Kaos GL avukatlarından çağrı: 'Tutuklular derhal serbest bırakılmalı'
Kaos GL yöneticileri, hak savunucuları ve gazetecilerin tutuklanmasına tepki gösteren avukatlar, 40 günü aşkın süredir iddianame hazırlanmadığını belirterek tutukluların derhal serbest bırakılmasını istedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara — Geçtiğimiz haftalarda “Ailem Güvende” adıyla gerçekleşen operasyonlar kapsamında tutuklanan Kaos GL Derneği yöneticileri, hak savunucuları ve gazetecilerin durumuna ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Kaos GL avukatları adına konuşan Av. Kerem Dikmen operasyonun üzerinden 40 gün geçmesine rağmen ortada somut bir delil ve henüz hazırlanmış bir iddianame bulunmadığını açıklarken, tutukluluk halinin “fiilî bir rehin tutma uygulamasına” dönüştüğünü belirtti.
“Gazetecilik faaliyetleri suçlama konusu yapıldı”
Kaos GL Derneği’nin doğrudan hedef alındığını aktaran Av. Kerem Dikmen: “13 Eylül’ün ilk saatlerinde dernek ofisi basıldı, bilgisayarlara el konuldu, ölçüsüz ve delil toplamaya dönük olmayan bir arama gerçekleştirildi. Yedekler de dahil olmak üzere yönetim ve denetim kurulu üyeleri gözaltına alındı. Yedek üyeler adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken; mevcut yönetim ve denetim kurulu üyeleri hukuka ve mantığa sığmayan bir şekilde tutuklandı ve Sincan Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklanmalarına gerekçe olarak Kaos GL’nin sosyal medya hesabındaki tamamı ifade ve basın özgürlüğü kapsamındaki paylaşımları gösterildi. Bu paylaşımlar, haber ve yazı içerikleridir. Müstehcenlik adı altında LGBTİ+ varoluşunun suçlulaştırılması ile karşı karşıyayız.” dedi.
Soruşturma belgelerine göre müstehcen olduğu iddia edilen içeriklerin paylaşıldığı dijital mecralara, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kısıtlamaları nedeniyle Türkiye'den erişimin mümkün olmadığını söyleyen Av. Dikmen: “Araştırmayı yapan kolluk kuvvetlerinin VPN kullanarak hesabımıza eriştiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Dernekler Kanunu’nun 32. maddesi ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca, yalnızca dernek yönetiminde bulunmanın suçun faili olmak anlamına gelemeyeceğini söyleyen Av. Dikmen: “Tutuklama Yasağı ve Şahsilik İlkesine göre isnat edilen TCK 226 kapsamındaki müstehcenlik suçunun üst sınırının 2 yıl hapis cezasıdır. Bu sınır açısından kanunen tutuklama yasağı bulunduğunu ve nitelikli hallerde dahi kapalı cezaevinde infazın söz konusu değildir” diye belirtti.
“İşkenceye maruz bırakıldılar”
Müvekkillerin avukatlarına haber verilmeksizin zorla kan ve idrar testine götürüldüğü, bunun vücut bütünlüğüne müdahale, kötü muamele ve işkence teşkil ettiğini açıklayan Dikmen, Sincan cezaevinde yaşanan işkence iddialarına dair şunları söyledi: “Telefon ve kişisel fotoğraflarının incelenmesiyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmiştir. Müvekkillerimizin bir arada kalma taleplerinin reddedilerek günlerce tecrit ve izolasyonda tutulmuştur. Trans mahpusların hormon terapisine ve temel sağlık hizmetlerine erişimlerinin geciktirilmiş ve engellenmiştir. Üç müvekkil, can güvenlikleri sağlanamadığı için kampüs içinde başka bir cezaevine sevk edilmiştir. Bir müvekkil, hekim gözetiminde çıplak muayene işkencesine, üç müvekkil ise infaz koruma memurlarının tehdit ve hakaretlerine maruz kalmıştır.”
“Operasyon hukuki değil, siyasidir”
Kaos GL’ye ve LGBTİ’lerin hak savunucularına yönelik bu operasyon hukuki değil, siyasi olduğunu ifade eden Avukat Dikmen: “İddianamesiz tutukluluk ve yandaş medya eliyle yürütülen hedef göstermeler, masumiyet karinesini çiğnemektedir” diye konuştu.
Yargının bağımsızlığı ve öngörülebilirliğinin tamamen ortadan kalktığını ve hukukun bir baskı aracına dönüştürüldüğünü belirten Kaos GL Avukatları, açıklamanın sonunda: “Anayasa Mahkemesi kararlarının dahi tanınmadığı bir ortamda artık hukuk sadece bir şiddet aygıtına dönüşmüştür.” Hukukun sınır tanımadığı yerde hiç kimsenin özgürlüğü güvence altında değildir. Bu asılsız suçlamaların derhal düşürülmesini, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesini; bunun olmadığı durumda ise en azından derhal iddianame hazırlanarak müvekkillerimizin kendilerini savunma haklarının tanınmasını ve serbest bırakılmalarını talep ediyoruz” taleplerini dile getirdi.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et