladır." 

"Ayağa kalk ey halkım diye haykırıyorum"

Yurttaşlara seslenen İmamoğlu, "Buradan haykırıyorum: Uyan ey halkım, ayağa kalk ey halkım diye haykırıyorum. Haykırmaya da devam edeceğim. Hatta ekliyorum; korkma ey halkım diye de ifade ediyorum. Bu benim sorumluluğum çünkü ben 16 milyonun, dünyanın en güzel şehri İstanbul'un iradesini temsil ediyorum. Çünkü ben, 15,5 milyon yurttaşımızın sel olup akarak oy kullanıp ön seçimle cumhurbaşkanı adayı ilan ettiği kişiyim" dedi.

"Kazanç sütunu yine boş bırakılmış"

Suçlamalara yanıt veren İmamoğlu, 5 yaşından beri esnaflığı öğrenerek büyüdüğünü belirterek şunları dile getirdi:

"Kâr zarar nedir iyi bilirim. Her esnafın, tacirin bir defteri vardır. O defterin iki sütunu vardır. Bir yanda gelir, diğer yanda gider. T cetveli. Burada, 20'ye yakın mahkemede de olduğu gibi iddia makamının önünüze koyduğu defterin sadece tek bir sütunu vardır. Bu sütun, sadece giderler yazılan sütundur. Mazot, bakım, lastik, toplam 122 bin 325 lira gider sütununu yazmış olan bir iddianameyle karşı karşıyayız. Kazanç sütunu yine boş bırakılmış. Bir başka iftirinameyle karşı karşıyayız. Benim için iddia makamı yok hükmündedir. İddia makamı Türkiye yargısını temsil edemeyecek seviyesizliktedir."

"15 milyon lira belediyenin cebinde kaldı"

12 yıl önce Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildiğinde aylık 7 bin 200 lira bedelle araç kiralanması hazırlığı yapıldığını belirten İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O gün için 7 bin 200 lira dediğimiz şey dövize de vursanız, bugün o aracımın bedeli, aylık kirası 250 bin ila 300 bin lira. Yani neredeyse 10 asgari ücret kadar aylık bedeli olan araç kiralamadan bahsediyoruz. Bir esnaf çocuğu, esnaf olarak ama daha da ötesi vatansever, kamucu bir belediye başkanı olarak bunu kabul etmedim. 'Benim aracım var, milletin parasını harcamaya gerek yok' dedim. Olayın özü bu kadar basit. Araç 50 ay boyunca belediyenin hizmetinde kaldı, neyle? Sıfır liralık kira bedeliyle, yani ücretsiz tahsisle. Yani bugünün parasıyla yaklaşık 15 milyon lira o dönem Beylikdüzü Belediyesinin cebinde kaldı. Araç kiralansaydı mazotunu yine belediye ödeyecekti. Bakım ve lastik giderini dahi kira tutarından düşseniz, yine milyonlarca lira kamunun kasasında kalmış oldu. 4 yılı aşkın sürede on binlerce kilometre yol yapıldı, düşen değer, aşınan motor, bu da hiç hesaplanmadı. Bu iftiracı iddia makamları, her mahkemede yaptıkları gibi bunu yine hesaplamadılar, hiç bu işe bakmadılar. Biz zaten böyle bir hesap içinde olmadık. Olsaydık baştan teklif etmezdik. Çünkü ben mutluydum, kamuya fayda sağlıyordum. Bu şekilde bir aracı tahsis etmenin de onurunu yaşadım."

"Vurguncuların siyaset tarzımı anlamalarını beklemiyorum"

Türkiye'yi sarsan fon vurgununa değinen İmamoğlu, beyanını şöyle sürdürdü:

"Vurgun, yağma, rant, talan için siyaset yapanlar ve onlarla iş birliği yaparak bu ve benzeri iddianameleri, uydurulmuş bilirkişi raporlarını yazma cihetine kapılanlardan beni ve siyaset tarzımı anlamalarını beklemiyorum. Onları ben bu dönemde çok iyi tanıdım. Allah'tan ki bir avuçlar. Bütün Türkiye'de toplasanız bin kişiyi geçmezler. Açıkçası ben onları anlamak dahi istemiyorum. Yazlık evlerin, yayla evlerinin kapısını kırıp kasalarını aramalarını, tarlalarını kazıp kuyularının dibinden altın bulmak için çabalarını, evleri kiralayıp para kuleleri kurmalarını vallahi de billahi de anlayamıyorum. Şükürler olsun ki bize iftira attıkları hiçbir şey ne üzerimize yapıştı, ne milletimiz bize yakıştırdı, ne de ellerinde tek bir delil, tek bir belge bugüne kadar oldu. Olmayacak çünkü biz abdestimizden de her şeyimizden de eminiz."

