Halk TV binası polis ablukası altında: Yayın banttan, yurttaşlar ve siyasiler kapıda
Kayyım atanan Halk TV’de canlı yayın durdurularak bant yayına geçilirken, binadaki polis ablukası sürüyor. Çok sayıda yurttaş ve siyasi parti temsilcisi kanal binası önüne gelerek karara tepki gösterdi.
Fotoğraf: Evrensel
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
Halk TV'ye kayyım atama kararın hemen ardından kanalın Topkapı'daki merkez binası çevik kuvvet polisleri ve barikatlarla ablukaya alındı. Bina önünde yoğun güvenlik önlemleri uygulanırken, polis ekipleri Halk TV emekçileri haricindeki yurttaşların, siyasi temsilcilerin ve meslek örgütlerinin binaya giriş ve çıkışlarını tamamen engelledi. Yönetimin kayyım heyetine geçmesinin ardından kanalın canlı yayını kesilerek bant yayınına geçildi. Gelişmenin duyulmasıyla birlikte çok sayıda yurttaş ve siyasi parti temsilcisi kanal binası önüne gelerek karara tepki gösterdi.
Topkapı'da polis barikatı
Sabahın erken saatlerinde polis eşliğinde kanal binasına giren kayyım heyeti yönetimi devralırken, dışarıda toplanan kalabalığın içeriyle temas kurması polis kalkanları ve demir bariyerlerle kesildi. Kanal çalışanlarının içeriye giriş çıkışları kontrollü şekilde sağlanırken, dayanışma için gelenlerin bina çevresinde beklemesine izin verilmedi ve bölge güvenlik çemberine alındı. İçeride olağanüstü bir hareketlilik yaşanırken stüdyolardan yapılan canlı yayınların durdurulması ve arşiv programlarının ekrana verilmesi, sansürün ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
“Bu barikat halkın fon soygununu öğrenmesini engellemek içindir”
Fotoğraf: Evrensel
Halk TV önündeki polis barikatının önüne gelerek tepkisini dile getiren SOL Parti Başkanlar Kurulu ve MYK Üyesi Alper Taş, iktidarın gerçeklerin duyulmasından korktuğunu vurguladı. Taş, polis ablukasını işaret ederek, "Evet, Halk TV'nin önündeyiz. Polis barikatı var. Bu barikat halkın gerçekleri öğrenmesine dönük bir barikat. Gerçeklerin açığa çıkmasını önlemeye dönük bir barikat. AKP rejimi çürüdü, bitti, tükendi. En son fon soygununda da bunu gördük. Bu tablonun görünür olmaması için ve giderek kaybettiği için bildiği şeyi yapıyor. Bütün sonu gelen iktidarların yaptığını yapıyor; korkuyor ve korkuyu baskıyla, zorbalıkla gidermeye çalışıyor." İktidarın yasaklarda, yolsuzlukta ve yoksullukta ülkeyi zirveye taşıdığını belirten Taş, "Kendi yandaşlarının dışında, kendi medyasının dışında kimsede güç kalmadı. Bu halkın gelişen öfkesini bastırmak için zorba yollara devam ediyorlar ama nafile, vakitleri sona erdi. Bir şey bitmişse bitmiştir; halkın iradesine eninde sonunda teslim olacaklar" ifadelerini kullandı.
“Doktorum yasakladı ama 7 kilometre yürüyüp geldim”
Kanal binası önüne desteğe gelen ve haber alma özgürlüğünün gasbedildiğini söyleyen bir yurttaş ise muhalefetin sessizliğine ve kayyım sürecinin zeminine tepki gösterdi. Hasta olmasına rağmen 7 kilometre yürüyerek Topkapı'ya ulaştığını belirten yurttaş, "Haberim kısıtlandı, yok oldu zaten; onu anlamaya çalıştım. Bu kayyumun geleceğinin haberini bize kendi içimizden birisi, Kemal Kılıçdaroğlu ilk başta verdi. Çünkü üç dört gün önce kendisi büyük bir metin yayımladı 'buraya acil müdahale edin, kapatın' diye. Zaten ben de bunu dinleyerek takip ediyordum, onun için geldim. Tepkim ona karşı zaten. Birinde suç varsa mahkemede yargılansın, cezasını alsın. Böyle polislerle gelip doğrudan girmeyi ben başarı olarak görmüyorum" dedi. Muhalif kesimlerin kabuğuna çekildiğini eleştiren yurttaş, "Normalde burada şu anda 150 bin, 5 milyon insan olmalıydı ama yok. Doktor bana 'kalabalığa girme, sesten uzak dur' dediği halde, beş kuruş kârım yokken yürüyerek buraya geldim. İstanbul halkına çağrı yapıyorum; ayağı tutan, sağlığı yerinde olan herkes buraya gelsin. Yağmur altında 10 dakika ıslanın; belki de Türkiye'nin geleceğini kurtarma ihtimaliniz çok yüksek" sözleriyle tüm yurttaşları dayanışmaya çağırdı.
