Eğitim Sen Sivas Şubesi: MESEM çocuklarımız için yaşamsal bir sorundur; derhal kaldırılsın
Eğitim Sen Sivas Şubesi, Bakan Tekin’in “Dünya ülkeleri tarafından ilgiyle takip edilen MESEM” sözlerine tepki göstererek; “MESEM emek sömürüsünün önünü açıyor, çocuk işçiliğini teşvik ediyor, çocuklarımızı birer birer yaşamdan kopartıyor” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Sivas- “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Dünya ülkeleri tarafından ilgiyle takip edilen MESEM”sözlerine karşılık tepki gösteren Eğitim Sen Sivas Şubesi; “MESEM emek sömürüsünün önünü açıyor , çocuk işçiliğini teşvik ediyor… dahası çocuklarımızı birer birer yaşamdan kopartıyor”ifadelerini kullandı .
Açıklamaya KESK Sivas Şubeler PlAtformu ve Halkevleri Şube Başkanı destek verdi. Eğitim Sen Şubesi’nde yapılan açıklamayı Şube Başkanı İbrahim Kılıç yaptı .
“MESEM’de ölümlerde bu sefer sırada Umut Emin Kaya vardı”
MESEM’in çocukları birer birer yaşamdan koparttığını vurgulayan Kılıç; “Her defasında, ‘bu kaçıncı ölüm, şimdi sıra kimde?’ diye haykırdığımız çocuk işçi ölümlerinde, bu defa sırada Sivas Suşehri Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi, daha 14'ündeki Umut Emin Kaya vardı. Lisenin Metal Bölümü öğrencilerinin staj yaptığı işletme çalışanının kullandığı ticari araçtaki 4 MESEM’li öğrenciden, 14 yaşındaki Umut yaşamını yitirirken, diğer üç öğrencimiz biri ağır olmak üzere yaralanmışlardır. Okulda olmaları gereken bir saatte, okul yönetimi ve ailelerin bilgisi dışında ve kaza, staj yolunda değil. Bu durum, başlı başına, MESEM uygulamasındaki öğrencilerimizin ne kadar kontrolsüz ve denetimsiz olduklarının çarpıcı ve acı bir örneğidir” dedi.
“Kazaya dair yanıt bekleyen sorular var”
Suşehri’ndeki kazaya dair akıllara takılan sorular hala yanıt beklediğini ifade eden Kılıç şu soruları sıraladı;
- “Biz haftanın 5 günü çocuklarımız okulda olmalı derken, Milli Eğitim, haftanın 1 günü okul, 4 gün işletme demeye devam ediyorsa, soruyoruz kazanın gerçekleştiği Cuma günü, okul günü mü, işletme günü müydü?
- İşletme günü ise, çocukların; işletmede olmak yerine, işyerinde çalışan bir işçinin kullandığı ticari araçta ve staj yolu dışında bir yerde ne işleri vardı? İşletme sahibinin, aracın çocuklarda olduğundan haberi var mıydı?
- Çocukların o gün işletmede olmaları gerekiyorsa ve buna rağmen işletme dışındalar ise, okul yönetimi bundan haberdar mıydı?”
“Hepsi bizim çocuğumuzdur, bizim öğrencimizdir”
“Suşehri’nde gerçekleşen bu olay, ülkenin farklı noktalarında, farklı kentlerinde, farklı sektörlerde ve işletmelerde, sermayeye ucuz iş gücü olarak sunulan çocukların burun buruna geldikleri durumlardan çok mu farklı” sorusunu soran Kılıç şöyle devam etti; “Geçtiğimiz Cuma günü, Suşehri’nde işverenin aracında can veren MESEM’li de bizimdir, haftanın dört günü staja gittiği işyerinde tacize maruz kalan MESEM’li de bizimdir. Ankara OSTİM’de yüzlerce kiloluk sunta plakaların altında kalarak can veren MESEM’li de bizimdir, Sivas’ta staj yapmakta olduğu restoranın mutfağında, görev tanımında olmayan bir iş yaptırılırken, kızgın yağ ile vücudunda derin yanıklar oluşan MESEM’li de bizimdir…Malatya’da Nisan ayında, bir inşaatın 7. Katından düşerek can veren Tesisat Bölümü öğrencisi de bizimdir, geçtiğimiz yıl Urfa Bozova’da, staja gönderildiği işletmede, başka bir çalışan tarafından hava kompresörü ile öldürülen MESEM’liMuhammed de bizimdir. Hepsi bizim çocuğumuzdur, bizim öğrencimizdir.”
“MESEM’e derhal son verin”
2026 yılının sona ermesine 2,5 ay kala, yani 9,5 ayda iş cinayetlerinde can veren çocuk sayısının 69'u bulduğunu, son iki yılda MESEM uygulamasında yaşamını yitiren çocuk sayısının da 30'a yaklaştığını belirten Kılıç; “Bu korkunç bir tablodur ve bu, sürdürülebilir bir mesleki eğitim modeli değildir. Çocuklarımızın can güvenliğini hiçe sayan ve çocuk emeği sömürüsünü merkeze alan hiç bir sistemi, hiçbir eğitim modelini onaylamamıza olanak yoktur.
Bu noktada tavrımız ve çağrımız nettir; sermayeye ucuz iş gücü olarak sunduğunuz çocuklarımızın, önlenebilir risklerden kaynaklı yaralanmaları, ölümleri ya da staj yerindeuğradıkları istismar ve kötü muamele sonucu, ruhsal ve bedensel travmalara maruz kalmalarının önünü açan MESEM’e derhal son verin” dedi
“Bakan Yusuf Tekin’e sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz”
Sivas'ta yaşanan taciz ve yaralamalı kazalarla, adliye koridorlarına taşınan veya ülkenin herhangi başka bir kentinde, eğitimcilerin ve ailelerin gündemini, olumsuz örneklerle meşgul edenMESEM'in, sürdürülebilir bir mesleki eğitim modeli olmadığını daha yüksek sesle söylemeye devam edeceklerini vurgulayan Kılıç; “Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde eğitim görenöğrencilerin çoğunluğunun, dar gelirli ailelerin çocukları olduğunu ve çoğu ailenin de, çocuklarının sömürülen emeğinin karşılığında, aile bütçesine katılan çok küçük miktardaki paraya olan ihtiyacından ötürü, bu sömürüye sessiz kaldıklarını da biliyoruz. Biz, bu noktada ailelerin de konuya daha hassas bir noktadan yaklaşmalarının zorunluluğuna inanıyoruz. Biz, olanaklar ölçüsünde aileleri de bilgilendirmeye ve MESEM’in çocuk emeğinini sermayeye ucuz iş gücü olarak pazarlanmasından başka bir işlevinin bulunmadığını söylemeye; sorumluluk makamlarında oldukları halde, tek bir vaka karşısında dahi sorumluluk üstlenmeyen, özeleştiri vermeyen yetkililere ve özellikle de Bakan Yusuf Tekin’e sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz. Ey Yusuf TEKİN, uygulamaya koyduğun veya koymayı düşündüğün eğitim modellerini; ya eğitimin bütün bileşenlerinin, eğitimcilerin, pedagogların, konuya emek vermiş akademisyenlerin ve sendikaların görüş ve onayı ile gerçekleştireceksiniz; ya da çocuklarımızın maruz kaldığı bu olumsuzluklardan dersler çıkartıp, sorumluluk üstleneceksiniz ve sorumluluğunun gereğini yapacaksınız” ifadelerini kullandı.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et