İmamoğlu, "Sülale boyu kamuda her türlü makamı işgal edip, bir bakanın 4 ayda 2 milyar TL'lik vurgun yapma hayallerini, benim ve bizim gibi kamucu, halkçı, milletine hesap veren insanların anlaması mümkün değil. Bir nepotizm dalgasına dönmüş olan sistemin içindeki bütün bu vurguncuların tarzını anlamam mümkün değil" dedi.

"Batıyoruz ey halkım"

Bugün ekonomide yaşananların da aynı zihniyetin sonucu olduğunu söyleyen İmamoğlu, "Bu zihniyet, ülkenin hesabını da böyle tutuyor. Milletin acı kayıplarını görmezden gelen ekonomik sisteme gidişi yaşıyoruz. Batıyoruz ey halkım. Batıyoruz. Göz göre göre milletin cebinden her gün paralar çalınıyor, vurgun yapılıyor" diye konuştu.

"Neresinde kamu zararı var?"

Suçlamalara karşı makam aracını belediyeye tahsis etmesini bir örnekle açıklayan İmamoğlu şunları söyledi:

"Bir komşunuzun evi yok. Sıkıntıda. Kapıya atılacak, çoluğuyla çocuğuyla sokakta yatmak zorunda kalacak. Siz de 'Benim bir boş dairem var, size burayı vereyim, kira da istemem, sen otur' diyorsunuz. Bir iyilik yapıyorsunuz. Komşunuz yıllarca orada oturuyor. Elektriğini ve suyunu da kendisi ödüyor. Sonra bir gün bir aklıevvel, size bir mahkeme kuruyor ve mahkeme size dönüp 'Komşun senin evinin elektriğini ödemiş, sana menfaat sağlanmış, sen suçlusun' diyor. İşin çok basit özeti budur. Kendi aracımı kamunun parasını korumak için kullanmışım. Bugün ise o arabanın mazotunun hesabını veriyorum. Kaldı ki parayı da faiziyle birlikte ödemişim. Dekontları da dosyanızda var. Bir yıl önce, bu mahkeme açılmadan ödemişim. Bu hikayenin Allah aşkına neresinde kamu zararı var? Ben bulamadım. Bilirkişilerden birisi de, 2021’de dosyaya giren raporda yazıyor, 'Kamu zararına ilişkin yeterli delil yoktur' demiş. Buna rağmen babamla beraber ortak olduğumuz şirketimiz, o 122 bin lirayı faiziyle 216 bin 612 lira olarak belediyenin veznesine gidip yatırıyor."

"Tövbe hesabına para yatıranlara da suç duyurusunda bulunabilecek mi?"

İddianame "Ödeme, suçunu ortadan kaldırmaz" denildiğini belirten İmamoğlu, "Soruyorum bu kötü insanlara; Allah aşkına suç nerede? Bugün milyarlarca lira kazandıktan sonra tövbe hesabı kurulup para yatırıp affedilenlerin bu pozisyonunu da bu iddianameyi yazan akla havale ediyorum. Bakayım onlara suç duyurusunda bulunabilecek mi" diye konuştu.

"Bu dosyanın deposunu mazot değil, siyaset doldurmuştur" diyen İmamoğlu, "Devletin gücü 500 bin insanın soyulurken, vurgun yapılırken neredeydi? Orada, o büyük kamu zararlarının olduğu yerde müfettişler neredeydi, SPK neredeydi, başkanı, üyeleri, Maliye Bakanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanı neredeydi" diye sordu.

Erdoğan'ın "cerrah titizliği" sözlerini hatırlattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fon soruşturmasına ilişkin kullandığı “Cerrah titizliği ile hareket ediyoruz" ifadelerini hatırlatan Ekrem İmamoğlu şunları dile getirdi:

"Bir terazi, bir kefede bir araba lastiğini tartıyor, öbür kefede 100 milyarları görmüyorsa o terazi bozuk değildir, o terazi, siyasi erk tarafından gayet titiz bir şekilde, hani diyor ya Sayın Cumhurbaşkanı, ‘cerrah titizliğince’ ayarlanmış demektir. Zaten cerrah titizliğinde yapıyorlar işi. Bir de kuyumcu titizliğinde yapıyorlar işi. Kuyumculuktan da iyi anlıyorlar terazi ayarlarken."

Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak’ın, makam aracını satılığa çıkararak kendi özel aracını makam aracı olarak kullanmaya başladığını hatırlatan ve bu adımın iktidara yakın medya tarafından “takdir edildiğini” söyleyen İmamoğlu, "AK Partili olunca da yandaş medya alkışlayan haberler yapmış ‘Ne güzel kendi aracını kullanıyor’ diye ama giderlerini belediye harcıyor. Ülkenin dört bir yanında benzer durumlar mutlaka vardır. Bakın onların hiçbirisi soruşturulmadı, soruşturulmasın zaten, kamu yararına çünkü" dedi.

Cemil Tugay tepkisi: "Tek değişen rozet" 

CHP kurultay davasında, geçen haftalarda AKP'ye katılan ve Erdoğan'ın rozet taktığı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında beraat talebinde bulunulmasını da anımsatan İmamoğlu şunları söyledi:

"Aynı kurultay, aynı iddianame, aynı suçlama, bana ve arkadaşlarıma hapis istendi. Aynı dosyada yargılanan bir başka kişi için ise beraat istendi. Ne değişti biliyor musunuz? Delil mi? Hayır. Tek şey, rozet. 7 Ekim'de yakasına başka bir rozet takıldı, 21 Ekim'de beraat istedi. Ne tesadüf! 7 Ekim'de rozeti tak, 21 Ekim'de beraat et. Arada 14 gün var."

Gazetecilerin tutuklanmasına tepki gösterdi

Gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, şunları kaydetti:

"Halkı küçümseyenler hak ettiği cevabı mutlaka alacaktır. Hukuku kendine göre ayarlayanlar, gazetelere, televizyon kanallarına, haber sitelerine saldıranlar, çökenler, gazetecileri özgür habercilik yapıyor diye tutuklayanlar bu kötülüklerinin de boğulacaklar. Sadece gazetecilik faaliyeti yaptıkları için birkaç gün içinde 2 kişi daha tutuklandı. Birisi Murat Ağel, öbürü İsmail Arı. Dünyanın her alanında dibe vurduk ey halkım, dibe vurduk. Mesleğini yapan gazeteciler tutuklu. İşini yapan belediye başkanları tutuklu. Ama vurguncular serbest."

Basın meslek örgütlerinin eylemine çağrı yaptı

İmamoğlu, beyanını şu sözlerle tamamladı:

"Yıllar önce bir siyasi hareket kendine ampulü sembol seçti. ‘Aydınlığa açık, karanlığa kapalıyız’ dediler. Şimdi mahkeme salonuna giren kameraya bile tahammülleri yok. 'Canlı yayınlansın, hayırlı olur’ dediler. Yalanlarının, iftiralarının ortaya çıkacağını kulaktan kulağa duyunca topuklayıp kaçtılar. Sebebi belli, aydınlıktan, şeffaflıktan tir tir korkuyorlar. Sembolü olan ampulü kendi elleriyle patlattılar. Çünkü öylesine kirlendiler ve kirlettiler ki, pislik içindeki durumlarıyla görünmek istemiyorlar halka.

Sizi uydurduğunuz İBB davaları, ahmak, çirkin, casusluk, makam arabası mahkemeleri asla kurtarmayacak. Bu memlekette milletin parasını koruyanların yargılandığı değil, milletin parasını heba edenlerin, Diyanet Vakfının dahi parasını götürenlerin, kamuya ait makamları aile fertlerine eş, dost, akraba ile paylaşanların hesap verdiği, yargılanacağı günler çok ama çok yakındır.

Kıymetli halkım. Uyanık olmak zorundayız, harekete geçmek zorundayız. Yarın Türkiye'nin illerinde, İstanbul'da bildiğim kadarıyla Kadıköy'de gazeteciler haklarını savunacak, yanlarında olun, destek olun, gidin. 29 Ekim'de Cumhuriyetimizi ülkemizin her yerinde kutlayalım. Cumhuriyeti, demokrasiyi, adaleti hep birlikte koruyalım."

Fatih Keleş: Kamu yararı oluşturuldu

Ekrem İmamoğlu’nun ardından, İBB davasında tutuklu olan, dönemin Beylikdüzü Belediyesi encümen üyesi Fatih Keleş savunma yapmak üzere sanık kürsüsüne geldi.

