Kulp'taki maden projesine verilen 'ÇED gerekli değildir' kararı Meclis gündeminde
Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Kulp'taki maden projesine verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararını Meclise taşıdı. Bilirkişi raporunda projenin su kaynakları, heyelan riski ve meralar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Diyarbakır'ın Kulp ilçesi İslamköy mevkisinde Kılıç Kardeşler Madencilik tarafından yapılması planlanan "Yarma ve Sondaj Yöntemiyle Maden Arama" projesine verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Eren, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, Diyarbakır Valiliğinin şirket lehine verdiği kararın iptali için açılan davada hazırlanan bilirkişi raporuna dikkat çekti.
202500412 ruhsat ve 3509075 erişim numaralı sahaya ilişkin "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali amacıyla Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde 2026/613 Esas sayılı dava açıldı. Mahkeme heyetinin 17 Temmuz 2026'da gerçekleştirdiği keşfin ardından maden, çevre, jeoloji, harita, ziraat ve orman mühendisleri ile biyologdan oluşan yedi kişilik bilirkişi heyeti, 23 Eylül 2026 tarihli ortak raporunu hazırladı.
Bilirkişi raporunda heyelan ve yeraltı suyu riski vurgulandı
Önergede aktarılan bilirkişi raporunun jeoloji mühendisliği incelemesine göre, proje sahası Prekambriyen yaşlı Bitlis Masifi birimlerine ait bazik ve ultrabazik kayaçlardan oluşuyor. Bölgenin kırıklı ve çatlaklı yapısının yeraltı suyu taşıma özelliğine sahip olduğu belirtilirken, sondaj çalışmalarında kullanılan bentonit ve kimyasal sıvıların yeraltı su katmanlarına karışarak su kaynaklarını kirletme riski taşıdığı kaydedildi.
Maden Tetkik ve Arama (MTA) verilerine göre, ruhsat sınırındaki R2 ve proje sahasının güneybatısındaki R5 noktalarında aktif heyelan alanları bulunduğu belirtildi. Dik yamaçlarda yapılacak kazıların, iş makinelerinin oluşturacağı titreşimlerin ve drenaj değişikliklerinin heyelanları tetikleyebileceği ifade edildi.
Raporda ayrıca bölgenin yüksek deprem riski taşıdığı, Yenisu Fay Zonu'na 12,95 kilometre ve Kulp Fayı Karpuzlu Segmenti'ne 10,45 kilometre uzaklıkta bulunduğu aktarıldı.
Proje sahası Silvan Barajı'nın koruma alanında
Çevre mühendisliği incelemesinde, Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdürlüğünün resmi görüşüne göre proje sahasının Batman'ın içme ve kullanma suyunu temin edecek Silvan Barajı'nın Uzun Mesafeli Koruma Alanı içerisinde yer aldığına dikkat çekildi.
Proje Tanıtım Dosyası'nda sahadaki su kaynaklarının koordinatları, debileri, kuyu ve pınarların konumları ile başlangıç su kalitesi analizlerinin bulunmadığı belirtildi. Maden arama faaliyetinin geçici olmasının su kaynaklarına yönelik kalıcı riskleri ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.
Raporda ayrıca toz emisyonu hesaplarının yalnızca ocak içindeki kazı çalışmalarını kapsadığı, 3,2 kilometrelik stabilize bağlantı yolundaki nakliye trafiği ile iş makineleri ve jeneratörlerden kaynaklanacak egzoz emisyonlarının hesaplanmadığı kaydedildi.
Mera alanları ve bitki örtüsüne ilişkin eksiklikler tespit edildi
Maden mühendisliği incelemelerinde, iki yarma alanından aylık yaklaşık 360 metreküp, yani 900 ton pasa ve cevher kazısı yapılacağı belirtildi. Patlatma yapılmasa bile dik yamaçlardan aşağıya doğru malzeme kayması ve yuvarlanması riski bulunduğu, buna karşı alınacak önlemlerin proje dosyasında açıklanmadığı ifade edildi.
Faaliyet sonrasında arazinin eski haline getirilmesine ilişkin somut bir planlamanın da bulunmadığı kaydedildi.
Ziraat ve orman mühendisliği incelemelerinde, bölge halkının geçim kaynakları arasında bulunan küçükbaş hayvancılık ve arıcılık açısından meraların önemine dikkat çekildi. Makine trafiği ve kazı çalışmalarının otlatma güzergahlarını bölebileceği ve toprak erozyonunu artırabileceği belirtildi.
Biyolojik incelemede ise proje dosyasındaki tür listesinin sahadaki bitki örtüsüyle uyuşmadığı, bölgede yeni türler ile dar yayılışlı endemik bitkilerin bulunma potansiyeli olduğu ifade edildi.
Bilirkişi heyeti: ÇED kararı uygun değil
Yedi kişilik bilirkişi heyeti, şirketin Proje Tanıtım Dosyası'nda yer verdiği taahhütlerin somut teknik verilere ve saha koşullarına dayanmadığını belirtti.
Raporda, içme suyu koruma havzası, aktif heyelan tehlikesi, deprem riskleri, mera bütünlüğü ve endemik bitki örtüsü üzerindeki olumsuz etkilerin mevcut önlemlerle giderilemeyeceği ifade edildi.
Bilirkişi heyeti, maden arama projesine verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının teknik, çevresel ve ekolojik açılardan uygun olmadığı sonucuna vardı.
Eren'den Bakan Çiftçi'ye 6 soru
Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, önergesinde, halkın sağlığını, içme suyu havzalarını, tarım ve hayvancılığı tehdit ettiğini belirttiği projeye yeterli yerinde denetim ve uzman incelemesi yapılmadan "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesini eleştirdi.
Eren, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye şu soruları yöneltti:
- Diyarbakır Valiliği, Silvan Barajı gibi bölgenin en stratejik içme ve kullanma suyu havzasının koruma alanında kalan bir maden projesine hangi teknik ve bilimsel incelemelere dayanarak "ÇED Gerekli Değildir" kararı vermiştir?
- DSİ ve MTA gibi yetkili kamu kurumlarının haritalarında açıkça "Aktif Heyelan Alanı" ve "İçme Suyu Koruma Havzası" olarak tanımlanan bir bölgede, Valilik bünyesindeki ilgili birimler bu hayati riskleri neden tespit etmemiş veya görmezden gelmiştir?
- Proje Tanıtım Dosyası’nda su kalitesi analizleri, pasa şev stabilitesi, nakliye kaynaklı toz emisyonu ve saha rehabilitasyonu gibi en temel mühendislik verileri dahi bulunmazken, bu dosya Valilik tarafından hangi kriterlere göre yeterli kabul edilmiştir?
- Tamamı tescilli mera vasfında olan ve yerel halkın hayvancılıkla geçindiği bir alanda, 4342 sayılı Mera Kanunu hükümleri ve köylülerin yaşam hakları karar sürecinde neden gözetilmemiştir?
- Bilirkişi raporuyla projenin çevreye, suya ve zemin stabilitesine zararlı olduğu kesinleşmişken Diyarbakır Valiliği söz konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararını resen geri çekecek midir?
- Yeterli saha incelemesi yapmadan, eksik ve kusurlu proje dosyasına onay vererek halk sağlığını ve kamu kaynaklarını riske atan Diyarbakır Valiliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri hakkında Bakanlığınızca idari ve adli bir soruşturma başlatılacak mıdır?
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et