TSS işçilerine günlük ücret ve güvencesizlik dayatması
Türk Hava Yolları’nın iştiraki TSS bünyesindeki yaklaşık 10 bin kargo, temizlik ve teknik servis işçisi, 1 Ocak 2027’den itibaren günlük ücret sistemine geçilmesini öngören muvafakatname dayatmasıyla karşı karşıya.
Barış Salık
[email protected]
Türk Hava Yolları’nın (THY) iştiraki Turkish Support Services (TSS) bünyesinde çalışan yaklaşık 10 bin kargo, temizlik ve teknik servis işçisi, 1 Ocak 2027’den itibaren uygulanması planlanan ücret ve çalışma düzenlemeleriyle karşı karşıya. İşçilere imzalatılan muvafakatnameyle aylık sabit ücret sisteminden günlük ücret sistemine geçişe onay istenirken, bazı ücret kalemlerinin niteliğinin değiştirilmesi planlanıyor. Muvafakatnamede 1750 TL’lik kademe ücretinin aile yardımı olarak gösterilmesi, iş kıyafetleri ve şirket kartlarının iade edilmemesi durumunda ücretlerden kesinti yapılması ve şirket prosedürlerinin kurumsal e-posta üzerinden bildirilmiş sayılması gibi düzenlemeler yer alıyor. İşçiler, belgeyi imzalamayanlara birim amirleri tarafından işten çıkarılacakları yönünde baskı yapıldığını, günlük ücret uygulamasının iş güvencesi açısından kaygı yarattığını ve 1 Ocak’tan sonra nasıl bir ücret ve çalışma ortamaı olacağı konusunda kendilerine açık bilgi verilmediğini belirtti. Belgenin kendisinde, imzalamayanların işten çıkarılacağına ilişkin bir hüküm bulunmuyor. İşçiler ise ağustos ayından itibaren imza atmayanlara iş akitlerinin sonlandırılacağının söylendiğini aktarıyor.
Görüştüğümüz TSS işçisi, bazı çalışanların belgeyi imzalamaması üzerine birim amirleri tarafından işten çıkarılacakları yönünde uyarıldığını dile getirdi. “Muvafakatnameyi imzalamayan arkadaşlarımız da oldu ama kimse kime ne olacağını bilmiyor. Net bir açıklama yapan yok” diyen işçi süreçle birlikte çalışma alanlarında da baskının artırdığını belirtti.
Yaklaşık 10 bin işçi TSS çatısı altında
TSS bünyesinde kargo, temizlik ve teknik servis işçileri çalışıyor. Kargo işçileri uçuşlara gönderilecek yüklerin hazırlanması ve operasyonunu yürütürken, temizlik işçileri uçak ve havalimanı temizliğinde, teknik servis işçileri ise arıza ve teknik müdahale işlerinde çalışıyor. İşçinin aktardığına göre 4-4 bin 500 kargo, 2 bin 500 teknik servis ve 3 bin 500 temizlik işçisi olmak üzere yaklaşık 10 bin kişi aynı şirket çatısı altında bulunuyor.
TSS’ye geçişten önce kargo işçileri 5M, temizlik ve teknik servis işçileri ise Gökçe ve diğer taşeron şirketlerde çalışıyordu. 2019-2020 döneminde 5M’de Öz Taşıma-İş ile örgütlenme çalışması yürüttü ve sendika gerekli çoğunluğa ulaşarak yetki aldı. Hak-İş’e bağlı Öz Taşıma-İş Ancak toplu iş sözleşmesi masasına oturmadı.
Taşeron işçiler tek çatı altında toplandı
2023’te farklı iş yerlerinde çalışan kargo, temizlik ve teknik servis işçileri TSS çatısı altında toplandı. Çalışan sayısı taşeronluk dönemindeki yaklaşık 3 bin 500-4 bin düzeyinden 9 binin üzerine çıktı. İşçi sayısının artmasıyla sendikanın toplu iş sözleşmesi için yetki alabilmesi için ulaşması gereken çoğunluk da yükseldi.
Nakliyat-İş Sendikası Genel Mali Sekreteri Mehrali Yücedağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından sendikaya ulaşan iş yeri verilerinde TSS’nin taşımacılık iş kolunda 9 bin 325 işçinin göründüğünü, bunun dışında yaklaşık 2 bin işçinin daha bulunduğunu aktardı. Yücedağ, farklı taşeron şirketlerde çalışanların tek şirket çatısı altında toplanmasının ardından sendikal örgütlenme sürecinin de yeniden şekillendiğini belirtti.
‘İş güvencesi ortadan kaldırılıyor’
Yücedağ, aylık sabit ücret sisteminden günlük ücret sistemine geçilmesi düzenlemesinin işçiler açısından temel kaygılardan biri olduğunu söyledi: “İşçiyi güvencesizleştirerek yevmiyeci haline getirecekler, günlük demek iş güvencesini ortadan kaldırmak demek. Bugün işler yoğun, yüz kişi gelecek; yarın işlerimiz düştü, elli kişi gelecek. Diğer elli kişi yevmiye alamayacak.”
