Tarım ve hayvancılığı bitirecek olan TOKİ projesine yargı engeli: Mahkeme yürütmeyi durdurdu, köylüler haklı bulundu
Menemen Doğaköy’de 600 nüfuslu mahalleye yapılmak istenen 20 bin kişilik TOKİ projesine karşı açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurdu. Muhtar Nevim Sevinç, kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek meranın eski haline getirilmesini istedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir — Menemen Doğa Mahallesi sınırları içerisinde yer alan, 101 ada, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda yapılması planlanan 6 etaplı TOKİ Konut projesine karşı 47 vatandaşın 17 avukatla açtığı “ÇED olumlu kararı” iptal davasında İzmir 5’inci İdare Mahkemesi köylüleri haklı buldu. Projeyle 600 nüfuslu kırsal mahallede 20 bin kişilik çok katlı yerleşim yapılması planlanıyordu.
Yürütmeyi Durdurma kararını gazetemize değerlendiren Doğaköy Muhtarı Nevim Sevinç, kararı memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Sevinç, “Kararın bir an önce uygulanmasını ve meramızın eski haline getirilmesini bekliyoruz” dedi. Yarın Doğaköy’de vatandaşlar ve çevre hakları savunucularıyla birlikte değerlendirme ve bilgilendirme toplantısı yapacaklarını söyledi.
Tarım ve hayvancılığı bitirme projesi
Köylüler, Dumanlıdağ eteklerindeki yerleşim alanının korunması gereken flora ve faunaya sahip, ekolojik açıdan değerli bir bölge olduğunu belirterek dava açtı. Köylüler, çalışmalar nedeniyle bölgedeki göletlerin sularının boşaltıldığını ve merada otlayan hayvanların susuz bırakıldığını ifade etti.
Proje alanının Dumanlıdağ-Gediz arasında uzanan Menemen Fay Zonu kapsamında bulunduğu, parsellere ilişkin zemin etütlerinin yapılmadığı ve proje dosyasının bölgedeki yaşam biçimi, ekolojik çevre ile tarihi ve kültürel değerler incelenmeden hazırlandığı ifade edildi. Ayrıca yamaçta yer alan proje alanında heyelan ve sel felaketi yaşanmasının kaçınılmaz olduğu belirtildi.
Fotoğraf: Evrensel
Bakanlığın savunması mahkemece kabul edilmedi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, davaya ilişkin savunmasında, davacıların dava konusu işlemle ilgili kişisel, meşru ve güncel bir menfaatlerinin bulunmadığını, bu nedenle dava açma ehliyetlerinin olmadığını ve davanın süresinde açılmadığını ileri sürdü. Ancak mahkeme, Bakanlığın bu yöndeki itirazlarını kabul etmedi.
Bakanlık ayrıca proje tanıtım dosyasının e-ÇED sistemi üzerinden sunulduğunu, projenin ÇED sürecinin bu kapsamda yürütüldüğünü ve bu nedenle halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısının yapılmadığını savundu.
Davaya müdahil olan TOKİ Başkanlığı ise dava konusu işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ve davacıların iddialarının herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını öne sürdü. Mahkeme, TOKİ'nin savunmasını da yerinde bulmadı.
Ehliyet ve süre aşımı itirazları reddedildi
Davalı idarenin dava açma ehliyeti ve süre aşımına ilişkin itirazlarını yerinde bulmayan mahkeme, yürütmenin durdurulması talebini değerlendirdi. Mahkeme kararında, “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez” ifadelerine yer verdi.
Mahkeme bilirkişi raporunu esas aldı
Nihai Proje Tanıtım Dosyası'nda (PTD) yer alan bilgilerin oldukça yüzeysel ve çoğunlukla il genelini kapsayan bölgesel değerlendirmelerden oluştuğunu belirten mahkeme, bu bilgilerin proje alanının özelliklerini açıklamakta yetersiz kaldığını vurguladı. Mahkeme, jeolojik kesit alınmadığını ve sahanın kavramsal jeolojik modelinin açıklanmadığını belirtti. Ayrıca sahanın diri fay haritası ve Menemen Fay Zonu içindeki konumu haritada doğru gösterilmiş olsa da açıklamaların il ölçeğinde ve bölgesel düzeyde kalması nedeniyle proje sahasının özelliklerini yeterince yansıtmadığına dikkat çekti.
Mahkeme kararında, DSİ'nin yazısında belirtilen standartlara ilişkin yeterli açıklama yapılmadığı, hidrojeolojik ve hidrolojik değerlendirme raporunun hazırlanmadığı belirtildi. Ayrıca “Doğal Afet Durumu” başlığı altında yalnızca il düzeyindeki depremselliğe yer verildiği; heyelan, kaya düşmesi, sellenme ve taşkın gibi diğer jeolojik tehlikelerin değerlendirilmediği vurgulandı. Mahkeme, proje alanının yüksek eğimli bir yamaçta ve dere yataklarının çevresinde bulunmasına rağmen kaya düşmesi, sellenme ve taşkın risklerinin incelenmediğine dikkat çekti.
Fotoğraf: Evrensel
Sanayi kaynaklı hava kirliliği
Nihai Proje Tanıtım Dosyası'nda (PTD), azot oksitleri parametresinin de modellemeye dahil edilmesi, proje etki alanındaki İzmir-Çanakkale Otoyolu ve Doğa Mahallesi'nin kaynak olarak hesaplamalara katılarak Toplam Kirlenme Değeri'nin (TKD) hesaplanması gerektiği belirtildi. Ancak PTD'de yalnızca toz parametresi için Hava Kirlenmesine Katkı Değerlerinin hesaplandığı, bu nedenle dosyanın Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'ne uygun olmadığı vurgulandı.
Arkeolojik alanda yapılması uygun değil
Mahkeme kararında, proje alanının batısında yer alan Neonteikhos Antik Kenti'nin 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olmasına rağmen İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan görüş alınmadığı belirtildi. Ayrıca keşif sırasında proje alanında ve çevresinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Neonteikhos Antik Kenti'nin yerleşim alanının veya nekropolünün (mezarlık alanı) proje sahasına kadar uzandığına ilişkin güçlü kanıtların tespit edildiği vurgulandı.
İşlem hukuka uygun değil
Mahkeme kararında, proje uygulama alanı ve çevresindeki biyolojik çeşitliliğin tam olarak ortaya konulmadığı, ayrıca bölgedeki derelerin ve su birikintilerinin korunmasına yönelik bir öneride bulunulmadığı belirtildi. Planlanan faaliyetin habitat kaybı riski taşıdığı vurgulanarak dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğuna oy birliğiyle karar verildi.
- Yapılaşma düzeninin yakın çevredeki düşük yoğunluklu ve az katlı kırsal yerleşim dokusuyla uyumunun ve eğim nedeniyle artan yapı yüksekliklerinin çevresel ve görsel etkilerinin yeterince değerlendirilmediği,
- Projenin öngördüğü nüfus ve yapılaşmanın mevcut ulaşım sistemi üzerinde oluşturacağı trafik yükünün bilimsel ve teknik yöntemlerle ortaya konulmadığı,
- Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesinin, tüm eylem ve işlemleri hukuka uygunluk karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacağı ifade edildi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et