20.10.2026 13:37 / Güncelleme: 15:52

İliç Maden Katliamı davasında 9'uncu duruşma: Bir katliamın sorumlusu 5 yıldızlı oteli ikamet gösteriyor

Erzincan İliç’te Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeninde 9 işçinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin davanın 9. duruşması görülmeye başlandı.

Elif Ekin Saltık
[email protected]


Erzincan- Erzincan İliç’te SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold’a ait Çöpler Altın Madeninde 13 Ocak 2024 tarihinde 9 işçinin toprak altında kalarak yaşamını yitirdiği ve büyük bir çevre felaketine neden olan heyelana ilişkin davanın 9'uncu duruşması Erzincan 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye görüldü.

Duruşmaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Genel Başkanı Aysel Tekerek, Dersim Baro Başkanı Dilan Torun, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, DEM Parti Ekoloji Eş Sözcüsü Melis Tantan, TMMOB temsilcileri, EGEÇEP, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Erzincan Şubesi yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katılarak destek verdi.

Gazetemiz Evrensel’in, 7'inci duruşmada bilirkişi heyeti üyesi Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin maden şirketiyle ticari ilişkisi olduğunu belgelemesi ve yine heyette yer alan Prof. Dr. Okay Altun’un şaibeli durumu üzerine yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verilmişti. Ancak mahkeme, tamamen yeni bir heyet oluşturmak yerine sadece bu iki ismin değiştirilmesine hükmetti. 9'uncu duruşma da bilirkişi heyetinin tamamen yeni isimlerden oluşması gerektiği tartışmalarıyla başladı.

‘Kusur tespitini bilirkişiye yaptırma hastalığından vazgeçilmeli’

Duruşmada ilk sözü alan Yıldız ailesi avukatı Akçay Taşçı, bilirkişi oluşturma şartlarına itiraz ederek mahkemenin kusur tespiti yöntemini eleştirdi. Taşçı, teknik konularda kusur tespitinin bilirkişilere bırakılmasının dosyayı çıkmaza sürüklediğini belirterek şunları söyledi:

“Savcılık aşamasında kusur tespiti istediğiniz zaman, bunun dışarıdan müdahaleye ne kadar açık hale geldiğini gördük. Örneğin, ÇED olumlu raporunu veren kamu görevlilerinin sorumlu olduğu belirtildi, ancak savcı doğrudan kusur tespiti yapmadığı için o rapor bilimsel kabul edilemedi. Aynı argümanı başka bir heyete açıklattırarak tam tersi bir rapor getirildi ve dosya tamamen çığırından çıkarıldı. Sayın Başkan, kusur tespitini bilirkişilere yaptırma hastalığından vazgeçmeliyiz. Kimin hangi alanda yönetici olduğu, iş güvenliği önlemleri ve çevre katliamı konusunda kimin sorumluluk sahibi olduğu unvanlarla belirlenmelidir. Bu nedenle, heyetin tamamen yenilenmesi yönünde net bir talebimiz var.”

Sabit ikametgahı olmayan sanığa 5 yıldızlı otelde ev hapsi

Yıldız ailesi avukatlarından Ümit Altaş ise 8'inci duruşmada ev hapsi kararıyla tahliye edilen SSR Mining Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Iain Ronald Guille ve Kıdemli Geoteknik Mühendisi Ali Rıza Kalender’in durumuna dikkat çekti. Altaş, sanıkların itiraz üzerine tekrar tutuklanıp sonra yeniden tahliye edildiklerini yeni öğrendiklerini belirterek duruma tepki gösterdi:

“Bu kişi neyle suçlanıyor? Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının ölümüne sebebiyet vermekten. Peki nerede kalıyor? Beş yıldızlı otelde. Ev hapsi verdiğiniz kişiyi beş yıldızlı otelde tutuyorsunuz. Sınırı nasıl belirliyorsunuz? Havuza gidebiliyor mu? Açık büfe kahvaltısını yapabiliyor mu? Sabit ikametgahı olmayan bu kişi, özel bir hastaneden tek bir profesörün imzasıyla ‘Seyahat etmesi sakıncalıdır’ raporu alabiliyor. Biz sıradan bir rapor için aylarca uğraşırken, 9 işçinin ölümünden sorumlu sanığa bu ayrıcalık nasıl tanınıyor? Biraz adalet, biraz eşitlik istiyoruz. Anagold’dan gelen müzekkerelerde imza bile, kaşe bile yok. Erzincan 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi Anagold’dan büyüktür. Gerekirse ambulans parasını biz verelim ama o sanıklar buraya getirilsin.”

