Eruslu işçisi: Bu yumruğu yersek daha büyüğü sırada!
"Bir sonraki yumruğu yememek için beklemeye, daha da fazla dişimizi sıkmaya gerek yok. Artık yumruğumuzu ekmeğimizle oynayan, lavabolara turnike kurarak küçük düşüren bu anlayışın tam da tepesine vurmalıyız."
Eruslu Sağlık Ürünleri fabrikası | Görsel: Google Street View
Eruslu işçisi
Antep’in en büyük fabrikalarından olan ve benim de uzun yıldır çalıştığım bu firma, artık biz işçileri canından bezdirmiş durumda. Özellikle 7’li sistemi getirmeye çalışıp biz işçilerin tepkisi sonucu geri adım atmak zorunda kaldıkları dönemden beri (2013), her fırsatta tepemize yeni bir yumruk indiriyorlar. İlk önce bölüm değişiklikleri, özellikle son iki yılda işçi ücretlerinde önemli baskılama, şimdilerdeyse market çeki kesintileri ve son olarak yemekhane, tuvalet, mola alanları önüne turnike uygulamaları kimi bölümlerde başlatılmış, kimi yerlerde de başlatılmaya hazırlanılıyor. Tüm bu 'yeniliklerin' gösterdiği şey patrondan yediğimiz her yumruğun bir sonraki darbeyi alabilmemizin önünü açmış olmasıdır.
Uzun zamandır formenler, bölüm müdürleri ve patron temsilcisi olan fabrikanın genel müdürleri, sürekli işçinin boynuna yeni bir düğüm atabilmenin, üzerindeki baskıyı artırabilmenin yöntemlerini bulmaya çalışıyorlar.
İş kazası geçirmiş ne kadar işçi arkadaşımız varsa hepsinin üstünü kapatmanın yollarını buldular. Ya suçu işçiye attılar ya işçiye “Seni gündüz vardiyasına çekeriz, sen şikayetçi olma, biz de seni görürüz.” dediler ya da direkt kapı önüne koydular.
İşbaşı yaparken sanki maaşmış gibi anlattıkları market çeklerinden kesinti yapıp işçiyi resmen cezalandırıyorlar. Özellikle son bir yıldır hastalanıp rapor alırsan, işin çıkar, cenazen olur, işe gelemezsen zaten işe gelemediğimizde maaşımızdan kesinti yapılırken market çekinden de kesinti yaparlar. Kimi zaman senin suçun olmasa dahi işle ilgili bir aksama olduğunda tutanak tutup market çekini keserler. Verdikleri üç kuruş maaş ile ay ortasını getiremezken, evde market kartını gözleyen çoluk çocuğumuza da türlü bahanelerle kesinti yapılmış çekleri götürmek zorunda kalıyoruz. Yani “Gözünün üstünde kaş var kardeşim” düzenini işletiyorlar.
Eruslu işçilerinin içeride baskı koşullarına maruz kaldığını tüm gözler görmüş olsa da Çalışma Bakanlığı ya da devletin hiçbir birimi başta Eruslu ve Başpınar’da olmak üzere işçilerin yaşadıklarını görmezden gelmeye devam ediyor.
Şimdi de son 3-4 aydır fabrikanın belli başlı kısımlarına; yemekhane, lavabo, soyunma odaları ve çay alanlarının girişlerine kart okuma sistemli turnikeler yerleştirilmeye başlandı. Sebep olarak söylenilen hiçbir şey olmadı. İşçiler içerisinde kabul edilebilir bir şey olmadığı tartışılırken bizim sesimizi yükseltmemize aracı olan Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca’nın turnike görüntülerini paylaşmasıyla birlikte bir süreliğine de olsa bazı alanlarda turnike çalışmasını durdurmuş görünse de fabrika yönetimi turnikelerden vazgeçmeyerek her alana yerleştirmeyi kafaya koymuş. Muhtemelen tepkinin azalmasını bekliyorlar.
Mesele ne bir turnike meselesi ne de başka bir şey. Asıl mesele, içeride yaşadığımız ardı arkası kesilmeyen baskılar, attığımız her adımın denetlenmesi ve onur kırıcı uygulamalardır. Bugün bu turnikeler, ileride maaşlarınızın ne kadar olacağından, market kartlarımızın ne kadar yatacağına, iş güvencemizin daha da kötüleşip kötüleşmeyeceğine kadar varacak olan bir uygulamadır. Dün yapamadıkları diğer şeyleri yarın yapabilmenin meselesidir.
Mektubun en başında belirtmiştim: Daha önce uygulamak isteyip de uygulayamadıkları 7’li sistemi; turnike, market kartı kesintileri, zorunlu pazar mesaileri, tutanak ve bölüm değişikliği gibi baskılarla biz işçileri sindirip yeniden 7’li sistem için adım atacaklardır.
Tam da bu yüzden, yani bir sonraki yumruğu yememek için beklemeye, daha da fazla dişimizi sıkmaya gerek yok. Artık yumruğumuzu bizim ekmeğimizle oynayan, bizi lavabolara turnike kurarak küçük düşürücü uygulamalarla onurumuzu zedeleyen bu anlayışın tam da tepesine vurmalıyız.
Mola alanlarında, bant başında lanet okumalarımız bize hiçbir şey kazandırmayacaktır. O sebeple nasıl değiştireceğimizi konuşmanın zamanı çoktan geldi. Başta kendi fabrikamdaki arkadaşlarım olmak üzere tüm Başpınar işçilerine, patronların oyunlarını durdurmak için mücadele çağrısı yapıyorum. Biz onlardan çok daha güçlüyüz. Kendi birliklerimizi kurabilmenin yöntemlerini bulmamız, artık yaşananlar karşısında sessiz kalmamamız gerekiyor.
Ekmeğimiz, onurumuz ve çalışma koşullarımız için birlikte mücadeleye.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et