16 yaşındaki tutuklu lise öğrencisi Ömer Aksu'nun yaşadığı hak ihlalleri Meclis gündeminde
NATO Zirvesi öncesi tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi Ömer Aksu'nun Bünyan Cezaevi'nde yaşadığı ağır hak ihlalleri Meclis gündemine taşındı.
Fotoğraf: Soldan sağa doğru İbrahim Akın, Burcugül Çubuk, Beritan Güneş Altın
Elif Turgut
[email protected]
Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen ev baskınlarında gözaltına alınarak tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi Ömer Aksu'nun Bünyan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda maruz kaldığı ağır hak ihlalleri Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna taşındı. İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ve Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından hazırlanan başvuru önergesinde, çocuk mahpusun yaşadığı hukuki ve fiziki mağduriyetler ayrıntılarıyla aktarıldı.
Hukuki dayanaktan yoksun tutukluluk
Ömer Aksu, 5 Temmuz 2026 tarihinde Konya'da gözaltına alınmış, 8 Temmuz 2026'da Konya 3. Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklanarak Bünyan Çocuk ve Gençlik Cezaevi'ne sevk edilmiştir. Tutuklama gerekçesi olarak, yasal zeminde faaliyet yürüten Devrimci Gençlik Derneklerinin MESEM uygulamaları, okullarda nitelikli eğitim ve ücretsiz beslenme talebi gibi demokratik hak arama faaliyetlerine destek vermesi gösterilmiştir. Aradan geçen yaklaşık 3 aylık süreye ve okulların açılmasına rağmen henüz bir iddianame tanzim edilmemiş ve duruşma günü belirlenmemiştir. Bu durum, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının doğrudan gaspına ve fiilen peşin bir cezalandırmaya dönüşmüştür.
Tecrit koşulları ve 24 saat açık ışık uygulaması
Bünyan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan 16 yaşındaki Ömer Aksu'nun karşı karşıya kaldığı ağır koşullar, çocuğun güvenliği ve temel gereksinimleri gözetilerek uygun bir koğuşa yerleştirilmemesi ve "geçici" olarak adlandırılan tecrit niteliğindeki bir bölümde tutulmasıyla başlamaktadır. Kaldığı alanda ışıkların 24 saat boyunca kesintisiz açık tutulması, uyku düzenini, biyoritmini ve zihinsel bütünlüğünü tahrip eden bir psikolojik baskı yöntemi olarak uygulanmaktadır. Havalandırma hakkı günde ortalama yalnızca 30 dakika ile sınırlandırılmakta, bazı günlerde veya hafta sonları hiç çıkarılmamaktadır. Hücresinde müstakil tuvalet ve banyo bulunmaması nedeniyle en temel fizyolojik ihtiyaçlarını dahi gardiyanlara seslenip izin isteyerek ve refakat eşliğinde gidermeye mecbur bırakılmaktadır.
Hayati risk taşıyan sağlık krizi
Ağır cezaevi ve tecrit koşulları nedeniyle 16 yaşındaki çocuğun sağlığı ciddi şekilde tehlikeye girmiştir. Geçtiğimiz günlerde tansiyonu ani bir şekilde 17-20 seviyelerine yükselen Aksu, acil müdahale gereksinimiyle hastaneye kaldırılmıştır. Ömer Aksu, Çağdaş Hukukçular Derneği avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajda, tek başına ve gece dahil ışık hiç kapatılmadan tutulduğunu, tuvalet ihtiyacı için sürekli gardiyandan izin istemek zorunda kaldığını ve havalandırma hakkının engellendiğini belirtmiştir.
Komisyondan talep edilen hususlar
Başvuru metninde, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve Havana Kuralları hükümleri hatırlatılarak TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ile ilgili alt komisyonlardan şu taleplerde bulunulmuştur:
- Kayseri Bünyan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun ivedilikle gündeme alınarak acil bir heyet marifetiyle yerinde incelenmesi, kurum koşullarının denetlenmesi ve Ömer Aksu ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmesi.
- Ömer Aksu’nun hayati tehlikeye yol açan hipertansiyon atağı ve sağlık durumu gözetilerek tam teşekküllü bir hastanede kapsamlı muayene ve tedavisinin ivedilikle sağlanması, sağlık raporlarının temin edilmesi.
- 24 saat kesintisiz aydınlatma, günde yalnızca 30 dakika havalandırma ve tuvalet/banyo erişiminin izne bağlanması gibi kötü muamele ve tecrit kapsamındaki uygulamalara derhal son verilmesi yönünde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü nezdinde gerekli girişimlerde bulunulması.
- Çocuk mahpusun eğitim materyallerine, kitaplarına ve örgün eğitim süreçlerine erişiminin eksiksiz temini hususunda gerekli idari tedbirlerin aldırılması.
- Ağır hak ihlallerinde ve sağlık krizine zemin hazırlayan tecrit rejiminde kusuru, ihmali veya kastı bulunan cezaevi idaresi ile kurum personeli hakkında ivedilikle adli ve idari soruşturma başlatılmasının talep edilmesi.
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 4. maddesi ve uluslararası sözleşmeler gereği çocuğun üstün yararı ile tutuklamanın son çare olması ilkesi dikkate alınarak, soruşturmanın makul sürede tamamlanması, iddianamenin ivedilikle hazırlanması ve tutukluluk durumunun hukuka uygunluğunun denetimi için ilgili yargısal ve idari mercilerle yazışma yürütülmesi ve süreç hakkında Komisyona bilgi verilmesi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et