Altaş ayrıca, sanıklara yalnızca “çevreyi taksirle kirletmekten” para cezası verilmesine de tepki göstererek, 2022’deki siyanür borusu patlamasını ve o dönem yapılan “Çökecek, insanlar ölecek” uyarılarını hatırlattı. Kapasite artışıyla fazla üretim hırsının katliamı getirdiğini vurguladı.

Özel hastaneden seyahat edemez raporu almış

“Türkiye’de sabit ikametgahı olmayan, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının ölümüne de suçlanan, Türkiye Çernobil’i denen katliama sebebiyet verdiği iddia edilen kişi, iddianamenizdeki en tepedeki kişi. Bu kişi daha sonra bir hastaneye gidiyor. Yine devletimizin hastanesi değil. Özel bir hastane. Yine altında normal bir doktorumuzun değil, profesör doktorumuzun imzası var. Ve kendine koroner arter tanısı konuluyor. Ben dedem için gitsem bir hastaneye rapor almaya kalksam en az iki ay uğraşırım. Altında altı tane doktorun imzası olur. Bir tane imzayla seyahat yapması sakıncalıdır deniyor.”

‘Suçlular nerede? adalet istiyoruz’

Avukat beyanlarının ardından söz alan, yaşamını yitiren işçilerden Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız mahkeme heyetine seslenerek, “Adalete güvenmek istiyorum ama sizin adalet anlayışınız bu mu? Suçlular nerede? Suçluları buraya getirmek sizin göreviniz. Adalet istiyorum, o suçluları bu salonda görmek istiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti kararı okuyup salondan kaçtı

Sanık müdafilerinden biri, şirketin görev ve sorumluluk belgelerinin sahte olarak hazırlandığına ve bazı sanıkların bilgisi dahi olmadan toplantılar yapıldığına dair iddialarını desteklemek için 15 yıldır şirkette çalışan bir elektrik mühendisinin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti yalnızca bu talebi değerlendirmek üzere ara verdiğini belirterek salondan ayrıldı. Ancak yaklaşık 20 dakika sonra salona dönen heyet ne müşteki ne de sanık avukatlarına söz hakkı vermeden tüm ara kararları hızlıca okuyarak duruşmayı bitirdi. Duruşma 26 Ocak 2027 tarihine ertelendi

Bu skandal kararla birlikte dosyada tutuklu hiçbir sanık kalmadı

Duruşmanın ardından adliye önünde duruma tepki gösteren avukatı Akçay Taşçı, yaşanan hukuksuzluğu şu sözlerle anlattı: “Bir tanığı dinleyip dinlememek konusunda karar vermek için içeri gittiler. 5 dakika sürmesi gereken aranın ardından gelip hiçbir beyan almaksızın adeta duruşma salonundan kaçtılar. Açık kanun hükmü der ki; hazır bulunan tanığı dinlemek zorundasınız. Bir elektrik mühendisinin dinlenmesinden neden korkulur? Niye bir şirketin genel müdürü bu memleketin mahkemesine getirilmez? Getirip iki tane soru soramayacak mısınız? Bu kadar mı acizsiniz? Yargılayacağı sanığın suratını görmeden karar veren bir mahkeme heyeti var karşımızda. İktidar partisi milletvekiliyle fotoğraf çektiren mahkeme başkanı, şirketle bağlantısı çıkan bilirkişi heyetinden sadece iki kişiyi değiştirip aynı heyetle yola devam etme kararı alıyor. İliç'te göz göre göre bir rezaleti yaşamaya devam ediyoruz. Bu memleketin toprağı, canımız, yediğimiz ekmek maden şirketlerine peşkeş çekilmiştir. Mahkemeye sesleniyoruz: Ya yargılamayı hakkıyla yapın ya da 'Bizim gücümüz yetmiyor' deyin.”

