'TSS işçilerinin geçmiş çalışma süreleri dikkate alınsın'
Nakliyat-İş, TSS işçilerinin taşeronluk sürelerinin kıdem ve izin hesabına katılmasını, sendikal baskıların son bulmasını ve insanca ücret talep etti.
İstanbul Havalimanı Kargo Terminali A Kapısı önünde açıklama yapan DİSK’e bağlı Nakliyat-İş, Türk Hava Yolları Destek Hizmetleri (TSS) bünyesindeki işçilerin ücret ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerini gündeme getirdi. Sendika, özellikle taşeronluk dönemindeki çalışma sürelerinin yıllık izin ve kıdem hesabında dikkate alınmasını, işçilerin sendikal örgütlenme hakkına yönelik baskıların son bulmasını ve insanca yaşamaya yetecek ücret ve çalışma koşullarının sağlanmasını istedi.
Açıklamada konuşan Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, havalimanlarında çalışan on binlerce işçinin düşük ücretler ve ağır çalışma koşulları nedeniyle sendikal örgütlenmeye yöneldiğini söyledi. Havalimanlarında pilot ve kabin ekiplerinin yanı sıra terminal, yer hizmetleri, güvenlik ve kargo alanlarında çalışan çok sayıda işçinin bulunduğunu belirten Küçükosmanoğlu, önemli bir bölümünün ise sendikasız olduğunu ifade etti.
Taşeronluk süresi hesaba katılsın
Küçükosmanoğlu, TSS’nin 2023’te kurulmasıyla daha önce farklı alt işverenler üzerinden çalışan işçilerin aynı şirket bünyesinde toplandığını hatırlatarak, bunun işyeri devri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesine işaret eden Küçükosmanoğlu, işçilerin taşeron şirketlerde geçirdiği sürelerin TSS’deki çalışma sürelerine eklenmesi gerektiğini vurguladı.
Bu sürenin yalnızca kıdem tazminatı hesabında değil, yıllık izin haklarının belirlenmesinde de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Küçükosmanoğlu, “Daha önce alt işverenlerde çalışan tüm sürelerin burada dikkate alınması lazım” dedi.
Sendikanın bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurduğunu aktaran Küçükosmanoğlu, TSS’de işçilerin çalışma koşullarına ilişkin tercihlerini belirlemek amacıyla yapılan anket uygulamasının da baskı yarattığını belirtti. İşçilerin çalışma kaygısı içinde yanıt vermek zorunda bırakıldığını belirten Küçükosmanoğlu, uygulamanın “bir anlamıyla mobbing” olduğunu söyledi.
"Sendikal örgütlenmenin önüne baskıyla geçiliyor"
Açıklamada bir diğer başlık ise sendikal örgütlenmeye yönelik baskılar oldu. TSS’nin yanı sıra TGS ve FUGO’da da Nakliyat-İş üyesi işçilerin bulunduğunu belirten Küçükosmanoğlu, işverenlerin kamuoyuna sendikal haklara saygılı olduklarını söylediğini ancak işyerlerinde farklı uygulamalarla karşılaşıldığını söyledi.
Küçükosmanoğlu, “Söylem olarak bu söylenir ama alttan alta çalışanların sendikalı olmasını, örgütlenmesini engellemeye yönelik mobbing ve baskıyla arkadaşlarımız karşı karşıya kalıyorlar” dedi.
Havalimanlarındaki işçilerin ortak sorunlarının başında düşük ücret, keyfi uygulamalar ve çalışma koşullarının geldiğini söyleyen Küçükosmanoğlu, sendikal örgütlenmenin bu sorunlara karşı toplu mücadele açısından önemli olduğunu belirtti.
"Ücretler reel olarak geriliyor"
Küçükosmanoğlu, THY’nin yüzde 50 ortaklığı bulunan TGS’de çalışan yaklaşık 20 bin işçinin ücretlerinin de hayat pahalılığı karşısında reel olarak gerilediğini söyledi. İşçilerin daha önce sahip oldukları ücret ve sosyal hakların zaman içinde gerilediğini belirten Küçükosmanoğlu, bu nedenle TGS işçilerinin de sendikaya üye olmaya başladığını ifade etti.
FUGO, Çelebi, TGS ve TSS’de çalışan işçilerin farklı işyerlerinde benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Küçükosmanoğlu, insanca yaşamaya yetecek ücret ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının sağlanmasını istedi.
(İşçi Sendika Servisi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et