Ali Mahir Başarır: Amaç susturmak, gerçeklerin konuşulmasını engellemek
Halk TV binasına girerek içeride kanal yönetimi ve televizyon çalışanlarıyla görüşen Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, bina çıkışında kurulan polis barikatı önünde karara sert tepki gösterdi. Türkiye'nin güne basın ve ifade özgürlüğü açısından utanç verici bir kararla uyandığını belirten Başarır, "Halk TV, uzun süreden beri bu ülkede yayın yapan, aslında emeği, alın terini yansıtan milletin, halkın kanalıydı. Sahibine, Cafer Mahiroğlu'na yapılan bir operasyondan dolayı kanala el koyuldu. Türkiye'de gerçeği, doğruyu söyleyen, muhalefet yapabilen, gördüğünü olduğu gibi anlatabilen üç-dört tane kanal kaldı. Kumandaya baktığımız zaman ilk yüz kanaldan yaklaşık yetmişi iktidarın kontrolünde; birçoğuna el konulmuş ve yandaş şirketlere verilmiş durumda" dedi.
Kayyım operasyonunun sabahın erken saatlerinde planlı bir biçimde devreye sokulduğunu vurgulayan Başarır, tepkisini şu sözlerle sürdürdü: "Halk TV'ye bu şekilde el koymak, kayyum atamak, genel yayın yönetmeninin ve gazetecilerin bilgisayarlarındaki tüm yazışmaları almak neyin nesi? Tedbir koyamaz mıydınız? Buradaki amaç susturmak, sorgulamanın ve gerçeklerin konuşulmasını engellemektir. Sabah saat beşte kayyum geliyor; niye, canlı yayın başlamadığı için. Saat beş buçukta Türkiye'nin en çok izlenen, halkın kabul ettiği bir kanala çökülüyor ve el koyuluyor. Bu mikrofon, bu kalem, bu kanallar hepimize lazım. 86 milyonu Halk TV'ye, basına ve demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyoruz".
Utku Çakırözer: Fon soygununu sorgulayan kanal karartıldı, Evrensel ve T24 sansür altında
Başarır un ardından söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise kayyım kararının zamanlamasına ve fon skandalına dikkat çekti. İktidarın suçüstü yakalandığını söyleyen Çakırözer, "Bir tarafta asrın soygunu, asrın vurgunu dediğimiz 455 bin kişinin ve yansımalarıyla milyonlarca kişinin etkilendiği, trilyonlarca liralık kaybın söz konusu olduğu ve göbeğinde AK Parti iktidarının bulunduğu bir skandal var. Bu kanal o skandalı sorguladı, haberlerini yaptı ve sorumlularını açığa çıkardı diye karartılmıştır. Diğer tarafta ise 19 aydır Silivri'de tutulan İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının başladığı gün bu yapılıyor. Bunlar tesadüf değildir; gerçekler bilinmesin, halkın haberi olmasın diye köklü bir yayın kuruluşu keyfi biçimde karartılmıştır" dedi.
Medyaya yönelik sistematik bir sansür dalgasının yürütüldüğünü belirten ve Evrensel gazetesinin de aralarında bulunduğu mecralara getirilen engellemelere değinen Çakırözer, sözlerini şöyle tamamladı: "Öte tarafta erişim engelleri diye bir başka karartma var. T24 Türkiye'den izlenemiyor, karartılmış durumda. Kısa Dalga, Evrensel... Sizlerin de aralarında olduğu birçok gazetecinin hesapları, sivil toplumun ifade özgürlüğünü takip eden hesaplarının hepsi karartılmış durumda. Büyük bir karanlık içindeyiz. Ortada kesinleşmiş hiçbir mahkeme kararı yokken milyonların izlediği bir kanalın kapatılması ve halkın haber alma hakkının yok edilmesi hukukla bağdaşmaz. Halk TV'nin kapatılmasına zemin hazırlayanlar bugün timsah gözyaşları döküyor. Halk TV çalışanları adına bu kayyuma derhal son verilmesini, kanalın bir an önce görevine dönmesini ve tüm engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz".
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et