“Talimatla oturuyorsanız bu suçun ortağısınız”

Mahkeme heyetinin tavrına tepki gösteren EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ise yargının sermayenin emrinde olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Bugün buradaki Ağır Ceza Mahkemesi, 9. duruşmada sürecin üstüne adeta tüy dikti. Esas sorumlu olanı buraya getirmemek, ona soru sordurmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Çünkü talimatla orada duruyorlar. Bu duruşmada tutuklu hiçbir sanık kalmadı! Sanki 9 işçi ölmemiş, devasa bir çevre felaketi olmamış gibi davranıyorlar. 5 yıldızlı otelde hayatını konforlu bir şekilde sürdüren sanıklar var. Biz artık bu adliye sarayından, o koltuklarda oturan hakimlerden adalet ya da tarafsızlık beklemiyoruz. İzni verenleri, asıl sorumluları yargılamıyorsanız siz de bu suçun ortağısınız. İşçilerin hayatını bu kadar ucuz hale getiren bu düzen, o oturduğunuz koltuklar bir gün sarsılacak. Bu işçi sınıfına hesap vereceksiniz.”

26 Ocak için çağrı: Beraber adaleti sağlayacağız

Mahkemelerin ve adliye salonlarının şirketlerin güdümü altında olduğunu belirten DEM Parti Ekoloji Eş Sözcüsü Melis Tantan ise kamuoyuna bir sonraki duruşma için çağrı yaptı: “Biliyoruz ki bu salonlardan adalet kendiliğinden çıkmayacak. İliç için adalet çıkmasının tek yolu burada binlerce emekçinin, çevre aktivistinin, köylünün ve Erzincanlının bir arada olmasıdır. O yüzden 26 Ocak’ta görülecek bir sonraki duruşmaya vicdanı olan, emekten yana olan, 9 işçinin katledilmesinden üzüntü duyan tüm demokrasi güçlerini bekliyoruz. Beraber güçlü olacağız, beraber adaleti sağlayacağız.”


‘Esas yöneticileri ve kamu görevlilerini gizliyorlar’

Duruşma öncesi adliye önünde yapılan basın açıklamasında konuşan davanın avukatlarından Akçay Taşçı, şirketin esas sorumlularının mahkeme salonundan kaçırıldığını vurguladı: 

“9 duruşmadır çatlaklar ortaya çıktığı, şirketin kendi dış denetim firması ‘burası çöktü çökecek’ raporları sunduğu halde, üretimi kimin zorlayarak devam ettirdiğini bulmaya çalışıyoruz. Mahkeme heyetine feryat etmemize rağmen, şirketin tek bir esas yöneticisini, izinleri ve ruhsatları veren tek bir kamu yöneticisini bu salona getiremedik. İliç, Türkiye tarihinin en büyük işçi ve çevre katliamlarından biridir. Bu haklılığımızı sadece salonlarda değil, kamuoyu desteğiyle, sokaklarda haykırarak kabul ettireceğiz.”

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise katliamın göz göre göre geldiğini belirterek, “Bu sadece Yıldız ailesinin değil, tüm Türkiye’nin davasıdır. 9 canımız katledildi, aylar sonra liç altından çıkarıldı. Bugün İliç, geçici izinlerle çalışmaya devam ediyor. Bakanlar, kamu sorumluları yargılanmıyor, dosyaya dahil edilmiyor. Siyasal iktidarın yargı üzerindeki vesayetini reddediyor, havamızı, suyumuzu, geleceğimizi korumaya devam edeceğiz” dedi.

‘Bu, sermaye ve iktidarın ortak işlediği bir cinayettir’

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, İliç katliamının münferit olmadığını, Soma ve Hendek gibi göz göre göre geldiğini ifade ederek, “Buradaki madenin çıkarılmasına izin veren bakanlar, valiler, kaymakamlar bellidir. Bu cinayet, en tepeden en aşağıya kadar ortak işlenmiş bir cinayettir. Halkı soyanlar, yolsuzluk yapanlar korunuyor; adalet arayanlar yargılanıyor. Adalet ancak işçilerin ve emekçilerin birleşik mücadelesiyle gelecektir” şeklinde konuştu.