TSS’deki değişikliklerle THY’nin ‘Hedef 12’ kapsamında pilot ve kabin ekiplerine yönelik düzenlemelerinin aynı dönemde yürütüldüğüne dikkat çekerek, “İkisi birlikte aynı politika. Maliyeti işçinin giderleriyle düşürmezsiniz, işçinin alacağıyla maliyet düşürülmez” dedi.
‘Kazanın ücretini de işçiden kesiyorlar’
TSS işçisi ise günlük ücret uygulamasının daha önce de gündeme geldiğini, işçilerin tepkisinin ardından geri çekildiğini söyledi. 1 Ocak 2027’de uygulanması planlanan yeni düzenlemenin ayrıntılarının ise kendilerine açık biçimde anlatılmadığını belirten işçi, mevcut ücretinin yaklaşık 43 bin 600 lira olduğunu, bunun yanında çeşitli ek ödemeler bulunduğunu söyledi. Gece vardiyası priminin izin veya rapor dönemlerinde kesildiğini belirten işçi, verilen primlerin çoğu zaman rücu edilen cezalarla geri alındığını ve tırpanlanmaya çalışıldığını anlattı. İşçi, “En ufak bir kaza oluyor, onun ücretini bize tahsil ediyorlar” dedi.
TSS’deki düzenlemeyle THY’nin pilot ve kabin ekiplerine yönelik değişiklik arasında kendi benzer bir yön gördüğünü belirten işçi, “Biz de ücretlerimizin kesilmesinin imzalamayanların işten çıkarılmasını ve yıllardır süregelen bu hak gasplarının bir parçası olarak öngörüyoruz. İki süreç benzer şekilde ve aynı tarihte THY’nin işçileri bir maliyet kalemi olarak görmesi sürecidir” diye konuştu.
Altı gün çalışma iki gün izin
TSS işçisinin aktardığı çalışma düzeninde işçiler 6 gün 4 ekip halinde üç vardiya çalışıyor: 07.00-15.00, 15.00-23.00 ve 23.00-07.00. İşçi her bir vardiyada iki gün çalıştıktan sonra iki gün yapıyor. Gece vardiyasının ardından eve yaklaşık 08.00’de ulaştığını belirten işçi, “Sabah saat sekizde evde oluyorum. İzne çıkmış sayılıyorum, ama eve çalışarak geldiğim için sadece uyuyorum. Kalkıyorum, ertesi gün izinliyim, ondan sonra sabah vardiyası başlıyor.” dedi.
‘Mobbing uygulanıyor’
Muvafakatname sürecinin yanı sıra örgütlenme döneminde de birim amirleri ve vardiya sorumluları tarafından baskı gördüklerini söyleyen işçi, baskının kargo, temizlik ve teknik birimlerde farklı biçimlerde ortaya çıktığını; bazı çalışanların işe gönderilmediğini, bazılarının soğuk havada dışarıda çalıştırıldığını ve çöp ağlarının kestirildiğini aktardı. Özellikle örgütlenme sürecinde görünür hale gelen bazı çalışanlara görev tanımları dışında işler verildiğini belirten işçi, “Mobbingler oluyor, işçiyi yıldırmaya çalışıyorlar” dedi. İşçi, yurt dışından gelen büyük bir kargonun hazırlanması sırasında çalışanların kamera üzerinden takip edildiğini, hasar olması halinde işten çıkarılabilecekleri yönünde uyarıldıklarını ve iş tamamlanana kadar çay ile sigara molalarının verilmediğini de anlattı.
Yücedağ da TSS’de sendikal örgütlenme nedeniyle işçilere baskı uygulandığını belirterek, “Şu ana kadar gerçek anlamda sendikadan dolayı atılmış kimse yok ama sendika üyesi olanlara mobbing yapıyorlar, baskı yapıyorlar. Yerini değiştirmeye çalışıyorlar. Zaman zaman uyarıyorlar, tehdit ediyorlar” dedi. Bazı işçilerin rapor almaları nedeniyle işten çıkarıldığını, birden fazla raporun fesih gerekçesine dönüştürülebildiğini de akatardı.
19 Ekim’de İGA’da açıklama yapılacak
Nakliyat-İş’in yaklaşık 1.5 aydır TSS iş yerinde örgütlenme çalışması yürüttüğünü belirten Yücedağ, işçilerin Nakliyat-İş’e başvurmalarının temel nedenlerinden birinin muvafakatname olduğunu söyledi.
TSS bünyesindeki uygulamaların başka THY şirketlerine bağlı iş yerlerine de yayılabileceğini belirten Yücedağ, sendikanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurarak muvafakatname ve yıllık izin konusunda inceleme talep ettiğini bildirdi. Nakliyat-İş, 19 Ekim Pazartesi günü saat 11.00’de İstanbul Büyük Havalimanında (İGA) basın açıklaması yapacağını duyurdu.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et