Kadri Bağdu’nun katledilişinin 12'nci yılında ‘Yara’ belgeseli gösterildi
İHD Adana Şubesi, Azadiya Welat gazetesi dağıtan Kadri Bağdu'nun katledilişinin 12'nci yılında düzenlediği etkinlikte faillerin yargılanmasını istedi. Halk TV'ye yönelik kayyum kararına da tepki gösterildi.
Volkan Pekal
[email protected]
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, Azadiya Welat gazetesinin dağıtımcısı Kadri Bağdu’nun katledilişinin 12'nci yılında şube binasında etkinlik düzenledi. Gazeteci Hamdullah Yağız Kesen’in yönetmenliğini yaptığı, Bağdu’nun mücadelesini konu alan Yara belgeselinin gösteriminin ardından basın açıklaması yapıldı. Ayrıca Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterilerek basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı vurgulandı.
Kadri Bağdu, 14 Ekim 2014’te Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Şakirpaşa Mahallesi’nde bisikletiyle gazete dağıttığı sırada silahlı saldırıya uğrayarak katledildi. Azadiya Welat gazetesinin 17 yıl boyunca dağıtımını yapan Bağdu’nun öldürülmesinin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen cinayetin failleri açığa çıkarılmadı. Hamdullah Yağız Kesen’in hazırladığı Yara belgeseli, Bağdu’nun arşiv görüntüleri üzerinden kurgulanmış bir belgesel. Bağdu’nun yaşamını, yıllarca sürdürdüğü gazete dağıtım emeğini ve Kürt basınının maruz kaldığı baskıları ele alan belgesel, unutulmaya karşı toplumsal hafızayı canlı tutmayı amaçlıyor.
Yönetmen Hamdullah Kesen, filmle ilgili “Kadri Bağdu’nun verdiği mücadeleyi anlatmaya çalıştık. Kollektif bir çalışma oldu. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dedi.
“Barış ve kardeşlik için faillerin ortaya çıkarılması şart”
Basın açıklamasını okuyan İHD Adana Şube Yöneticisi Mehmet Zeki Eren, Kadri Bağdu cinayetinin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen faillerin ve cinayetin arkasındaki bağlantıların ortaya çıkarılmadığını söyledi. Eren, soruşturma dosyasına sunulan isimler ve DAİŞ üyesi Servet Koç’un 2016’da Bağdu’nun oğluna gönderdiği, cinayete ilişkin itiraf ve bilgiler içeren mesajlara rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini belirtti. Soruşturmanın 2020’de “daimi arama” kararıyla faili meçhul bırakıldığını ifade eden Eren, cinayetin yeniden soruşturulmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi. Eren, “Kadri Bağdu ve benzer siyasi cinayetler aydınlatılmadan toplumsal barış sağlanamaz. Barış ve kardeşlik için hakikatin ortaya çıkarılması ve yüzleşme şart” dedi.

“Cinayet, siyasi olduğu için çözülmek istenmiyor”
Dosyanın avukatlarından Tugay Bek de Kadri Bağdu cinayetinin aydınlatılmasının önündeki engellerin siyasi olduğunu dile getirdi. Kobane dayanışma eylemlerine katılanların güvenlik kameraları aracılığıyla tespit edilmesine rağmen Bağdu’yu öldüren kişi ve motosikletin aynı kameralardan tespit edilememesinin kabul edilemez olduğunu belirten Bek, soruşturmanın başından itibaren cinayetin adli vaka olarak ele alındığını, avukatların ise dosyaya erişiminin engellendiğini söyledi. Bek, “Biz avukatlar olarak bu cinayetlerin ve saldırıların ısrarla çözülemediğini değil, çözülmek istenmediğini tespit ediyoruz” dedi.
Bek, Adalet Bakanlığının kamuoyunda gündem olan cinayetleri çözmekle övündüğünü ve faili meçhul dosyalar için özel ekipler kurduğunu belirterek siyasi cinayetlerin ise bu çalışmaların dışında bırakıldığını söyledi. Roboski ve Kobane dayanışma eylemleri sırasında işlenen cinayetlerin aydınlatılması için de özel ekipler kurulmasını isteyen Bek, bu dosyaların çözümünün önündeki engelin siyasi irade olduğunu savundu.
Halk TV’ye kayyum tepkisi
Yara belgeselinde Kadri Bağdu’nun kapatılan Özgür Gündem gazetesine ilişkin açıklamasına da dikkat çeken Bek, geçmişte gazetelerin kapatıldığını, bugün ise televizyon kanallarına kayyum atandığını söyledi. Halk TV’ye yönelik baskın ve kayyum kararını da basın özgürlüğüne yönelik müdahale olarak değerlendiren Bek, “Bu halk gerçeklere ulaşmasın, gerçekleri bilmesin diye özgür basının susturulmak istendiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker de basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere dikkat çekti. Halk TV’ye yönelik baskın ve kayyum atanmasına tepki gösteren Şeker, “Yine basın susturulmak istendi, yine halkın haberi alma özgürlüğü kısıtlanmak istendi” dedi. İnsan hakları savunucuları olarak ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceklerini belirten Şeker, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının önemini vurguladı.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et