Norveç’te soykırım karşıtı eylemler: İsrail ile ticaret anlaşması sona erdirilsin
10 Ekim’de Norveç’in birçok kentinde de eylemler düzenlendi. Meclise, İsrail ile ticaret anlaşmasını askıya alma çağrısı yapılırken, Norveç Petrol Fonu’nun da işgal altındaki topraklardaki ekonomik faaliyetine son vermesi istendi.
Fotoğraf: Mahmut Algünerhan/Evrensel
Mahmut Algünerhan
[email protected]
Oslo - İsrail’in Filistin’de üç yıldır sürdürdüğü soykırıma karşı gerçekleştirilen küresel eylem günü kapsamında, 10 Ekim’de Norveç’in birçok kentinde de eylemler düzenlendi. Eylemlerde, İsrail’e karşı somut yaptırımlar uygulanması ve İsrail’in cezasızlığının sona erdirilmesi talep edildi.
Filistin Komitesi’nin yerel şubeleri, Norveç’in Oslo, Bergen, Bodø, Fredrikstad, Kristiansand, Sandefjord, Stavanger, Trondheim, Vadsø ve Ås gibi kentlerinde anma eylemleri düzenledi.
Oslo Filistin Komitesi, Filistin için Eylem Grubu ve Filistin-Norveç Derneği’nin çağrısıyla bir araya geldi. Siyasi partilerin ve sendikaların da aralarında bulunduğu 33 kurum ve kuruluşun destek verdiği eylemde, İsrail’e karşı derhal yaptırımlar uygulanması çağrısı yapıldı.
Fotoğraf: Mahmut Algünerhan/Evrensel
Hava sıcaklığının 2 dereceye kadar düştüğü ve yağmurun etkili olduğu eyleme yaklaşık 800 kişi katıldı. Eylemde, yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Eylemde, Filistin için Eylem Grubu temsilcisinin yanı sıra Sosyalist Sol Parti’den Marian Hussein, Kızıl Parti’den Bjørnar Moxnes ve Çevre ve Yeşiller Partisi’nden Margit Bye konuşma yaptı.
Norveç hükümetine İsrail’le ticari ilişkileri kesme çağrısı
Konuşmalarda, Nobel Barış Ödülü’nün uluslararası hukuk ve Filistin halkının hakları açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu. Norveç hükümetine İsrail’le ticaret anlaşmasının askıya alınması, Petrol Fonu’nun İsrail’deki yatırımlarının yeniden değerlendirilmesi ve işgale karşı somut adımlar atılması çağrısı yapıldı.
Sosyalist Sol Parti (SV) temsilcisi Marian Hussein, Gazze’de üç yıldır süren yıkımı izlemenin acı verici olduğunu belirterek, uluslararası hukukun uygulanması için yıllardır mücadele eden dayanışma hareketine teşekkür etti.
SV: Nobel Barış Ödülü önemli bir mesaj verdi
Hussein, Nobel Barış Ödülü’nün Navanethem “Navi” Pillay’a verilmesinin önemli ve umut verici bir karar olduğunu söyledi. Pillay’ın Filistin halkının haklarını savunduğunu ve İsrail’in uygulamalarına ilişkin ihlalleri gündeme getirdiğini belirten Hussein, bu kararın devletlere ve siyasi liderlere sorumluluklarını hatırlattığını ifade etti.
Norveç’in bu konuda ahlaki bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Hussein, Başbakan Jonas Gahr Støre’ye ve Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide’ye çağrıda bulundu.
Hussein, Batı Şeria’da Filistinlilerin yerlerinden edilmesine ve şiddetin artmasına da dikkat çekti. Sosyal medyanın ve teknoloji şirketlerinin dünya kamuoyunun gelişmelerden haberdar olmasında önemli bir rol oynadığını belirtti.
