7 Ekim’den sonra ticaret: Bitti mi, rota mı değiştirdi?
İsrail'e ve soykırıma retorik olarak en sert tepkileri gösteren Türkiye'nin, mayıs 2024'te kestiğini ilan ettiği İsrail ile ticari ilişkilerin şekil değiştirerek devam ettiğine dair iddialar bu süre boyunca hiç gündemden düşmedi.
Fotoğraf: Filistin Eylem Komitesi
İsrail’in Gazze’ye başlattığı ve binlerce Filistinlinin ölümüne yol açan saldırıların üç yılı boyunca, Ankara-Tel Aviv ilişkileri de şekil değiştirmek, hatta ‘şekilden şekle girmek’ zorunda kaldı. Türkiye İsrail’e yönelik sert açıklamalar yaptı, İsrail’in Gazze saldırılarını “katliam”, “insanlık suçu” ve sonunda “soykırım” olarak niteledi. Ama soykırımın ilk yılı boyunca açıktan devam eden ticaretin, tepkilerin büyümesi üzerine mayıs 2024’te durdurulduğu açıklansa da türlü yollarla hep sürdüğüne dair iddialar hep gündemde kaldı.
İsrail Merkez Bankasına göre 2023’te İsrail’in Türkiye’den doğrudan ithalatı yaklaşık 4.6 milyar dolar, üçüncü ülkeler üzerinden Türkiye menşeli ürün ithalatı ise en az 660 milyon dolardı. Türkiye, İsrail’in toplam ithalatının yaklaşık yüzde 6.3’ünü karşılıyordu. Çimento, alçı ve ürünlerinde Türkiye’nin payı yaklaşık yarıya, demir-çelikte ise yüzde 20’ye ulaşıyordu. Ankara 9 Nisan 2024’te binden fazla ürünün İsrail’e ihracatını kısıtladığını açıkladı. 2 Mayıs’ta ise tüm ticaretin durduğunu ileri sürdü.
Ticaret gerçekten sıfırlandı mı?
Ticaret Bakanlığı, İsrail limanlarından gelen veya İsrail’e gönderilmek üzere Türkiye limanlarında yüklenen mallara izin verilmediğini söylüyor. Ancak bu tarihten sonra Filistin’le ticaret rakamlarının ‘birdenbire’ katlanması, “İsrail’e yönelik ticaret Filistin üzerinden mi yapılıyor” sorularını ortaya çıkardı. Verilere göre Ekim 2024’te Filistin’e ihracat yıllık bazda yüzde 672 artarak 95.4 milyon dolara çıkarken, demir-çelik ihracatı yüzde 5 bin 400 artmıştı. İÇDAŞ’ın Filistin’e demir-çelik ihracatının 2023’ün ilk sekiz ayında 282 bin dolardan 2024’ün aynı döneminde 33 milyon dolara çıkması başlıca bir örnek oldu.
Öte yandan Filistin’in Türkiye’den hiç ithalat yapmadığı kalemlerde de ciddi artışlar görüldü. Savaş şiddetlenirken Filistin’in mücevher ithalatı yüzde 417 artmıştı örneğin! Mobilya ürünleri ithalatı sıfırdan 12 milyon dolara çıktı…
İsrail’e Türkiye üzerinden Azerbaycan petrolü
En kritik tartışma ise petrol. Azerbaycan petrolünü Türkiye üzerinden Akdeniz’e taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan hattının Ceyhan terminali, İsrail’in enerji tedarikinde önemli bir merkez olmaya devam etti. İsrail’e ulaşan Azerbaycan petrolünün 2025’te İsrail’in toplam petrol ithalatının yüzde 46.4’ünü oluşturduğu bildirildi. Reuters’ın gemi takip verilerine dayandırdığı araştırmaya göre Ceyhan’dan yüklenen bazı tankerler varış bilgisini değiştirdi veya takip sinyalini kapattıktan sonra İsrail limanlarına ulaştı.
Benzer tartışma Mersin Limanı çevresinde de yaşandı. 2025’te Mersin Limanına gelen “VELA” ve “ZIM Luanda” isimli gemiler üzerinden ciddi iddialar gündeme geldi. VELA’nın İsrail savunma sanayisine çelik taşıdığı, ZIM Luanda’nın ise İsrail askeri sanayisinde kullanılmak üzere askeri sınıf çelik taşıdığı haberleştirildi. VELA’nın Mersin’den çıktıktan sonra Aşdod’a gittiği ileri sürüldü.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, haziran 2025’te Mersin Limanına uğrayan gemilerin daha sonra İsrail’e gidebileceğini, ancak Türkiye’nin bu gemilerin İsrail’e gitmesini engelleyemeyeceğini söyledi, “Gemiler bize uğradıktan sonra İsrail’e de gidebilir, bunu engelleyemeyiz” dedi. Bakan, İsrail’le ilgili gümrük işlemi yapılmadığını savundu.
Ticaret protestoları: Tutuklananlar, yargılananlar
Türkiye’de bu çelişkiye dikkat çeken protestolar da oldu. 30 Mart 2024’te Taksim’de İsrail’le ticaretin kesilmesi talebiyle eylem yapan “Filistin İçin Bin Genç” üyelerine polis müdahale etti, 43 kişi gözaltına alındı.
29 Kasım 2024’te TRT World Forum’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İsrail’le ticaretin sürdüğü iddiasıyla protesto eden dokuz kişi tutuklandı. Protestocular “Gemiler Gazze’ye bomba taşıyor” sloganı attı. Dokuz kişi daha sonra tahliye edildi.
2025’te ise IDEF Savunma Sanayii Fuarında İsrail’e silah ve mühimmat sağladığı belirtilen şirketlerin katılımını protesto eden 12 kişi hakkında dava açıldı. İsmail Çelik “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklandı; 71 gün cezaevinde kaldıktan sonra 1 Ekim 2025’te adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Aynı davada Barış Onur Deniz’in ev hapsi kaldırıldı.
(Dış Haberler)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et