Keleş savunmasında, Beylikdüzü Belediyesinde encümen üyesi olmanın dışında herhangi bir görevi bulunmadığını belirtti. Araç kiralama yapılmadığını, kira yükünden kurtularak kamu yararı oluştuğunu söyledi.

Keleş, "Bu kararla belediyeye bir yük bindirdiğimizi değil, onu uzun yıllara yayılacak bir kira yükünden kurtardığımızı düşündük. Yani aslında kamuyu zarara uğratmadan, kamu yararı sağlama gayesiyle bu kararı aldık" dedi. 

Ara karar açıklandı

Keleş'in savunmasının ardından diğer sanıkların ve avukatların savunması alındı. Ara mütalaa sunan duruşma savcısı, yeni bir bilirkişi raporu düzenlenmesini talep etti.

Hakim duruşmaya ara verdiği sırada İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları eşliğinde salondan ayrıldı.

Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, daha önce dosyaya giren bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi gerekçesiyle, 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 12 Şubat 2027’de görülecek. 

(Politika Servisi)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
23.10.2026 10:06 / Güncelleme: 11:32

23-26 Ekim haftasının maç programı: Süper Lig, 1. Lig ve alt liglerde hangi maçlar var?

Süper Lig’de 9’uncu, 1. Lig’de 12’nci, 2. Lig ve 3. Lig’de 8’inci hafta maçları oynanacak. Süper Lig’de Galatasaray ile Fenerbahçe, 26 Ekim Pazartesi günü karşı karşıya gelecek. Kadın Futbol Süper Ligi’nde ise 7’nci hafta heyecanı yaşanacak.

23-26 Ekim haftasının maç programı: Süper Lig, 1. Lig ve alt liglerde hangi maçlar var?

Fotoğraf: Tobias Flyckt/Unsplash

23.10.2026 10:44

TFF’den Süper Lig ve 1. Lig kulüplerine para cezaları

Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Süper Lig ve 1. Lig'de yer alan çok sayıda kulüp, teknik adam ve futbolcuya çeşitli gerekçelerle para ve men cezaları verdi.

TFF’den Süper Lig ve 1. Lig kulüplerine para cezaları

Fotoğraf: Beşiktaş

23.10.2026 14:15 / Güncelleme: 14:43

Amedspor taraftar grupları: Maddi zorluklar nedeniyle Samsunspor deplasmanı için otobüs ayarlanamadı

Amedspor taraftar grupları Samsunspor deplasmanı için toplu bir organizasyon düzenlenemeyeceğini duyurdu. Açıklamada ‘kulübün içinde bulunduğu maddi zorluklar ve ilgili kurumlardan destek alınamaması’ gerekçe gösterildi.

Amedspor taraftar grupları: Maddi zorluklar nedeniyle Samsunspor deplasmanı için otobüs ayarlanamadı

Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel

23.10.2026 12:39

Geçen hafta istifa etmişti: Türkiye Sigorta Genel Müdürü ikinci kez gözaltında

Geçen hafta görevinden istifa eden Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

Geçen hafta istifa etmişti: Türkiye Sigorta Genel Müdürü ikinci kez gözaltında

Fotoğraf: AA

23.10.2026 13:38

Fon soruşturmasında gözaltına alınan Ertan Aydın 'Şok içerisindeyim' demiş

Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan "Türkiye Yüzyılı" sloganının mimarı ve eski AKP Milletvekili Ertan Aydın'ın operasyondan 5 gün önce "Vişne Madencilik... Hiç bilmediğim bir hisse. Şok içerisindeyim" dediği aktarıldı.

Fon soruşturmasında gözaltına alınan Ertan Aydın "Şok içerisindeyim" demiş

Ertan Aydın

23.10.2026 11:07 / Güncelleme: 15:41

AKP’li meclis üyesi, oda başkanı, medya ve ocak patronu: Gelik’te 3 madenci öldü

Gelik’te Demir Madencilik’e ait ocakta grizu patladı: 3 işçi öldü, 5 işçi yaralandı. Ocağın sahibi aile, AKP’ye meclis üyesi ve aday adayı vermiş, 3 yıldır kurumlar vergisi ödemiyor.

AKP’li meclis üyesi, oda başkanı, medya ve ocak patronu: Gelik’te 3 madenci öldü

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!