EMEP'li vekillerden Halk TV'ye kayyımla ilgili soru önergesi: 'Halkın gerçekleri öğrenmesinin önüne mi geçilmek isteniyor?'
EMEP'li vekiller İskender Bayhan ve Sevda Karaca, Halk TV’ye kayyım atanması ile ilgili verdikleri soru önergesinde tek soru sordu; “Fon vurgunları, kayyımlar, AKP’ye transferler, Mekke Anlaşması... Halkın gerçekleri öğrenmesinden mi korkuyorsunuz?”
Fotoğraf: EMEP
Emek Partisi (EMEP) milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca, Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasına ilişkin ortak soru önergelerinde iktidara tek bir soru yöneltti: “Fon vurgunları, kayyımlar, AKP’ye transferler, Mekke Anlaşması… Halkın gerçekleri öğrenmesinden mi korkuyorsunuz?”
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 14 Ekim sabahı Halk TV’nin İstanbul’daki binasına polis baskını düzenlenmesi, kanala TMSF kayyım olarak atanması ve yayınlarının durdurulmasını Meclis gündemine taşıdı.
Bayhan ve Karaca, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturmanın bir televizyon kanalının yayınlarının durdurulmasına, gazetecilerin çalışmalarının engellenmesine ve milyonlarca insanın haber alma hakkının sınırlandırılmasına gerekçe yapılamayacağını vurguladı.
“İşçi ve emekçiler yoksullaşırken sermayeye kaynak yağıyor”
Halk TV’ye yönelik müdahalenin ülkenin ekonomik ve siyasi koşullarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Bayhan ve Karaca, iktidarın ekonomi politikalarının bütün yükünün işçi ve emekçilerin sırtına yıkıldığına dikkat çekti.
Milyonlarca işçi, emekçi ve emeklinin düşük ücretler, ağır vergiler, işsizlik ve yoksullukla mücadele ettiğini; buna karşılık sermaye çevrelerine kamu kaynakları ve çeşitli ayrıcalıklar sağlandığını belirten Bayhan ve Karaca, ücretlerin baskılandığını, grev ve örgütlenme haklarının sınırlandırıldığını ifade etti.
Bayhan ve Karaca, halktan sürekli fedakârlık isteyen iktidarın ekonomi politikalarının, fon piyasalarındaki usulsüzlük ve haksız kazanç iddialarının, kamu ihalelerinin, yolsuzlukların ve iktidar-sermaye ilişkilerinin giderek daha fazla sorgulandığını vurguladı.
Fon vurgunları, kayyımlar, AKP’ye transferler ve Mekke Anlaşması
Yüz binlerce yurttaşı ilgilendiren fon krizinin siyasi sorumluluklarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Bayhan ve Karaca, sermaye piyasalarını denetlemekle yükümlü kurumların ve siyasi sorumluların hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Muhalif belediyelere yönelik kayyım uygulamalarına, seçilmiş belediye başkanlarının AKP’ye transferlerine ve CHP’den seçilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye katılmasına dikkat çeken Bayhan ve Karaca, bu gelişmelerin seçmen iradesi ve halkın demokratik hakları açısından sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Bayhan ve Karaca, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın içeriğinin, Türkiye’ye yüklediği askeri ve siyasi sorumlulukların ve ülkenin bölgesel savaşlara dahil olma riskinin de halkın bilgisine ve Meclisin denetimine açık olması gerektiğini belirtti.
“Bir şirket yöneticisi hakkındaki soruşturma basının susturulmasına gerekçe yapılamaz”
Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasıyla gazetecilerin, kameramanların, teknik personelin ve diğer basın emekçilerinin mesleki faaliyetlerinin engellendiğine dikkat çeken Bayhan ve Karaca, bir şirket yöneticisi hakkındaki suç iddialarının soruşturulmasıyla bir televizyon kanalının yayınlarının durdurulmasının birbirinden ayrı meseleler olduğunu belirtti.
Basının görevinin iktidarın açıklamalarını tekrar etmek değil; kamu kaynaklarının kullanımını, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını, sermaye çevreleriyle kurulan ilişkileri araştırmak, işçi ve emekçilerin yaşam koşullarını ve hak mücadelelerini görünür kılmak olduğunu vurgulayan Bayhan ve Karaca, halkın haber alma özgürlüğüyle basın emekçilerinin çalışma ve sendikal haklarının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Bayhan ve Karaca iktidara tek soru yöneltti: “Halkın gerçekleri öğrenmesinden mi korkuyorsunuz?”
“Halk TV’ye kayyım atanarak yayınlarının durdurulmasının hukuki gerekçesi nedir? İktidarınız; işçi ve emekçileri yoksullaştıran ekonomi politikalarının, kamu kaynaklarının sermaye çevrelerine aktarılmasının, fon krizindeki siyasi sorumlulukların, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın, belediyelere yönelik kayyım uygulamalarının ve seçilmiş belediye başkanlarının AKP’ye transferlerinin sorgulanmasından mı rahatsızlık duymaktadır? Halk TV’ye yönelik müdahaleyle bu politikaların ve iktidar-sermaye ilişkilerinin kamuoyunda tartışılmasının, halkın gerçekleri öğrenmesinin ve siyasi sorumlulardan hesap sormasının önüne mi geçilmek istenmektedir?”
(Haber Merkezi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et