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek, sermaye düzeninin işçi canına verdiği değersizliğin altını çizerek, “Artık Türkiye’de işçiler tekil değil, tabur tabur, bölük bölük ölüyor. Bunun nedeni AKP’nin sermaye sınıfına açtığı sonsuz kredidir. Gerçek sorumlular, patronlar ve siyasi iktidar yargılanmadığı sürece bu dava bizim için kapanmayacaktır. İki elimiz bu katliamcıların yakasında olacak” dedi.

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise “Türkiye’nin onurunu, zenginliklerini uluslararası şirketlere peşkeş çekiyorlar. Bize posasını bırakıp, çocuklarımızın canını alıyorlar. Gerçek vatanseverlik bu ülkenin taşına, toprağına, işçisine sahip çıkmaktır” ifadelerini kullandı.

Baba Yıldız’dan Binali Yıldırım’a: Bir kere bile kapımızı açmadın

Açıklamada son sözü alan Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız, eski Başbakan Binali Yıldırım’a tepki gösterdi:

“Ben 53 gün liç yığınının altında oğlumu ararken, ağlarken o Erzincanlı olduğunu söyleyen Başbakan’ın bir kere yüzünü görmedim. Bir kere gelip bizi teselli etmedi. Ama Avrupa’ya gidip gözyaşı döküyor. Sen İliç’te ölenler için, Soma’da ölenler için hiç ağladın mı? Erzincanlıyım diyorsun, bir kere kapımızı açmadın. O ağlamaların hepsi yalan. Bu halk artık uyansın.”

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
20.10.2026 09:37

Sergen Yalçın’ın sözleşmesi ne zamana kadar sürecek? TFF’nin planı belli oldu

A Milli Takım teknik direktörlüğü için Sergen Yalçın’la anlaşmaya vardığı belirtilen TFF’nin, bugün saat 15.00’teki toplantının ardından resmî açıklama yapması bekleniyor.

Sergen Yalçın’ın sözleşmesi ne zamana kadar sürecek? TFF’nin planı belli oldu

Sergen Yalçın | Fotoğraf: DHA

20.10.2026 13:49 / Güncelleme: 14:47

Tom Barrack'tan Yemen açıklaması: ABD'nin kara müdahalesi anlamsız görünüyor

ABD'nin 'Ortadoğu Valisi' Tom Barrack, Doha'daki Küresel Güvenlik Forumu'nda Washington'ın Ortadoğu stratejisine değindi. Barrack, Yemen'de Ensarullah güçlerine karşı ABD'nin kara operasyonunun "anlamsız göründüğünü" söyledi.

Tom Barrack'tan Yemen açıklaması: ABD'nin kara müdahalesi anlamsız görünüyor

Fotoğraf: AA

20.10.2026 14:02

İstanbul Milletvekili Yeneroğlu'ndan Adalet Bakanı Gürlek'e soru önergesi: 'Bu iddialar sessizlikle geçiştirilemez'

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Almanya'daki iltica başvurularında kullanılmak üzere Türkiye'de para karşılığında gerçeğe aykırı ceza soruşturmaları açıldığı iddialarını Meclis gündemine taşıyarak Bakan Gürlek'e soru önergesi verdi.

İstanbul Milletvekili Yeneroğlu'ndan Adalet Bakanı Gürlek'e soru önergesi: 'Bu iddialar sessizlikle geçiştirilemez'

Fotoğraf: ANKA

20.10.2026 12:46 / Güncelleme: 13:51

Tuncer Bakırhan'dan fon vurgunu açıklaması: Ülke ekonomisi dünyanın en büyük kumarhanelerinden birine çevrilmiş

Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Tarihin en büyük vurgunlarından birini yaşadık. Ülke ekonomisi dünyanın en büyük kumarhanelerinin birine çevrilmiş" dedi.

20.10.2026 13:18

Halil Falyalı davasında yeni karar: Bilirkişi raporu beklenecek

Kuzey Kıbrıs'ta öldürülen Halil Falyalı'nın yasa dışı faaliyetlerine ilişkin 250 sanıklı davada mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun beklenmesine karar verdi. Özge Falyalı'nın da yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 24 Mart 2027'de görülecek.

Halil Falyalı davasında yeni karar: Bilirkişi raporu beklenecek

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!