İMO Genel Başkanı Selçuk Uluata: ‘İstanbul'da her yıl 10-15 bina kendiliğinden çöküyor’
İstanbul Maltepe’de kendiliğinden çöken binayı değerlendiren İMO Başkanı Selçuk Uluata, denetim boşluklarına dikkat çekerek periyodik kontrol ve yapı güvenlik belgesinin şart olduğunu vurguladı.
Binanın çökme meydana gelmeden önceki hali | Ekran görüntüsü: Google Maps
Ahmed Ziya Aydın
Bu sabah saatlerinde Maltepe'de 7 katlı bir binanın alttaki 3 katı çöktü. Binanın üstteki 4 katı yana yattı. Çöken katlarda yapılan arama kurtarma çalışmalarında enkazdan 2 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. 3'ü çocuk, 11 kişi kurtarıldı. Kalan 1 kişiyi arama kurtarma çalışması, binanın tamamen çökme riskine karşı durduruldu.
Yaşanan bu facianın ardından kat çıkma iddiaları ve binaların statik güvenliği yeniden tartışmaya açıldı. Konuya ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulunan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Genel Başkanı Selçuk Uluata, denetim mekanizmalarındaki boşluklara dikkat çekti.
İstanbul'da 600 bin riskli konut
TÜİK verilerine dayanarak Türkiye ve İstanbul genelindeki konut stokuna ilişkin veriler paylaşan Uluata, deprem riskinin boyutlarına ilişkin "2020 TÜİK verilerine göre o dönem içerisinde toplamda 25 milyon konut var. Bunun 4 milyon 755 bini İstanbul'da bulunuyor. İmar barışından ise yaklaşık 320 bin İstanbul'da faydalanan konut sayımız var. Kritik olan nokta şu: 2000 öncesi İstanbul'da yapılan yapı sayısı 2 milyon 250 bin. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı da meclise verilen soru önergesinde İstanbul'da ufak bir depremde 600 bin konutun yıkılacağını düşünüyoruz diyor" dedi.
2001 yılından itibaren 1999 depremi sonrasında yapı denetim, hazır beton ve proje denetimi süreçlerinin devreye girdiğini hatırlatan Uluata, buna rağmen 2018 yılında çıkarılan imar barışı ile denetimsizlik alanının oluştuğunu vurguladı.
Kaçak katlar ve imar affı
İmar affına giren konutların statik sorumluluğunun 2024 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla kamusal bir görev olarak tanımlandığını belirten Uluata, belediyelerin kadro yetersizliği ve siyasi kaygılar nedeniyle performans analizlerini zorunlu kılmada geri adım attığını ifade etti. Uluata, binanın yıkılmasına yol açabilecek süreçle ilgili "Eğer bir yapının üzerinde kaçak bir eklenti varsa bunun ivedilikle belediyeye bildirilmesi gerekiliyor. Belediye de ilgili teknik görevlileriyle o yapıya gidip denetlesin. Şu anda yıkılan bina belki bu çerçevede denetlenmiş olsaydı böylesi bir olay yaşanmazdı" ifadelerini kullandı.
İstanbul'da her yıl ortalama 10-15 bina kendiliğinden çöküyor
İstanbul'da sıkça gündeme gelen deprem riskinin yanı sıra Kartal Yeşilyurt Apartmanı ve son yıllarda Küçükçekmece ile Bahçelievler'de yaşanan kendiliğinden çökme vakalarına değinen Uluata, İstanbul'da her yıl ortalama 10-15 binanın bu şekilde çöktüğüne dikkat çekti. Kamu eliyle kapsamlı bir envanter çalışması yapılması gerektiğini belirten Uluata, binalardaki “malzeme yorulmasının” da tespit edilmesi için çağrıda bulundu.
Temel meselenin periyodik kontrol ve yapı güvenlik sertifikasının çıkartılması olduğunu vurgulayan Uluata, “Kiralama ve satın almada yapı güvenlik belgesi olmayan hiçbir işlem yapılmamalı. Belki insanlar dairelerini satamayabilir, belki kiralayamayabilir" diyerek can güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu söyledi.
1.238 bina her an çökebilir
İstanbul'da tabut bina yani kendiliğinden yıkılması beklenen bin 238 bina var. Deprem gerçeğinin kendini her hatırlattığında kentsel dönüşüme ya da hızlı tarama testlerine olan başvurular artıyor ancak gündem değişince ilgi de azalıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) başlattığı hızlı tarama testlerine 2023 depremlerinden sonra günde binlerce başvuru geldi. Bugünlerde o başvuru sayıları 500'e kadar indi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et