Meclise İsrail’le ticaret anlaşmasının askıya alınması önerisi
Marian Hussein, İsrail’le yapılan ticaret anlaşmasının askıya alınmasını veya anlaşmadan çekilmeyi öngören bir öneriyi meclise sunduklarını ve bu öneriye destek verilmesini istedi. Bu konuda gerekli siyasi iradenin henüz ortaya konulmadığını belirten Hussein, yurttaşlara milletvekilleriyle ve ilgili komitelerle iletişime geçme çağrısı yaptı.
İsveç Sol Partisi’nin Avrupa Birliği ile İsrail arasındaki ticaret anlaşmasına yönelik girişimlere verdiği desteğe dikkat çeken Hussein, Norveç’teki milletvekillerine de benzer yönde baskı yapılması gerektiğini söyledi.
Hussein, Jens Stoltenberg’in yürüttüğü çalışmaları ve Maliye Bakanlığı’nın tutumunu eleştirerek Norveç’in sorumluluklarını görmezden gelemeyeceğini ifade etti.
Rødt: Nobel Komitesi görevini yerine getirdi
Kızıl Parti (Rødt) temsilcisi Bjørnar Moxnes, Nobel Komitesi’nin geçmişte aldığı bazı kararlardan memnun olmadığını, ancak bu yıl Navanethem “Navi” Pillay’a Nobel Barış Ödülü verilmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Ödülün, savaşın, yıkımın ve insanların yaşadığı acıların sorumlularının hesap vermesi gerektiği yönünde önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti. Kararın, Filistin halkının yaşadığı acıları ve uluslararası hukukun önemini kamuoyunun gündemine taşıdığını vurgulayan Moxnes, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ve uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarının suçların cezasız kalmaması için işletilmesi gerektiğini söyledi.
Petrol fonu ve İsrail yatırımları
Moxnes, Norveç’in İsrail üzerinde yeterli baskı kurmadığını belirterek ülkenin İsrail’le sürdürdüğü ekonomik ilişkilerin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Petrol Fonu’nun işgal altındaki Filistin topraklarıyla bağlantılı ekonomik faaliyetlere yaptığı yatırımları eleştiren Moxnes, fonun etik ilkelerinin uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Fonla ilgili bazı kararların saatler içinde alınabildiğini, buna karşılık etik değerlendirmelerin uzun süre sürüncemede bırakıldığını belirtti. Jens Stoltenberg’in çalışmalarının yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Moxnes, fonun yönetiminde özel sermayenin etkisinin artmasına ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Sendikaları ve dayanışma hareketini de harekete geçmeye çağıran Moxnes, İsrail’le ilişkilerin ve Petrol Fonu’nun yatırımlarının yeniden değerlendirilmesi için mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
“Uluslararası hukuk herkes için geçerli olmalı”
Moxnes, uluslararası hukukun yalnızca Batılı ülkeler ve onların müttefikleri için değil, Filistin halkı için de geçerli olması gerektiğini vurguladı. Savaş suçlarının, işgalin ve işkencenin nerede gerçekleştiğine bakılmaksızın sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Dayanışma hareketinin Filistin’in bir devlet olarak tanınmasında önemli bir rol oynadığını belirten Moxnes, Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişletilmesini, Filistinlilerin yerlerinden edilmesini ve şiddeti eleştirdi.
“Özgür Filistin” sloganlarıyla yürüyüş
Konuşmaların ardından eylemciler, “Gazze’deki soykırım devam ediyor”, “Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetine ve etnik temizliğe son verin”, “İşgal sona ermeli – Özgür Filistin”, “İsrail’i boykot edin – Petrol Fonu’nu geri çekin” sloganlarını attı.
“Terörist İsrail”, “Özgür Filistin”, “Yaşasın Filistin”, “Bırak Gazze yaşasın”, “Elde kan var, parada kan var” ve “Ölüm cezasına hayır” sloganlarının da atıldığı yürüyüş, 1 Mayıs eylemlerinin düzenlendiği Youngstorget’e kadar sürdü.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et