DEM Parti'den yargıdaki siyasi kadrolaşma iddiaları için araştırma önergesi
DEM Parti milletvekilleri, Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in 70 avukatın hakim ve savcı olmasını sağladıklarına ilişkin açıklamasının ardından, yargıdaki siyasi ilişkilerin ve ayrıcalıklı uygulamaların araştırılmasını istedi.
Fotoğraf: ANKA
Zeliha Irmak
[email protected]
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Van Milletvekili Zülküf Uçar ve Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, hakim ve savcıların mesleğe kabulünde, atanmasında ve görevlendirilmesinde siyasi ilişkilerin, referansların ve ayrıcalıklı uygulamaların rolünün araştırılması amacıyla Meclis araştırma önergesi verdi.
Önergede, yargı kadrolarının siyasi iktidar ve belirli çevrelerle kurulan ilişkiler üzerinden şekillendirildiğine ilişkin iddiaların araştırılması, bu uygulamaların yargı bağımsızlığına ve adil yargılanma hakkına etkilerinin ortaya çıkarılması istendi.
Önergenin gerekçesinde, Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in Ekim 2026’da katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalara yer verildi. Ağdemir’in iki yıllık çalışma dönemlerinde barolarına kayıtlı 70 avukatın hakim ve savcı olmasını sağladıklarını, bu kişiler için referans olduklarını ve bakanlıklarla görüştüklerini söylediği hatırlatıldı.
Ağdemir’in, “Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık bir ayrıcalık tanıdı” sözlerine dikkat çekilen önergede, bu açıklamanın hakimlik ve savcılığa kabul süreçlerinde kamu gücünün belirli kişi ve çevreler lehine kullanıldığına ilişkin ciddi sorunlara işaret ettiği belirtildi.
Geçmişte siyasi parti yönetiminde görev yapmış olan Ağdemir’in Adalet Bakanlığı yöneticileriyle kurduğu ilişkilerin de incelenmesi gerektiği ifade edildi. Ankara 2 No’lu Baro yönetiminin Bakanlıkla gerçekleştirdiği görüşmelerin ve 70 avukatın mesleğe kabulündeki rollerine ilişkin açıklamaların somut kayıtlar üzerinden araştırılması istendi.
Çoklu baro düzenlemesine dikkat çekildi
Önergede, 2020 yılında kabul edilen çoklu baro düzenlemesine karşı avukatların ve baroların dile getirdiği itirazlar da hatırlatıldı. Düzenlemeye yönelik itirazların temelinde savunmanın siyasi saiklerle bölünmesi, iktidara yakın alternatif meslek örgütlerinin oluşturulması ve savunmanın bağımsızlığının zayıflatılması kaygılarının bulunduğu belirtildi.
Belirli baroların siyasi iktidarla kurduğu ilişkiler ve bu ilişkilerin sağladığı kurumsal imkanların söz konusu itirazları daha görünür hale getirdiği savunuldu. Çoklu baro düzenlemesinin yalnızca savunmanın bağımsızlığı üzerindeki sonuçlarıyla değil, yargı kadrolarının siyasi ve kurumsal ilişkiler yoluyla şekillendirilmesindeki rolüyle de araştırılması gerektiği vurgulandı.
Mülakatta elenen Mert Akdoğan hatırlatıldı
Önergenin gerekçesinde, hakimlik ve savcılık yazılı sınavında 115’inci olmasına rağmen mülakatta elenen ve 9 Ocak 2025’te yaşamına son veren avukat Mert Akdoğan’a da yer verildi.
Yazılı sınavlarda başarılı olmalarına rağmen mülakatlarda elenen hukukçuların yaşadıklarına dikkat çekilerek, liyakat ve eşitlik ilkelerinin ihlal edilmesinin yalnızca mesleki hak kayıplarıyla sınırlı olmadığı belirtildi.
15 Temmuz sonrası atamalar da araştırılsın talebi
Önergede, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından binlerce hakim ve savcının meslekten çıkarılmasıyla oluşan kadro boşluklarının doldurulması sürecine de dikkat çekildi.
Bu dönemde siyasi parti teşkilatlarında, hukuk komisyonlarında ve seçim çalışmalarında görev yapmış kişilerin hakimlik ve savcılığa kabul edilmesinin yargının bağımsızlığına ilişkin sorunları derinleştirdiği ifade edildi. Yargı kadrolarının oluşturulmasında siyasi ilişkilerin etkisinin ve buna imkan sağlayan kurumsal mekanizmaların bütün yönleriyle incelenmesi gerektiği belirtildi.
Türkiye hukukun üstünlüğü endeksinde 118’inci sırada
Önergede, yargı bağımsızlığına ilişkin uluslararası raporlara da yer verildi. World Justice Project'in Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde Türkiye'nin 2015 yılında 102 ülke arasında 80'inci sırada yer aldığı, 2025 yılında ise 143 ülke arasında 118'inci sıraya gerilediği hatırlatıldı.
Avrupa Komisyonunun 2025 Türkiye Raporu'nda da Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) bağımsızlığının sağlanmasında ilerleme kaydedilmediğinin belirtildiği aktarıldı. Raporda, yürütmenin Kurul üyelerinin belirlenmesindeki güçlü etkisinin yargının özerkliğini zayıflatmaya devam ettiğine dikkat çekildiği ifade edildi.
Yargı bağımsızlığı için Meclis araştırması istendi
Önergenin sonuç bölümünde, hakim ve savcıların mesleğe kabulü, atanması ve görevlendirilmesinde siyasi ilişkilerin ve ayrıcalıklı uygulamaların rolünün ortaya çıkarılması talep edildi. Çoklu baro düzenlemesinin yargı kadrolarının oluşturulmasına etkilerinin, HSK'nin yapısı ve işleyişinin, yargı mensuplarının siyasi ve suç örgütleriyle bağlantılarının araştırılması istendi. Milletvekilleri, yargı üzerindeki siyasi müdahalelerin önlenmesi ve bağımsız, tarafsız yargı güvencelerinin sağlanması amacıyla Meclis araştırması açılması çağrısında bulundu.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et